logo

EVLENEN KADIN İŞÇİ KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

İş hukukunda iki önemli süje vardır. Bunlar; işçi ve işverendir. İki süjenin de karşılıklı borçları ve korunmaya değer hakları vardır. Öncelikle işçi ve işveren arasındaki bu hak ve borçların doğabilmesi için aralarında bir iş sözleşme kurulması gereklidir. Bazı hak ve borçların iş sözleşmesi devam ederken yerine getirilmesi gerekirken bazılarının ise iş sözleşmesinin sona ermesi halinde yerine getirilmesi gerekir. İşte iş sözleşmesinin sona erdiği her durum için söz konusu olmasa da genel olarak iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte kıdem tazminatı alacağı gündeme gelir. Kıdem tazminatı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanunu’muzda bir düzenleme yoktur. 4857 sayılı İş Kanunu 120. maddesiyle, 1475 sayılı eski İş Kanunu’nda yer alan kıdem tazminatı düzenlemesi 14. madde yürürlükte bırakılmış ve bu kanuna yapılan atıflar 4857 sayılı İş Kanunu’na yapılmış sayılmıştır.
Bu yazımızda kıdem tazminatı şartlarından kısaca bahsedip, kadın işçinin evlenme nedeniyle kıdem tazminatı hakkını irdeleyeceğiz. 1475 sayılı İş Kanunu’nda ilk şart olarak, yalnızca İş Kanunu’na tabi olarak çalışan işçilerin kıdem tazminatı alabileceği öngörülmüştür. Burada kastedilen işçi, yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu’na göre iş sözleşmesi ile bir işverene bağımlı olarak çalışan işçidir. İkinci şart ise, işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı işverenin işyeri ya da işyerlerinde en az 1 yıl devamlı çalışmış olmasıdır. İşçi, işverenin işyerinde 1 yıldan az süre ile çalışmış ise kıdem tazminatına hak kazanamaz. İşçi aynı işverenin farklı işyerlerinde, hatta farklı şirketlerinde çalışsa dahi 1 yıllık sürenin hesaplanmasında tüm bu çalışmaların toplamı göz önünde bulundurulacaktır. Nihayet üçüncü şart ise, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu madde 25/II’de sayılan nedenler dışında işverence feshedilmiş olması ya da iş sözleşmesinin işçi tarafından belirli haller nedeniyle haklı olarak feshedilmiş olmasıdır. İşçi tarafında belirli haller nedeniyle iş sözleşmesinin haklı feshine imkan veren durumlardan biri kadın işçilerin evlenmesine ilişkindir.1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde; “Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi rızası ile iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda” kıdem tazminatına hak kazanacağı hükme bağlanmıştır.
Kadın işçiler, evlendikten sonra 1 yıl içerisinde iş sözleşmesini feshetmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanmaktadırlar. Bu hak, sadece kadın işçiye verilmiştir. Erkek işçinin bu hükme dayanarak iş sözleşmesini feshetme imkanı yoktur. Bu durum Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı gibi görünse de ve birçok kişi tarafından eşitliğe aykırı olarak kabul edilse de Anayasa Mahkemesi kadın işçiye tanınan bu imkanın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı yönünde karar vermiştir.(İlgili karar için bkz. Anayasa Mahkemesi 19.06.2008,2006/156, 2008/125, RG. 26.11.2008, No: 27066)
Burada bahsedilen evlilik Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yapılan resmi evliliktir. Bunun dışında kalan fiili beraberlikler kadına kıdem tazminatı hakkı vermez. Ayrıca kadın işçi evlilik sebebiyle değil, evlendikten sonra iş sözleşmesini bu sebeple feshedip kıdem tazminatına hak kazanabilir. Yani evlilik tarihinin işten ayrılma tarihinden önce olması zorunludur. Peki kadın işçi evlendikten sonra 1 yıl içerisinde iş sözleşmesini evlilk nedeniiyle feshettikten sonra başka bir işyerinde işe başlaması kıdem tazminatı hakkını olumsuz etkiler mi? Bu soruya cevabımız hayır olacaktır. Zira fesihten hemen ya da belirli bir süre sonra kadın işçinin başka bir işyerinde çalışmaya başlaması kıdem tazminatı almasına engel değildir.
Önemli olan bir husus, fesih tarihinde kadın işçinin evliliğinin devam ediyor olması gerekir. İş sözleşmesi feshedilmeden kadın işçinin evliliği resmi olarak sona ermişse kıdem tazminatı hakkı doğmayacaktır. Ayrıca kadın işçinin bu haktan kaç kez yararlanabileceği konusunda Kanunda bir düzenleme olmamakla birlikte herhangi bir sınır olduğunu düşünmüyoruz. 1 yıllık çalışma süresini doldurmuş olmak şartıyla kadın işçi kaç kez evlenirse evlensin kıdem tazminatı hakkından yararlanabilecektir.
KAYNAKÇA
Akyiğit, Ercan, İş Hukuku, Seçkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2021.
Çelik, Nuri, İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınları, Yenilenmiş 34. Bası.
Ekmekçi,Ömer/Yiğit, Esra, Bireysel İş Hukuku Dersleri, On İki Levha Yayınları 3. Baskı, İstanbul 2021.
Kenan Tunçomağ-Tankut Centel, İş Hukukunun Esasları, Beta, İstanbul, 6. Bası, Nisan 2013
Mollamahmutoğlu, Hamdi/Astarlı, Muhittin/Baysal, Ulaş, İş Hukuku Ders Kitabı ,Cilt 1, Güncellenmiş 5. Baskı, Ankara 2021.
Sümer,Haluk Hadi; İş Hukuku, Ankara 2016.
Süzek, Sarper, İşyerinin Devri Ve Hukuki Sonuçları , Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 15, Özel S., 2013

Share
1.996 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...