logo

25 Haziran 2020

Farkındalık -3

Daha önceki yazılarımdan “Farkındalık 1 “ ile ilgili olana şu linkten

Farkındalık -1

“Farkındalık 2” ilgili olana şu linkten

ulaşabilirsiniz.

Farkındalık -2

Konuları okuduk ve yavaş yavaş düşünmeye başladık .Sadece yiyecek ve giyecek yardımı ile olay bitmiyormuş değil mi? İnsanlara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek daha iyiymiş sürdürülebilirlik açısından, değil mi? Ama bunların yapılması için insanların bilinçlenmesi şart. Eğitim ve Tv’ler bu konuda farkındalık sağlamadığı için bizler yazarak bilinçlendirmeye çalışıyoruz.Umarım bir nebze de olsa faydamız dokunur.Bana bu desteği sağlayan Çağdaş Gazetesine nezdinizde teşekkürü borç bilirim.

Şimdi gelelim benim olayıma.5 yıldır “ Bisiklet Kültürü “ nü yaymak için uğraşıyorum.Bunun için hangi konulardan yola çıkmışım ?

Hemen “ Farkındalık 2 “ konulu yazımda yazdığım maddelerden gerekli olanları koyuyorum :

Çevre sorunları:
* Doğal çevrenin korunması,
* Orman, mera ve tarım alanlarının korunması,
*Susuzluk ve kuraklıkla mücadele,
*İsraf,
* Enerji tasarrufu,
*Afet sonrası destek-yardım çalışmaları
*Fidan dikimi ve ağaçlandırma çalışmaları
* Doğal, tarihi ve kültürel varlıkların korunması,
*Hava kirliliği,
*Trafik, egzoz gazı ve gürültü gibi sorunlar,
*Su kirliliği (Akarsu, deniz, göl ve yeraltı suları)
* Her türlü atıkların ayrıştırılması ve geri dönüşüm çalışmaları,
*Tarım topraklarının kirliliği, aşırı gübre ve ilaç kullanımı
*Sağlıksız tarım ürünleriyle mücadele,
*Gıda güvenliğini etkileyen olumsuz koşullar…

Toplumsal Konular :
* İlkyardım,
*Trafik,
* Spor bilinci,
*Sağlıklı yaşam,
*Afet eğitimi,
*Deprem-yangın-Sel…
*Ev ve okul kazaları,
*Engellilere destek çalışmaları

Kırmızı renkle işaretlediğim konuların iyileşmesi için bu işe girmişiz.Ama tabi öncelikle alt yapıyı oluşturmak gerektiğini düşündüğümüz için bisiklet turları ile başladık. Sonra bisikletçileri çeşitli festivallere götürdük.Birçok yarışmalara katıldık. Ayrıca festival düzenledik, süslü kadınlar bisiklet turu düzenledik.Bu iş için kurmuş olduğumuz dernekte slaytlar hazırlayarak, insanları bilinçlendirmeye çalıştık. Ama bilinçli olmayan insanlarımızın algısı “ İşi gücü yok, laylaylom bisiklet sürüyor “ şeklinde oldu.Cehalet kadar tehlikeli birşey yok. Avrupa’da bile ortaçağda bir sürü insanlar lanetlenmiş, hapislere gönderilmiş, hatta yakılmış bile.Sonra sonra insanlar uyanmaya başlamışlar. Bu öncüler sayesinde bir uyanış başlamış.

Günümüzde güzelim ülkemizde ayrımcılık yüzünden bu sorunlara yeterince eğilemiyoruz. Siyasi kaygı yüzünden liyakate değil parti tutanlara öncelik verildiği için kaliteli insanlar, bilgili insanlar harcandı.Geldiğimiz noktayı hepimiz gözümüzle görüyoruz. Oysa toplum bilinci ile hareket etmeliydik.Irkımız, dinimiz, milliyetimiz, siyasi görüşümüz ne olursa olsun önceliğimiz toplumumuzun refahı olmalıydı, hep beraber hareket edebilmeliydik, bunun yolu da birbirimize saygı duyabilmek ten geçiyor. Özetle şunu demek istiyorum sosyal sorumluluk projelerinin hiçbir şekilde ne dinle ne de siyasetle alakası yoktur, olmamalıdır da.Destek herkesden gelmelidir.Çünkü hepimiz aynı yerde yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz, aynı zararı görüyoruz.Dolayısıyla bu konuda beraber hareket etmeliyiz, öyle değil mi ?

Şimdi biraz daha farketmeye, sorgulamaya, anlamaya ve düşünmeye başladık mı ?

Zaten biliyorduk demekle olmuyor.Bilseydik bu durumda olmazdık.Bilmek başka farkında olmak başka.Farkında olan insan eyleme geçer.

Devamı haftaya…..

Share
8.343 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...