logo

HAÇINDA YENİDEN DİRİLDİK


Orhan CEBECİ
orhan@cagdasdeveligazetesi.com.tr

 

Kayseri’de bir deyim var; “Gün battı, Kayseri yattı.” Böyle bir ticaret şehrinde, insanlar edebiyat dalında şiir, roman, hikâye ile uğraşıyorsa Kayseri’de edebiyat toplantıları amacına fazlasıyla ulaşıyor demektir.” Yüksel KALKAN Gazeteci-Yazar.
Değerli arkadaşım Yüksel Kalkan tarihe bir yolculuk yaparak gezi notlarını bir kitapta toplamış. Develi’den Haçına uzanan bir ziyaret gerçekleştirmiş. Olayların geçtiği yerleri fotoğraflara zenginleştirmiş neticede güzel bir kitap çıkmış ortaya. Yazarımızı tebrik ediyor ve yeni eserlerini bekliyorum. Kitaptan aldığım notları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Milli Mücadele’de Develi ve Develi Halkının yeri ve önemi çok büyüktür. Develi Halkı vatanperverlik duyguları içerisinde görevlerini cesaretle ve şerefle ifa etmişlerdir. Develide teşkilatlanan Milli kahramanlar Orta Anadolu’yu bu istiladan kurtarmışlardır. Padişah fermanına ve Şeyhülislam fetvasına karşı çıkan dedem Müftü Numan Cebeci ve diğer din âlimi de Hazım Ulusoy hocadır. İstiklal Komitesi ve Cemiyet-i İslamiye Develi Müdafa-i Hukuk Cemiyeti adını alarak büyük hizmetler icra etmiştir. Paşazede -Osman Develioğlu, Traşzade- Osman Coşkun, Kamberli Osman Bey, Fevzi Numan Cebeci – Kara Müftü, Hazım Ulusoy Hoca, Süleyman Vehbi Ayata, Hadi Erdoğan, Halil Hulusi Bozatlı Reis, Ahmet Hamdi Bey gibi otuzun üzerinde vatansever görev almıştır.
Haçın küçük bir Çanakkale zaferidir. Binlerce insanınınız hunharca katledilmiştir. Bir savaş değil adeta soykırımdır. Haçın yakılarak yıkılmıştır. Sadece Türk ve Müslüman oldukları için şehit edilen insanlarımız vardır. Develi Halkı yüzlerce sığınmacıya ev sahipliği yapmıştır. O bölgede tarihi bile her insan Develi ve civarındaki ilçelere hayranlık ve minnet duyar. Develiyi bir üs olarak seçip çalışmaya başlarlar. İlk bomba Develi’de yapılır ve patlama sonucu yapanlar ölür. Ama bu olay gizlenmeye çalışılır. Fransız işgal kuvvetleri Ermeni kılavuzlarla Develiye 20 km Fıraktın’a kadar geldiler.Fransız ve Ermenilerin planı öncelikle Develiye girerek Kayseri’yi işgal etmektir. İstanbul’dan Papazlar Develi’ye kadar gelerek Ermeni tebaayı tahrik ederler.1915 yılında Ermeni militanlar zorunlu göçe tabi tutulur, Suriye ve Lübnan’a sürgün edilirler. Oradan Fransa ve ABD giderler. Bunların bir kısmı Mondros Mütarekesi ile geri dönerler.
Kayseri Develi Derneğimiz o bölgeye yaptığı gezi takdire şayandır. Nasıl ki son yıllarda Çanakkale, gibi yerlere ziyaretler yapılması geçmişimizi hatırlamak, onlara vefa borcumuzu ödemek için bir vefadır. Gazeteci Yüksel Kalkan kardeşimi kutluyorum. Kitabın nasıl yazıldığı önsözde şöyle anlatılıyor.
2005 yılında Kayseri Dev eliler Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek yönetimiyle Adana-Doğanbeyli, Saimbeyli, Feke ve Kozan Milli mücadele yolu diye adlandırdığımız güzergah yolunu seçtik. Gezilip görülen yerlerde Haçın savaşında bölge insanının çektiği acıların zulmün anılarını görüş ve düşüncelerini dinleyip bilgi aldık.Söz uçar yazı kalır düşüncesiyle iki günlük gezinin kalıcı olması için “Haçında Yenide Dirildik”isimli kitabı yazmaya karar verdik.
Milli Mücadelede yer alacak bu vatan için ölümü göze alan milis güçleri konup göçerek atlı yaya,menzilden menzile ulaşmayı bilip ölümüne düşmanla mücadele edeceklerdi.Bu savaşta Toros dağlarının ardındaki Müslüman Türk kardeşlerine yardıma gidecekler.Kayseri, Develi, Yahyalı, Tomarza, Bünyan, İncesu vs. Kuva-i Milliyecileri Ernenilerle savaşarak kahramanlık gösterecekler,ölürsek şehit kalırsa gazi olacaklardı.7000 Türkün şehit olduğu bölgeler adım adım gezdik,şehitlerin mezarlarını ziyaret edip kuran okuduk.Yıllar sonrada olsa bu tarihi,anaların gözyaşı dolu yerleri bir tarih şuuru içinde,görmek incelkemek,o yerleri bir daha tefekkür etmek oldu. Diye anlatır yazar.
Haçın ağıtı: Ermeni asıllı Belediye ebesi, Mınıs’ın kızına yazmak nasip olur. Melek Hanımın ağıtını Ankara’da Mustafa Kemal Paşa dinlerken gözünün yaşını tutamaz. İşte o başı kesilerek şehit edile Türkler için yakılan Melek Hanımın ağıt.

Kara Osman’ın ağa Mesudum
Bunlar ben elimle verdim.
Bu ne hikmet ey Allah’ım
Gavura el aman dedim.

Amir memur demediler
Hep bir ipe bağladılar
Bekiroğlu Dede Ağayı
Demir ilen dağladılar.

Baş katibi öldürmüşler
Değnek ile döve döve
Kürt Genco’yu yüzüyorlar
Özne gibi öve öve.

Hançer bıçak açıcılar
Gayri beni kesiciler
Ayan olsun Doğan Bey’e
Urumluyu basıcılar.

Share
1198 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RÜZGÂR ENERJİSİ NEDİR

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Rüzgâr enerjisi, doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgâr enerjisine dönüşmektedir. Güneş ışınları, yeryüzünde bir yandan farklı sıcaklık, basınç ve nem oluştururken bir yandan da yeryüzünün ısınmasına ve soğumasına sebep olmaktadır. Yeryüzünün farklı şekilde ısınması ve soğuması ile ortaya çıkan kuvvetler ise hava hareketlerini meydana getirmektedir. Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve...
  • GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ ÜZERİNE

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    “Terk edilmek, ölümün öteki adıdır” Bu söz 1924 yılında Kayseri'den Yunanistan'a göçürülen bir Rum/Karamanî vatandaşımıza aittir. Elbette bir insanın ve milletin köklerinden koparılması çok zor bir olaydır. Değil vatandan ayrılış, gurbete düşmek bile ayrı bir acıdır. Bunu ancak yaşayanlar iyi bilir. Örnek olarak bu gerçeği acı tecrübeleriyle yaşayan talihsiz Şehzade Sultan Cem bir gazelinde şöyle belirtir: Gahi vatan gurbetlenir, gâhi gurbet vatanlanır. Ki, ne pahasına ! Edebiyatımızda; halk felsefesi olan atasözlerimizde, deyimlerimizde ...
  • ŞİŞEDEN ÇIKAN MEKTUP

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

      Şişeden çıkan mektubu Ali Atalay ağabeyim bana gönderdi.Çağdaş Develi Gazetemiz okuyucularıyla paylaşmak istedim.İşte o mektup. Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıklarını anlatıyor. “Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültes...
  • SABIRSIZLIK GÜNÜ

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Gerçek hayatta işler her zaman bizim istediğimiz hızda yürümez. Hayatımızda zaman zaman meşakkatli, zor, doğal engeller, beklenmedik olaylar ve çeşitli güçlüklerle karşılarız. Bu durum bazılarımızı ziyadesiyle yorar ve yıpratır. Bu nedenle hayatı her an aynı seviyede yaşamak zordur. Yaşadığımız süreçte herkesin sabrını zorlayan ya da taşıran bazı durumlar vardır. Sabır, İnsanın başına gelen kötü olaylar, kaza ve belalar karşısında telâşa kapılmadan dayanıp direnmesidir. Sabır hayatımızın vazgeçilmezleri arasındadır. Sabır, baştan çıkartıcı et...