logo

GEZMENİN GÜZELLİĞİ

Gezme farklı mekanları tanıma, bilgilenme, farklı yerleri tanıma, boş zamanı değerlendirme gibi bir isteğiniz var mıdır? Ben şahsen çocukluğumdan beri özellikle değişik tabiat ortamını çok severim. Bu bakımdan Develi’de gezmediğim, yer kalmamıştır ! Ayrıca Okul gezilerini hiç kaçırmamışımdır. Özellikle Kapadokya gezileri , farklı şehir gezileri, Kırşehir ve Konya gibi şehir gezilerine mutlaka katılmışımdır. Kaldı ki benim ekonomik bakımdan en zor günlerim lise dönemidir! Fakat buna rağmen ailemin desteği, arkadaşlarımın teşvikleri bu zorlukları aşıp, gezme zevkimizi elden geldiğince yerine getirmeye çalışmışızdır.
Aradan zaman geçti , imkânlarımız arttı, şartlarımız değişti, hem Avrupa’yı ve hem de Asya Cumhuriyetlerini yani eski Avrasya topraklarını da görme ,hizmet etme, tebliğ sunma imkânı bulduk.Elbette her değişik bölgeden, ülkeden çok farklı feyzler aldık.Çok şeyler öğrendik.Osmanlı Rumelidir! Tuna nehrinin muhteşem suyunu görünce, kaybedildiğinde Osmanlı niçin ağlamış ,ağıtlar yazmış, destanlar söylemiş Belgrat Kal’as’nın Tiryaki Hasan Paşa ‘nın komutan kulesinden seyredince ağlayarak seyretmiştim. Venedik,Budin şehirlerindeki Türklerin güzelliklerini anlatan yağlı boya resimleri, kal’aları, tarihi eserleri, mermer kitabeleri, çeşmeleri görünce “Galip sayılır bu yolda mağlup !” mısrâsı beni her zaman hüzünlendirir.
Gezmek insanın ufkunu açar,zihnin gelişmesini sağlar farklı düşüncelere tahammülü artırır. Bakış açımızı genişleterek doğrunun tek doğru, yanlışın tek yanlış olmadığını anlıyoruz. Hayata bakışımız ne kad ar çok fikirle beslenirse o kadar genişliyor. Etrafımızda sadece bizim gibi düşünen insanlar oldukça bunu yapmak çok zor. Farklı deneyimleri dinlemek bizi daha çok düşünen, daha iyi bir insan haline getiriyor.
Farklı hayatlara daha açık olarak basmakalıp düşüncelerimizden kurtuluruz. İnsanlara, ‘onlar’ diye bakmaktan kurtuluyoruz. Çalışmak istemeyeni, okumayı bilmeyeni, tercihleri bizimkilerden farklı olanları ve tüm bunların ne kadar normal olduğunu, hayatın akışında devam ettiğini görürüz.
Elbette gezmenin faydaları bu kadar kısa değildir.İnsan gezdikçe,farklı insanlarla ve tabiatla karşılaştıkça , çok şey öğrenir.Hoşgörü sahibi olur.En azından ülkesi ile bu konularda karşılaştırma imkanını bulur , ülke sevgisi artar.
Ülke sevgisi artar dedik ya,gerçekten artar.Türkiyenin en çok rağbet bulan üç bölgesi Antalya,Marmaris ve Bodrum olduğu görülür.Yazın Bodrumun nüfusu 10.milyon! Dehşet bir durum.Geçtiğimiz haftalarda bir Akdeniz ve Ege bölgesine gezi yapmıştık.Kırkdört kişilik bir turla.Kayseri Manavgat-Antalya-Fethiye-Kaş-Marmaris-Bodrum-Aydın-Pamukkale -Milas-Afyon üzerinden Kayseri.Bu arada Akdeniz-Ege hattı üzerinde ne kadar koy var,teknelerle mükemmel bir gezi.Hasılı mükemmel bir tur gezisi.
Çok erken dönemlerde buraları ailemle gezmiş ve hatta Bodrum’a bağlı Turgutreis’te bir hafta kalmıştık.Gezdiğim yıllarda bu bölgeler birer Cennet’ti.Hem insan azdı ve de son derece kibarlardı.Vallahi şimdilerde kalabalıktan gezilemiyor. Bodrum bitmiş şimdilerde normalde verilen bilgilere göre 1,5 milyon nüfusa sahip Bodrum yazın on milyon nüfusa sahip olmuş.İnanır mısınız çoğu kanalizasyonlar patlamış ,sokaklardan kokudan geçilmiyor.İpini kıran gelmiş.Kıyafetler bir alem,
Çoğu mekanlar eğlence mekanı.Hangi tür eğlence isterseniz, gece yarılarına kadar.Müzik guruplarının her türlüsü, ibret aynası. Bol miktarda mısır ve dondurma tüketimi…
Bu gezinin bir tarafı.İlk gezim de görmediğim bütün tarihi koyları görme imkanı gördük.Meğer keferenin neden Anadolu toprağında gözü var, insan Anadolu coğrafyasını tanıyınca daha çok anlıyor.! İnsan o antik tiyatroları ,o koyların güzelliğini, tabiatın dehşet görünümünü, sahillerin renk renk havasını, sedir ağaçlarının güzel görünümünü gördükçe bazen duygulanmış, bazen de çok sevinmiştik.
İlerde Kars tarafına bir gezi düşünüyoruz.Tur ile gezi bir başka oluyor.Sohbetler,dostluk yarışları ve her yeni bir bilgi karşısında duyduğumuz heyecenler unutulacak gibi değil.Tevekkeli merhum Evliya Çelebi’nin “Seyahatnamesi “ neden elliye yakın dile tercüme edilmiştir, gezdikçe,etkilendikçe, yeni yerler öğrendikçe insan daha çok duygu ve düşünce seline kavuşmaktadır.
Görelim Mevla neyler !.Peki…Develi’yi tanıtma turları ne zaman başlayacak? Bu konuda biraz gecikmedik mi?

Share
1.800 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİLGİ NEDİR?

    23 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    İnsan, araştırma ve öğrenme içgüdüsünü gidermek, hayatını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğini güvence altına almak için öğrenmek, kısaca her şey hakkında bilgi sahibi olmaya ihtiyacı vardır. Bilgi öyle geniş bir kavramdır ki tanımlamaya güç yetmez. Çünkü bilgi sonsuzdur ve her şeydir. Sözlük anlamıyla BİLGİ, öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen her türlü gerçek, malumat ve kavrayışın tümüdür. Bilgi, içinde yaşadığımız dünyayı ve olayları yorumlamak ve yönetmek için uyguladığımız bir dizi anlayış, kavrayı...
  • DEVELİZADELERDEN BİR BİLİM ADAMI : ALİ RIZA EFENDİ (1853-1913)

    23 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Osmanlı saray eğitim sistemlerinden biri de Huzur dersleridir. Padişahlarımızın başkanlığında ,yüzün üzerinde ulemanın katıldığı “Huzur Dersleri” çok önemlidir.. Bu konuda, yine bu sütunlarda (Çağdaş Develi Gaz.14.05.2019) tarihinde bir yazımız yayınlanmıştı. Bazı bölümleri tekrar etmekte fayda görüyoruz:” Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Mektebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yo...
  • Mustafa Akdoğan Amca’nın Anısına

    19 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Demokrat Develi Gazetesi imtiyaz sahibi Mustafa Akdoğan 2.2.1955 Çarşamba Günü Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Akdoğan'a tanrıdan rahmet ve kederli ailesine başsağlığı dileriz… Demokrat Develi Gazetesi Develi Lisesi Yatılı 5.Sınıf Öğrencilerinin Taziyesi; Değerli arkadaşımız Ahmet Akdoğan'ın babası Demokrat Develi Gazetesi'nin sahibi Meclisi Umumi Azası Mustafa Akdoğan'ın ansızın vefatı üzerine duyduğumuz teessürlerimizi bildirir kederli ailesine baş sağlığı diler, acılarını paylaşırız. Diye 2.2.1955'te çıkan gazete ile duyurulmuş. 66 yıl ö...
  • DÜNYA PİL GÜNÜ

    19 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine doğrudan dönüştürerek, bünyesinde depolayan cihazlara PİL denir. Çoğunlukla aynı kimyasal yapıya ölçülere ve elektrik kapasitelerine sahip piller, tek tek bir araya getirilerek pil grupları oluşturulabilir ve bunlara kısaca BATARYA denilmektedir. Pilin tarihi milattan sonra erken yüzyıllara kadar dayanmaktadır. Bu döneme ait, pişmiş toprak kap içinde bakır tabaka ile çevrelenmiş demir bir çubuk bulunan sözde Bağdat Pili denilen kalıntılar bulunmuştur. Pillerin asıl gelişimi ise Alessandro Volta ile başlamı...