logo

Gözü Dönmüş Darbeciler

“Yurtta sulh” adı altında birlik ve bütünlüğümüzü yıkmak için teşebbüse geçen darbeciler yıllardır din kisvesi altında halkımızı soyup soğana çevirmişler, icat ettikleri hiziplerle milletimizibölünmenin ve parçalamanın eşiğine getirmişlerdir.
Bunların ve bunlarla işbirliği içinde olanların dindar olduklarına ve vatanperverlik duygusu taşıdıklarına kiminanılabilir? “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” atasözü gerçekleşmiş, “takke düşmüş kel görünmüştür.”
Milletimiz bu yalanlara asla itibar etmeyecektir. Çünkü bunlar yalan söylemenin bedelini hiç umursamamışlardır. Şehitlerimizin kanları bunları hiç incitmemiştir.Çünkü bunlar Şeytanın, fitne ve desisenin neşet ettiği yerde yıllardır çöreklenmişlerdir. Kimse bunlardan hesap sormamış üstelik iyiliğin, güvenin, vefanın mümessilleri olarak topluma enjekte edilmişler, her türlü maddi ve manevi desteğe de sahip olmuşlardır.
Neticede durumları ortaya çıkmış, ihanetleri, ülkeyi talan ettikleri, her türlü suçu işleyecek gözü dönmüş caniler oldukları açığa çıkmıştır.O da şudur:
Bunlar, birliğimizi ve beraberliğimizi bozmak isteyen, etrafa korku, kaygı ve dehşet saçan, milletimizin çözülmesini, bölünüp parçalanmasını, insanlar arasında var olan sevgi ve sevincin ıstıraba çevrilmesini, ülkemizin kana bulanmasını, bireysel ve toplumsal bağların koparılmasını gerçekleştirmek isteyen şeytani güçlerdir. Bunlar, kör ve azgın iradelerini öfke, korku, kıskançlık, kin, hırs ve şiddet yüklü bedenlerinde taşıyanlardır.
Ülkemizi kan gölüne çeviren ve milletimizi korkunç emellerine boyun eğdirmeye çalışan bu gözü dönmüşlerin yaptıkları yanlarına kalacak mı? Hayır, asla kalmayacaktır. Çünkü bunlar telafisi mümkün olmayan cinayetler işlemişlerdir.
Bu zulmü bu isyanı milletimiz asla unutmayacak ve layık oldukları cezayı da bulacaklardır.

Share
1.975 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...