logo

HANGİ SÜRELER ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILIR?

Bu haftaki yazımda işçilerin çok merak ettiği ve kıdem hesabında birçok kişinin hata yaptığı işçinin çalışma süresinden sayılan hallerden kısaca bahsedeceğiz. Hangi süreler çalışma süresine dahil hangi süreler dahil değil bahsetmeden önce çalışma süresi kavramını açıklamak önem arz etmektedir. Çalışma süresi kavramını anlamak bu tür hesaplamaları yapmak açısından mühimdir. Çalışma süresinin hesabı, hem işçinin işteki verimliliğinin sağlanması hem de doğurduğu maddi haklar açısından oldukça önemlidir. İşçinin haftada kaç saat çalıştığı, gece çalışmasının süresi, günlük çalışma süresi işveren tarafından dikkatlice ve mevzuata uygun şekilde hesaplanmalıdır. Çalışma süresi kavramı kural olarak işçinin çalıştırıldığı işte geçen süreyi ifade eder. Çalışma süresi 4857 sayılı İş Kanunu’nda tanımlanmamıştır; Çalışma Süreleri Yönetmeliği’ne göre ‘Çalışma süresi, işçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süredir.’(madde 3) 4857 sayılı İş Kanunu m. 66’da hangi sürelerin çalışma süresinden sayılacağı düzenlenmiştir. Şöyle ki;
a) Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.
b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.
c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.
d) İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.
e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.
f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler.
İş Kanunu’nda yer alan bu düzenlemeyi daha yalın bir dille örneklerle açıklamak konunun daha iyi anlaşılması açısından önemli. Bazı işçilerin çalışma şekli devamlılık gerektirirken bazı işçilerin çalışması için belirli bir sürenin beklenmesi gerekebilir. Söz konusu bekleme işin niteliğinden öte geçici bir arıza ya da engelden de kaynaklı olabilir. İşte bu durumda işçinin hazır halde yeniden çalışmayı beklediği süre çalışma süresinden sayılır. Örneğin işveren fabrikada çıkan bir arızda işçisini beklemesi yerine evine göndermişse, o işçinin çalışma süresinin bitimine kadar evinde geçirdiği süre çalışma süresinden sayılacaktır. Zira işe hazır halde beklemek sadece işyerinde beklemek değildir.
Yeraltında ve sualtında çalışılması gereken işlerde, bu yerlere inip çıkmak için geçen süreler de çalışma süresinden sayılmıştır. Burada yeraltı işinden kasıt madenler ve taş ocaklarıdır. Yerüstünde olan maden ocakları bu kapsamda değildir. Doktrinde bu düzenlemenin eksikliğinden bahsedilmiş ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte yüksekte yapılan iş türlerinin de arttığı düşünülerek örneğin yüksek bir köprü inşaatında o köprüye iniş çıkışlarda da geçen sürenin çalışma süresinden sayılması gerektiği vurgulanmıştır.
Kadın işçilere çocukları bir yaşına kadar gün de bir buçuk saat emzirme izni verilmesi gerekmektedir. Kadın işçinin emzirme süreleri de çalışma süresinden sayılmaktadır. Emzirme sürelerinin toplu olarak kullanıldığı durumlarda da yine bu süre çalışma süresinden sayılacaktır.
İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler de çalışma süresinden sayılmıştır. Burada bahsedilen yolda geçen süreler günlük çalışma süresinde geçen süreleri kapsar. Örneğin bir işçi normal çalışma süresi bitiminden sonraki gün çalıştırılmak üzere Sakarya’dan Ankara’ya gönderilmişse yolda geçirdiği süre çalışma süresinden sayılmayacaktır.
İşçinin işverenin talimatıyla yaptığı iş dışındaki bir işle meşgul edilmesi sırasında geçen süre çalışma süresinden sayılmıştır. İşçi bu meşguliyet için yola gönderildiyse yolda geçen süre de çalışma süresinden sayılacaktır.
İş sağlığı ve güvenliği kapsamında verilen eğitimlerde ve iş sağlığı ve güvenliği kurullarında yapılan toplantılarda işçilerin geçirdiği süreler çalışma süresinden sayılır. Yine çocuk ve genç işçilere işverenlerin vermesi gereken eğitimler ya da gönderdiği kurslarda geçen süreler ile yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından organize edilen mesleki eğitim programlarında geçen süreler de çalışma süresinden sayılmaktadır.
Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler de çalışma süresinden sayılmıştır. Yalnız burada taşımanın çalışma süresinden sayılması için işin görüleceği yerin yerleşim yerinden uzakta olması, taşıma işinin düzenli olarak yapılması ve işin esas itibariyle sabit bir işyeri bulunmayan bir iş niteliğinde olması şarttır. Bu üç şartın bir arada olması gereklidir, aksi halde salt işyerinin uzakta olması nedeniyle taşımada geçen süreler çalışma süresinden sayılmayacaktır.
Son olarak belirtmek isterim ki, toplu iş sözleşmeleriyle, Kanunda çalışma süresinden sayılmayan haller hariç, çalışılmayan kimi sürelerin günlük çalışma süresinden sayılması mümkün hale gelebilmektedir. Örneğin, toplu iş sözleşmeleriyle işçilere tanınan sigara içme molası gibi.
KAYNAKÇA
Akyiğit, Ercan, İş Hukuku, Seçkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2021.
Çelik, Nuri, İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınları, Yenilenmiş 34. Bası.
Ekmekçi,Ömer/Yiğit, Esra, Bireysel İş Hukuku Dersleri, On İki Levha Yayınları 3. Baskı, İstanbul 2021.
Kenan Tunçomağ-Tankut Centel, İş Hukukunun Esasları, Beta, İstanbul, 6. Bası, Nisan 2013
Mollamahmutoğlu, Hamdi/Astarlı, Muhittin/Baysal, Ulaş, İş Hukuku Ders Kitabı ,Cilt 1, Güncellenmiş 5. Baskı, Ankara 2021.
Sümer,Haluk Hadi; İş Hukuku, Ankara 2016.
Süzek, Sarper, İşyerinin Devri Ve Hukuki Sonuçları , Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 15, Özel S., 2013

Share
1.960 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...