logo

GERGİN TOPLUM : ÇOCUK – GENÇ – YAŞLI-1

1543

Her zaman söylediğim üzere özür dilemeyi ve teşekkür etmeyi unuttuk. Medeni toplumuz veya olma yolundayız iddiasında iken artık kendimizi bu konumdan iyice uzaklaşmış buluyoruz. Medeni olmanın ölçüsü bu kadar basit mi? Evet her şeyin anahtarı ‘teşekkür ve özür’ yani mütevazılık, hoşgörü ve teşekkürle borç ödeme.
Yani illaki KUL HAKKI. Tebessüm etmeyi bile sadaka sayan, kul hakkının ancak kul tarafından affedilebileceği kuralının olduğu bir dinimiz var.
İşte kavgalara son vermek, saygılı olmak, demokrasiyi ve insan haklarını yerleştirmenin başlangıç noktası teşekkür ve özür…
Eğitim, anlayış, okumak ve okuduğunu anlamak. Şükür ve kanaat, mutluluğun anahtarı iken; mutlulukta huzur ve bereket manasını taşır iken, ben daha nasıl anlatayım derdi mi? Huzurlu toplumun medeni millet demek olduğunu…
Gerginlik ve sürtüşme toplumun her kesimine yayılmışken sorumluluk sahiplerinin yani işi gereği insanımızla yüz yüze gelenlerimizin ‘toplum gerginliğinin’ giderilmesi için gayretlerini beklemekteyiz. Kendini toplumdan soyutlayanların da çocuklarının bu toplumda yaşadıklarını hatırlayarak hareket etmeliler. Din adamlarımızın ve öğretmenlerimizin kendi aralarında ‘sohbeti’ azaltarak, toplum içinde siyasi kaygıdan uzak esnafı gezmeli, halkla yakınlaşmalı, hoşgörü ve sevgi aşılamalı.
Türk milletini sosyoloji ve psikolojik yönden anlatabilmek o kadar zor ki.
İşin aslında Türk Milleti necip, asil ve geçinmesi en kolay bir millettir yeter ki şu gerginlik olmasa. Bunu da nereden çıkartıyorum? Düşünün küçük bir tebessüm ve ‘affedersin’ sözünün devamında karşı taraftan hemen ‘aman ne olacak, önemli değil’ sözü gelir. Buyurun bir münakaşa ortamında deneyin. Diğer taraftan yine çoğu zaman gereksiz bir münakaşayı gerektirecek durumda, taraflardan biri ‘höt’ derse diğeri iki kere ‘höt, git öte yoksa…’ diyebilir. Bunu sakın denemeyin. Beni okuyanların tamamı eminim birinci yolda olanlardır. Bütün bunları daha önce yazdım; münakaşa eden ve hemen en basitinden küfre sarılan gençlere sordum: Anlatın kim haklı kim haksız? Biri cevap verdi: -Ben haksızım. -Peki, neden özür dilemiyorsun? Cevap çok ibretlik olup eğitimcilerimizin mutlaka bunu ele almaları gerekir: -İyi de ben özür dileseydim karşı taraf beni küçük görüp hep bana saldırırdı.
SON GÜNLERİN ÇARPICI VE ÖNE ÇIKAN HABERLERİ:
-Kulpak mahallesinde şehidimiz var, yüreğimiz ve ruhumuz şehitlerle beraber memleketin dört köşesine dağılırken mahalle sakini diyor ki ‘şehit olduysa köye hizmet geldi…’ Şehidin kan bedelinin helikopter iniş alanının düzenlenmesi ile ödendiğine inanıyor.
-Emre Serhat Tokluoğlu arkadan bıçaklanıyor, umursamaz veya yeteneksiz doktor evine yarayı pansuman ederek gönderiyor, garibim iç kanama geçiriyor, sonrası ameliyat ve ölüm. Ciğerimiz yanıyor, o saf ve tertemiz öğrencimize, ailesi perişan.
-Yahyalılı delikanlının kafası ezilerek Arife günü kiralık evde öldürülüyor.
-İsmi gerekmeyen iki mahalle köyümüzde burada yazmayacağım olaylar…
-Gün geçmez ki duymaya alıştığımız trafik kazaları; gençlerin yüksek süratle tabakhane yolunda dereye uçmaları, başka yerde silahların ateşlenmesi.
Yolda yürümenin bile tehlikeli hal aldığı, dışarıda gülen-tebessüm eden bir kişi bulamazken küfürlü konuşmaların havada dolaştığı bir yöre Develi…
Türkmen İlleri (Doğu Türkistan, Kırım, Kafkasya, Bosna), Irak, Suriye, Gazze, Filistin, ve dahi memleketimiz üstünde ki ekonomik ve siyasi baskılar ile yüzlerce
iç ve dış meseleleri düşünmekten uykumuz kaçarken birde vahşi Develi’nin çocuklarımız için verdiği karamsarlık.
ÖNEMLİ NOT: Develi o eski huzurlu, medeni haline nasıl dönebilir? Bu köşe görüşlerinize açıktır. Bu işin siyasetle bir alakası yoktur. Lütfen bana e-postama veya makalenin altındaki görüş kutusuna yazın sizin görüşlerinize yer vereyim. Sonra hep beraber oturup konuşalım, toplantı yapalım. Saygılarımla. 31.7.2015 Devamı haftaya…

Share
2.420 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...