logo

FRAKTIN /GÜMÜŞÖREN KÖYÜ

1573

Develi köylerinden görmediğim köy kalmamıştır.Bu köylerimiz içerisinde tarihi geçmişi çok eskilere dayanan ve iki önemli abide ve höyük ile tarihi örenler onun eskiliğinin önemli belgeleridir.Aile kökleri bu köyde olan Tayfur Yurtseven ile Çukuryurtlu İlhami Şekercioğlu, Epçeli Ali Özkan ile son yıllarda yaptığımız seyahatlarla bu köyümüzü daha iyi tanıma imkanı bulmuştuk.
Üzerinde durulması gereken önemli bir köy olduğu aşikar.
Develi’nin Türklerden önceki adı meşhur coğrafyacı Strabon’a göre: Gabadonya’dır.İşte bu dönemlerde Gabadonya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri Fıraktın’dır.Fıraktın’ın yer adları sözlüklerinden derlediğim kadarıyla esas adı :Phalakroû Kástron veya Demiston’dur. MÖ. 878 yılında I. Basileios tarafından fethedilmiş olan Phálakron kalesidir.1867 yılı Develi nüfus kayıtlarında ve 1928 yılı kayıtlarında Fıraktın adıyla kayıtlıdır.Fraktın ini anlamında kullanıldığı gibi,sınır,nehir kenarı anlamında da kullanılmıştır.
Köydeki birçok ören yerinin olması çok eski yerleşimlerin olduğu anlamına gelmektedir. Bundan dolayı da 1960′ lı yıllardan sonra köye eski yerleşimleri de çağrıştırması bakımından Gümüşören adı verilmişti
Kayseri’nin, Develi ilçesine bağlı, Develi’ye 23 Km Kayseri’ye 109 km uzaklıktadır.’Erciyesin güneydoğusunda bulunan, güneyinde Zamantı Irmağı-Ayşepınar Köyü – Süleymanfakılı, batısında Kozluca – Develi Dağları, kuzeyinde Epçe-Yeşilyurt (Gazlıgömedi) ve Yağdı çiftliği, doğusunda Melengi çiftliği ile çevrili, içinden Karasu Çayı akan bir köydür.
Anadolu 2000 yılına doğru büyük bir saldırıya ve istilaya uğradı. Bilinmeyen bir sebepten Hind-Avrupa boyları Anadolu’ya göç etmişlerdi. Bunlar Hititlerdi.(M.Ö.1800-1200) Hititler kendilerini “Nesili” yani nesice konuşanlar adını vermişlerdir. Yaşadıkları Anadolu topraklarını “Hatti Ülkesi”, oturanlarına ise “Hattilili” diyorlardı. Hititler yeni yurtlarında, kendilerinden daha gelişmiş bir uygarlığa sahip Hattilerle kaynaşmışlar, onların tanrılarını, mitolojilerini benimsemişler, kullandıkları isimlere sahip çıkmışlardır. İlk Hitit izlerine Kültepe/Kaniş/Neşa’ da rastlanır.
Bu bölgedeki Hititlerin bıraktıkları en önemli tarihi eser Hitit Kabartmalarıdır.Bu kabartma Kıral Hattusilis döneminde yapılmıştır.Yöreyi ilim alemine tanıtanlar değerli ilim adamlarımız Prof.Dr.Nimet-Prof.Dr.Tahsin Özgüç’lerdir.Bu kaya kabartması yanında buldukları Hitit-Frig kültürleri hakkında epey malzeme veren höyüktür.Bu çalışmalar içerisinde öğreniyoruz ki bölge dehşetli bir yangın geçirmiştir.
Köyün yemekleri; mantı, su böreği. incir dolması (tatlı), dolaz (nişasta ile) sacda çevirme ve peynirlisi de çok lezzetlidir. Tulum peyniri salamura peyniri de meşhurdur. (özel yöresel maya ile)
Gelenek ve görenekleri; düğünlerinde Çiçek Dağı denen oyun vardır. Damadın yakınlarını yerde sürürler, bu süründürme son 25. yıldır var bunun en önemli olgusu samimiyetin ve arkadaşlığın sabırla eziyeti oyuna çevirmektir. Düğün gecelerinde daha birçok neşeli oyunlarda oynanır, kına geceleri de çok eğlenceli olur. Çiftetelli, misket, hüdayda, Konyal,ı çegirge, topal gibi İç Anadolu’nun bütün ezgili oyunlarını düğün odalarında erkekler ayrı, kızlar ayrı oynarlar.
Müzisyenlerin dinlenme molasında, şarkılar türküler köy halkının sesinden büyük keyifle dinlenir. Büyükler odasında eğlence geceleri son bulur.. Kız başı ve güvey başı yöremizin en önemli Türk- İslam geleneğidir. Damat yatsı namazına tekbirlerle götürülür ve getirilir. Damadın büyüklerinden damat adına hediye sözü alınır ve damat gerdeğe arkadaşlarının yumrukları ile girer..
Köy, karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Zamantı havzasında sulu tarım yapılmaktadır.Köyün bugünkü nüfus 990’dur.1960 yılında:1.167, 1970:1278, 1980:1208, 2000:998,2010:866’dır.
Köyün ekonomisi tarım, hayvancılığa ve gurbette inşaat işçiliğine dayalıdır.
Köyde ilköğretim okulu vardır.Eğitimi yüksek insanları yanında İstanbul başta olmak üzere diğer şehirlerimizde başarılı esnafları da vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi, PTT şubesi, PTT acentesi, Sağlık ocağı yoktur ancak sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup, köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köy gelecekte Develi köyleri içerisinde, yakınında kurulan baraj sayesinde çehresi ve özellikle sosyal hayatı değişecektir. Geleceğin bir olimpik köy olacağına yürekten inanıyoruz.
Hem de yakın zamanda.
Çağdaş Develi Gazetesi; 30.04.2015

Share
1.927 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Prof. Dr. Ali Osman Öncel Dedem Merhum Osman USTA

    30 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Her bir memleket insanı için yaşarken veya vefatından sonra söylenecek güzel sözler vardır. Önemli olan arkada bırakılan güzelin ve doğrunun izlerini sürmek, yaşanılan hayatın özetinin yapılması için işbirliği yapmaktır. İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneği Başkanımız M. Orhan Cebeci’nin "Develi'de İz Bırakanlar" 2 başlıklı kitabına koyacağı yazısı için, rahmetli dedem ile ilgili elimde olmayan bir fotoğraf arşivi toplamaya başladım. M. Orhan Cebeci kardeşim, dedem ile ilgili hatıralarım olup olmadığını sorunca düşünmeye...
  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...