logo

GİYİMKENT BAŞKANI MUZAFFER CEVİZLİ’NİN ERMENİ SOYKIRIMI MESELESİ KONFERANSI (1)

16.02.2019 Cumartesi günü “Ayın Konuşmacısı” programının konuğu Giyimkent Yönetim Kurulu Başkanı değerli hemşehrimiz Muzaffer Cevizli’nin konferansı ilgi ile izlendi. Konuşması ve diksiyonu salona hâkimiyeti katılımcılardan tam not aldı. İki saate yakın süren sunum salondan çıt çıkmadan dinlendi. Konferansın konusu: Sözde Ermeni Soykırım Meselesiydi.
Program bursiyer öğrencimiz Ayşenur Serbest tarafından sunuldu. Sunucu katılımcıları tek tek anons ederek hoş geldiniz dedi. Açılış konuşmam için Dernek Başkanı olarak beni mikrofona davet etti. Katılımcılara ve Değerli hemşehrim Giyimkent Başkanı Muzaffer Cevizli’ye zaman ayırıp geldiği ve çok önemli bir konuda bizleri aydınlatacağı için teşekkür ettim. Bursiyer öğrencimiz Elif Şahaner tarafından konuşmacının biyografisi okundu.
Başkanı Ziyaretimizden Notlar:
Cevizli Başkanla sohbetimize Mahmutpaşa Kaplan Han’da başlayan tekstil serüvenini dinleyerek başladık. Bir başarı hikâyesi dinleyerek onunla iftihar ettik. Memleketimiz Develi’den anılarla devam ettik. Üniversitede branşı olan tarih konusundan Develi’de yaşayan Ermenilere kadar, birçok konuyu, Türkiye’de Ermeni Soykırım meselesini konuştuk. Önümüzdeki aylarda ayın konuşmacısı programımızın konusunu “tekstil” beklerken “Ermeni Soykırım Meselesi” olması bize sürpriz oldu. Ziyaretten karşılıklı olarak büyük haz duyduk. Giyimkent’te makamında Başkan Yardımcımız Hatice Ayden Hanımla ziyaretimizde gündeme gelen konferansın gerçekleşmesi bugüne kısmetmiş.
Başkanı Muzaffer Cevizli Kimdir ?
1967 yılında Develi Öksüt Köyü’nde doğdu. İlkokulu Dumlupınar İlkokulu’nda, liseyi Develi Ticaret Lisesi’nde okudu.1990 yılında Marmara Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Üniversitede okurken 1980 yılından sonra İstanbul’da ilk öğrenci derneğini kurdu aynı zamanda okurken Mahmutpaşa’da tekstil işine girdi. Askerliğini 1990-1992 yıllarında Bitlis Güroymak Lisesi’nde Yedek Subay Öğretmen olarak yaptı.
Bir dönem Terör Kıskacında Türkiye adlı program yaptı. Çeşitli Tv programlarımda Türk Ekonomisi ve Tekstili konulu programlara katıldı. Çeşitli Dernek ve Vakıflarda Başkan ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı 2,5 yıldır da Türkiye’nin en büyük tekstil merkezi olan Giyimkent’te Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır.
Konferanstan Notlar:
Sayın Başkanım, Sayın Yönetim Kurulu Üyeleri, Değerli Hemşehrilerim ve Sevgili Gençler.
Bu cumartesi günü vaktinizi ayırıp geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.
Sayın Başkanım ve Başkan yardımcımız Hatice Ayden Hanım beni Giyimkent’e ziyarete geldikleri zaman dediler ki; Başkanım sizi de derneğimize ayın konuşmacısı programımıza konuk etmek istiyoruz.
Ben derneğimizin üyesiyim. Dernek Merkezi’nin Beyazıt Kumkapı’da olduğu zamandan beri gidip gelirim. Hemşehrilerimiz ve öğrencilerimiz sizi tanısınlar. Türk Ekonomisi ya da Tekstil Sektörü ile ilgili bir konuşma yapmanızı rica ediyoruz, dediler. Bende “Başkanım kendimi tanıtmanın, şu işi yaptık, şu başarıları elde ettik demenin bana göre çok büyük ehemmiyeti yok.
Fakat tanımak açısından faydalı olabilir”, dedim.
Bana göre ise; Develi’den çıkmış, başarılara imza atmış değerlerimizin gençlerimize örnek olmaları bakımından çok önemli. Muzaffer Bey tevazu sahibi bir kardeşimiz, düşüncesine saygı duyuyorum.
Aslında ben Türkiye’nin kanayan yarası olan Ermeni Soykırım Meselesi ile alakalı, tarihçi olmam hasebiyle gençlerimizin bilgilendirilmesini, bunu bir ihtiyaç olarak görüyorum. Sağ olsunlar kendileri beni bu konuda konuşmam için buraya davet ettiler.
Ekonomi ile Giyimkent ile ilgili birçok bilgiyi sizlerle paylaşabilirim. Vakıflar, Sivil Toplum Kuruluşları, Dernekler ile ilgili de birçok şey anlatabilirim. Özü sözü biri Oğuz boylarından gelen insanlarla yani Türküm diyen insanlarla konuştuğumuz zaman, acaba biz Ermenileri katlettik mi? Bir kısmı katletmişizdir. Soykırım yapmışızdır, Ya kabul etsene var, ne olacak gibi sorularla muhatap oldum. O yüzden bu Ermeni Soykırım Meselesini Türküm diyen ve bu ülkeyi seven insanların, gençlerin çok iyi bilmesini istiyoruz. Neden? Çünkü iyi bildikleri zaman kendilerinden emin olurlar, ona göre cevap verirler.
İngiltere’de bir konferansta hoca konuşma yapıyor. Salonda sadece bir Türk Öğrenci var. Diğerleri hepsi yabancı uyruklu. Hoca ona hitaben diyor ki; Siz Ermenileri katletmişsiniz, Rumları katletmişsiniz, Siz Türkler barbarsınız, işkenceci, tarihte zulüm yapan bir milletsiniz. Doğru değil mi diye soruyor. Türk öğrenci şöyle cevap veriyor: Biz çok zalim Milletiz.
Hak ve hukuku kesinlikle bilmeyiz.
Zulmederiz, işkence yaparız, adam öldürürüz. Sabah kahvaltıda öldürdüğümüz insanların kanını içeriz.
Öğrenciler hep birden isyan ediyor. Ne oluyor gerçek mi diye. İşte kendinden emin insanın vereceği cevap bu, hiçbir zaman savunmaya geçmeyeceksiniz.
Evet bu ülkede Ermeni trajedisi yaşandı.
Nasıl oldu? Neden oldu?
Âcizane bu konu ile alakalı fikirlerimi ve gerçekleri size bir nebze olsun anlatmaya çalışacağım.
(Haftaya; Ermeni Soykırım Konferansından Notlar)

Share
2.829 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...