logo

GÜZEL İNSANDI BENİM BABAM

1649

Babam evimizin direğiydi. Babacandı, cesurdu ve sevecendi. İnsanlara kızdığını, kimseyi incittiğini duymadım görmedim. Yanında gereksiz konuşulunca, boş konuşuyorsunuz diye uyarırdı.
Başkaları hakkında konuşulmasına da asla razı olmazdı.
Elinde dua kitabı, okur dururdu. Uykunun en tatlı zamanında gece kalkar şükür namazı kılardı. Yılda kaç kez hatmederdi Kuran-ı Kerim’i kendisi de bilmezdi sayısını. Herkesin babası gibi benim babam da güzel insandı. “Ölmekten değil ölememekten korkarım” derdi.
İncezade İsmail Efendi Sokağı’nda otururdu. Anneme “hatun” diye seslenirdi. Adını söylediğini hiç duymadım. Edepli insandı benim babam.
Aşağı Everek’deki bahçemize komşunun eşeğini ödünç alarak gider, ahırdaki ineğimize yonca biçerdik. Montofon ineğimizin günlük aşırma sütü bir mahalleye yeterdi. Annem bayramlarda ekmek evindeki büyük mangalın üzerindeki leğene kaymak sererdi. Ben de annemin bıçak arasında hazırladığı koyun etini Maviler Camii’nin karşısındaki Uzun Mustafa’nın fırınında “cıvıklı pide” yaptırırdım. O pidenin eve yaydığı mis gibi koku hala burnumda tüter.
Babam çok cömertti, bahçemizdeki erik ağacına çıkıp erik yiyen çocuklara neden yiyorsunuz diye sormazdı. Pazardan at arabası ile batman batman kavun karpuz getirirdi. Parası çok bereketliydi, ailesine çok düşkündü, örnek insandı babam.
Manidar hikâyeler anlatırdı. Tosgal Mehmet’in babasına aldığı saatin hikâyesi gibi; Mehmet, asker dönüşü babasına aldığı saati öve öve bitiremez. Babası dayanamaz sorar “Oğul çıkar da göreyim şu saati.“ der. Mehmet’in cevabı ilginçtir. “Gelirken param kalmadı yolda saati sattım.”
1995 yılında İstanbul’a taşınınca evlatlarıyla birlikte olduğu için çok mutlu olmuştu. O da aynı Eyüp amcam gibi düşünür ve şöyle derdi: “Her şeyimiz var, çok rahatız şimdi ama ömür bitti.” Ömrünün son on yılını bizimle burada geçirmişti. Son yıllarda camiye gidemedi ama evde gece gündüz ibadet ederek geçirdi. Annem ne yemek pişirirse yerdi, yemek seçmezdi. Salondaki koltuğunda otururdu, dizlerine de battaniyesini mutlaka örterdi. Bayram günleri kırk elli kişi olurduk gözlerinin içi gülerdi.
Benim babam saygıdeğer bir insandı… Herkesin babası gibi özeldi. O gitti evimizin direği yıkıldı.
Annem gitti evimizin kapısı kapandı. Hakkını helal et sevgili babam. Ruhun şad, mekânın cennet olsun.
Tüm babalarımızın babalar günü kutlu olsun.
Baba başta taç imiş
Her derde ilaç imiş
Bir evlat pir olsa da
Babaya muhtaç imiş.

Share
1.407 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...