logo

FATİH SULTAN MEHMET’TE DAMAK ZEVKİ

Anadolu mutfak kültüründe damak zevkine ait bir yemek atlasımız yoktur! İşin daha kötü yanı bu konuda ki çalışmalar da daha yenidir. Şu anda medyamızda mutfak kültürümüz ve damak zevkimiz hakkında kısa da olsa yazı yazan yazarlarımız dört beş kişidir. Bunlardan biri de gazeteci Mehmet Yaşin’dir.
Daha önce merhum Tuğrul Şenkav zevkle okuduğum, Hürriyet Gazetesi’nden bir yazardı. Pek çok yazısını da arşivimde saklarım.Bir zamanlar Zaman gazetesinde çok güzel Türk mutfağı hakkında oldukça önemli bilgiler veren Nevin Halıcı ile son zamanların popüler isimlerinden Vedat Milor’u da unutmayalım.
Bilhassa bu ay içerisinde Yemek ve Kültür Dergisi’nin sofra adabı,Türk mutfağının niteliği,unutulmuş yemekler.,saray yemekleri vs konularını ele alan özel sayısı da kaynak çalışmalardan biridir.
Son günlerde TV’lerde yayınlanan tarihî dizilerin izleyenler üzerinde bir tarih bilinci oluşturduğu gerçektir. Yakında Fatih Sultan Mehmet’i ele alan bir dizi deyayınlanacaktır.O Fatih ki Osmanlı hükümdarları içerisinde fikir zenginliği,yüksek kültürü, çok yabancı dil bilmesi vb özellikleriyle çok kişiyi ilgilendiren farklı bir kimliği olan hükümdarımızdır.
Sevgili dünürüm tarih araştırmacısı Muammer Yılmaz’ın Osmanlı hükümdarları içinde Fatih Sultan Mehmet’in ayrı bir yeri vardır.İlk eserleri arasında F.S.Mehmet gelir.Sırf kızdırmak için “Muammerciğim, Fatih domates yedi mi? Der demez güler,o neler yemedi ki der, beraber gülüşürüz.Gerçekten Fatih’in sofrasında neler olurdu?Bu saray mutfağı hakkında bize bilgi verecek bir cevabı gerektirecektir!.Nitekim geçenlerde bir yazarımız”Sultan Mehmet Sofrası “ hakkında bir güzel yazısı yayınlandı.Priscilla MaryIşın’ın “Yemeğin Kültürel Tarihi “ adlı eserden faydalanılarak hazırlanan bir yazı.
İsterseniz biz de bu yazıdan faydalanarak ve arşivimizdeki bilgilerden de yararlanarak bir bilgi sunmaya çalışalım.Yalnız bu yemekler arasında tatlı çeşitlerinin olmadığını hemen görerebiliriz!Demek ki bu konu araştırılmaya değer bir yön!
Genelde ülkelerin mutfak kültürünü toprağı belirler.Yemeklerin diğer zenginliği ise ettir. O da şüphesiz bu topraklarda yaşayan hayvanlardan elde edilen etlerdir.Geçenlerde “Diriliş” dizisinde de canlandırılan ünlü Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat’ın ölümü bıldırcın üzerine dökülen zehir ile olmuştu.Demek ki Selçukludan beri av hayvanları (Keklik,bıldırcın,güvercin vs) de Türk’ün damak zevkinde önemli bir yer tutmaktadır ki Fatih Sultan Mehmet sofrasında da önemli bir yer tutmuş olmalıdır.
Sabah kahvaltısını ezan sonrası yapardı.En çok içtiği çorba içine işkembe karıştırılan “Paça” dır.Yanında sunulan ekmek özeldir.İçine kuyruk yağı konan ekmek ekmek beyaz undan yapılmış ve zaman zaman hamuruna susam,çörek otu ve rezene de katılmıştır.Ayrıca Çendeleme adı verilen peynir,süt ve kabaktan çapılan bir yemekte(Çilbir) tercihleri arasındadır.
Düğün Çorbası da denen ,koruk ekşisi ve kuşbaşı etle yapılan Ekşili Çorba da tercih ettiği çorbalardandı.İkincisi ise çorbayı yavanlıktan kurtarmak için tabağın içine yumurta ve peynir de konan Tarhana Çorbası da tercihleri arasında olmuştur.Çok sevdiği çorbalardan biri de:Kaysı Çorbası. Ana yemeklerden sofrasına en çok “kestaneli bulgur plavı ile kavunlu zerde görülüyor.Bulgurun Siyez bulguru olduğu sanılıyor.
Deniz mamullerinden Kekikli Yılanbalığı’nın sofrasında ayrı bir yeri vardır.Soğanlı, Sarmısaklı Balık Yahnisi de sevdiği yemeklerdendir. Terkos gölü’nden avlanan Mersinmorinasıda gözdeleri arasında gözükmektedir.İftar sofrasında orucu açmak için Havyar yercihidir.
Fatih’in sevdiği yemeklerden biri de Kirde denilen tandır ekmek üzerinde servis edilen Tandır Kebabıdır.Yanında bol kuru soğan…Ayrıca peynir,kaymak ve ıspanakla yapılan adına Menleme denen yemek te favorileri arasındadır.Ayrıca peynirli,kabaklı ve şalgamlı Lalanga da yapılmıştır.
Padişahın en çok sevdiği yemekler arasında Enderun yumurtası ve soğanlı yumurta olduğunu da unutmayalım.
Fatih’in sofrasında tepit edilebilen yemekler den bazıları bunlar.İnanıyoruz ki araştırmalar arttıkça Osmanlı Sarayı’ındaki mutfak kültürü daha da zenginleşecektir.Mutfak kültürümüz ve damak zevkimiz adına önemli bir adım olacaktır.

Share
1.160 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...