logo

Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek.
Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek.
Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek.
Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek.
Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek.
Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek.
Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırabilmek, çevreden duyan olur diye korkmadan.
Ne kadar kıymetliymiş, bayramları kutlayabilmek.
Ne kadar kıymetliymiş, denize girebilmek, piknik yapabilmek.
Ne kadar da kıymetliymiş, sıcak memleketlerde maskesiz gezebilmek.
Ne kadar kıymetliymiş, farkına varmadan yaşadıklarımız…

Koronavirüs nedeniyle daha iyi anladık kıymetlilerimizi.
Benim Misafirimsiniz, Sahibim Değil
Bu dünyada uyuya kaldık. Bir başka dünyada gözümüzü açtık. Aniden Disney büyüleyiciliğini kaybetti.
Paris artık romantik değil.
New York ayakta durmuyor.
Çin seddi artık koruyucu değil ve Mekke bomboş.
Kucaklaşmak, öpüşmek birdenbire silah haline geldi ve ebeveynleri, arkadaşları ziyaret etmemek sevgi gereği oldu.
Aniden güç, güzellik, para değersiz oldu ve almaya çalıştığınız oksijeni alamaz oldunuz.
Doğada yaşam sürüyor ve çok güzel. Sadece insanoğlunu kafese soktu. Sanırım doğa bize mesaj veriyor.
“Gereksizsiniz. Hava, su, toprak ve gökyüzü sizsiz gayet iyi. Geri geldiğinizde bunu hatırınızdan çıkarmayın. Benim misafirimsiniz, sahibim değil”
Bu şahane yazıyı kim yazmış bilmiyorum ama insanlığa bir ders olduğu gerçek.
Bir Virüslük Hayatlarımız Var
Bir depremlik, bir virüslük, bir nükleer savaşlık hayatlarımız var. Nasıl da duyarsız yaşıyoruz ve nasıl da hiç ölmeyecekmiş gibi hesaplar içine giriyoruz. Ne çok gönül yıkıyor, ne çok kul hakkına giriyor ne çok zulmediyor ve ne de çok kibirden kuleler inşa ediyoruz.
Bu Yıl Öğrendiğimiz Beş Önemli Şey
İnsan ne kadar aciz,
Ölüm ne kadar yakın,
Sağlık ne büyük nimet,
Tedbir ne kadar gerekli,
Temizlik ne kadar önemli…
Koronavirüs dünyayı esir aldı.
Sosyal medyada kimimiz şair, kimimiz yazar oldu. Bana da ders alınacak cümleleri değerli okuyucularıma paylaşmak düştü.

Çağdaş Develi Gazetesi, 27 Kasım 2020, Sayfa 7

Share
7.774 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...