logo

Feyizli Ve Bereketli Bir Ramazan için

Sevgili Okuyucularım!
Mübarek Ramazan ayının hem iç dünyamızı hem de dış dünyamızı aydınlatan feyizli ve bereketli bir ay olduğunu hepimiz biliyoruz. Onun içindir ki bu ayda ruhen ve bedenen arınarak yücedeğerlere ve İlahi rızaya erişme gayreti içinde olmalıyız.
Bunun için de öncelikle toplumun bir bireyi olarak önce kendimizi tanımamız ve kendi zihnimizin ürünü olan yaptıklarımızdan sorumlu olduğumuzu bilmeliyiz. Sonra da dünyanın var oluş sebebini, içinde yaşadığımız dünyayı, onun sefaletini, karmaşasını, ıstırabını, sevincini bilmeliyiz. Bu takdirde yaşamın hikmetini dolayısıyla hakikati /yaratılış nedenini bilmiş oluruz. İşte böyle bir insana Yüce Dinimiz dindar insan diyor. Gerçekten de böyle bir insan, her an yeni baştan hayatı anlar ve yaşamın olağanüstü önemini keşfeder. Hem kendisini ve hem de başkalarını aydınlatacak olan da böyle bir insandır. Zaten insan olarak önce kendimizi anlamak ve kendimiz hakkında bilgi öğrenmekle mükellefiz. Bu da kendimizi sürekli gözlemlemekle mümkün olur. Davranış şeklimizi, konuşma biçimimizi, bir çiçeğe, bir ağaca, bir hayvana, bir canlıya nasıl baktığımızı, bir insanla nasıl konuştuğumuzu, ellerimizin, gözlerimizin hareketini, zihnimizin nasıl çalıştığını sürekli kontrol etmek bir insan olarak görevimizdir. Ancak böylece ‘ben’ merkezli kullandığımız zihnimizi gözlemleriz. Açgözlü bir kişi, hırslı bir insan olduğumuzun, son derece karmaşık ve doyumsuzluk duygusunun esiri olduğumuzun farkına o zaman varırız. Böyle bir sonuç bizi, açgözlü, bayağı, kıskanç, zalim, şiddet düşkünü, kaba, bencil bir yarışımcı ruha sahip birey olmaktan arındırır.
Kendini tanımak bilgeliğin de başlangıcıdır. Bu da kendi bencil, dar, bozulmuş zihnimizden arınmakla olur. İbadetlerimizin ve her gün tekrarladığımız dualarımızın bizleri ıslah edememiş olmasının nedeni budur. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de Yaratıcıya sözcükler düzeyinde ibadet etmemizdir. İbadetlerimizde ve çoğu dualarımızda okuduğumuz, tekrarladığımız cümleleri zihinlerimiz algılamamakta, alışıla gelmiş sözcüklerin ve duaların kuru bir tekrarından ibaret olmaktadır. Dua, istemeye hakkımız olmayan şeyi istemek değildir. Gerçekten yaşamımız erdemli değilse, içimiz, dışımız bayağı ise, hak etmediğimiz halde olağanüstü bir şey istiyorsak; Yaratıcıya ibadet etmemize rağmen, yaşantımız, varlığımız, düşüncelerimiz ve eylemlerimiz İlahi değilse Hakk neylesin bizimle.
İşte Ramazan ayını tüm bu duygu ve bu değerlerle sürdürdüğümüzde feyizli ve bereketli bir ömür geçireceğimiz kuşkusuzdur.

Share
1.088 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...