logo

ESKİ DEVELİ EVLERİNİN TURİZME, TİCARETE KATKISI VE ÖNEMİ

ESKİ DEVELİ EVLERİNİN ONARILMASI – KORUNMASI – YAŞATILMASI TURİZME TİCARETE KATKISI VE ÖNEMİ
Mimar M. Gültekin GANİOĞLU

  1. BÖLÜM
    DEVELİ’ NİN KONUMU VE COĞRAFİ YERİN ÖNEMİ

  2. Develi’miz Kayseri ilinin il merkezinden sonraki en büyük yerleşim yeri olup, İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak bölümünde bulunmaktadır. Eski adı EVEREK’tir. Develi’miz 100-150km.çapındaki alana kadar birçok medeniyetler yaşamış olan ve zengin Turizm, Kültür ve Tabiat bölgelerinin merkezlerinden biri olan Kapadokya alanı içinde kalmakta olup, doğal abidemiz durumundaki Orta Anadolu bölgesinin en yüksek sönmüş volkanik dağı olan 3917 m. yüksekliğindeki Erciyes Dağı’nın güneyinde kurulmuştur. Bugünkü sınırları; doğusunda Tomarza İlçesi ve Adana ilinin Tufanbeyli İlçesi, güneyinde Yahyalı İlçesi ile Adana ilinin Saimbeyli ve Feke İlçeleri, batısında Yeşilhisar İlçesi, kuzeybatısında İncesu İlçesi yer alır. 1926’ya kadar Kozan’a Bağlı Olan Develi Kozan İlinin 1926’da İlçeye Dönüştürülmesiyle Kayseri’ye Bağlanmıştır. Yüzölçümü 1887 km² olup, deniz seviyesinden yüksekliği 1150 metredir. Kayseri’nin sembolü ve Karasivri Dağı, Büyük Kartın (Peri Kartın), Göktepe (Yeşil Tepe), Sümengen (Süvegen) ve Bakır Dağı’dır. En önemli akarsuları Seyhan Nehri’nin en büyük kolu olan Zamantı Irmağı, Develi Çayı (Fenese Suyu), Elbiz ve Köşkpınarı’dır. En önemli gölleri Kurbağa Gölü ile Sultan Sazlığı’dır.

ESKİ DEVELİ EVLERİNİN KÖKENİ NEREYE DAYANIYOR?
Günümüzde ise, doğa ve tarihin bütünleştiği yer olan KAPADOKYA bölgesi, coğrafi oluşumlarının 250 kilometrekarelik bir alanda yoğunlaşmış olarak, başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış bir bölgedir. En çok ziyaret edilen bölgeler ise; Ortahisar, Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı ve Ihlara’dır.

İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.

Develi büyük Kapadokya toprakları içinde önemli bir yer tutmuştur. O devirlerde bu bölgeye “Gabdonya” denilmekteydi. Gereme denilen bölgeye daha önceleri Proto Hititler, Hititler; Asurlar, Firigyalılar, Romalılar gelmiştir. En son gelen Bizanslar bugünkü tarihi kalıntıları bırakmışlardır. Gereme harabelerindeki yapıların temelleri ve duvarları, kemerleri tuğla boyutundan biraz büyük boyutlarda düzenli olarak kesilmiş kesme taşlardan yapıldığını görmemiz mümkündür.

1071 tarihindeki Malazgirt zaferinden sonra Gereme Türkler ’in eline geçmiş olup, Selçuklu dönemine ait Kaleler, Medreseler, Çarşılar, Hamamlar, Kümbetler ve Türbeler gibi mimari yapılar köşeleri kesme, temel ve duvarları tuğla boyundaki düzenli kesme taşlardan yapılmıştır.

1878 Osmanlı–Rus savaşı sonunda Rusların teşvik ve himayeleri ile kurulan Ermeni cemiyet ve komiteleri Osmanlı Devleti’ni içten yıkmak üzere görevlendirilmişlerdir. Bunların Anadolu’daki merkezlerinden biri de Develi’dir. Nedeni ise Develi’nin hem Doğu Anadolu’ya hem de Güney Anadolu’ya yakın bir merkez olmasıydı. Ermeni ihtilal komitelerinden Hınçak ve Taşnak cemiyetleri, ileride Türklerle yapılacak çarpışmalarda kullanmak üzere büyük ihtiyaç duydukları bombaların üretimini Develi’de yapmayı uygun görmüş olduklarından 1890-1906 yıllarına dayanan hem Gereme Harabelerindeki hem de Selçuklu Mimarisi’nde kullanılan kesme taş malzemesinden esinlenerek eski Ermeni ustaları tarafından kendilerine özgü Ermeni Taş Evleri Mimarisini uygulamışlar ve bu evleri Develi ilçemizin Aygösten, Meteris Mahallelerinde çok yaygın olduğunu görmemiz mümkündür.

DEVELİ MERKEZİ VE ÇEVRESİNE KÜLTÜR VE TURİZME KATKIDA BULUNACAK NELER VARDIR?
Develi’de günümüze ulaşmış bir adet kale, 14 adet cami, 3 adet türbe, 1 adet hamam, 5 adet çeşme, 1 adet sarnıç, 1 adet Medrese, 3 adet kamu yapısı var olduğu söylenmektedir.

CAMİLER
Sivas-i Hatun Ulu Camii
Kopçullu Camii
Everek Cami-i Kebir
İniler Camii
Köşkerli Camii
Yedek Camii
Meteris Camii
Dedeman Çay Camii
Kayaaltı Camii
Nalbant Camii
İzmirli Camii
Tirem Camii
Reşadiye Camii
Abdülbaki Camii

TÜRBE MEZAR YAPILARI
Dev Ali Türbesi
Hızır İlyas Türbesi
Seyyid Şerif Türbesi

HAMAMLAR
Eski Seyrani Hamamı

SARNIÇLAR
Eski Develi Kale Sarnıcı

ÇEŞMELER
Kasap Seyid Çeşmesi
Cami-i Kebir Çeşmesi
Güney Mahallesi Çeşmesi
Yedek Mahallesi Çeşmesi
Aygösten Çeşmesi

KAMU YAPILARI
Develi Askerlik Şubesi
Develi Askerlik Şubesi Lojmanı
Develi Lisesi

İLÇE MERKEZİNDE BULUNAN KÜLTÜR VE TURİSTİK YERLER:
Elbiz Mesire Yeri, Kasap Seyit Çeşmesi, Develi Lisesi, Develi Askerlik Binası, Köşkpınarı, Keşişin Havuzu, Dev Ali Türbesi, Sivas-i Hatun Ulu Cami ve Develi Kalesi.

KEŞİŞİN DOĞAL HAVUZU

YAKIN ÇEVRESİNDE BULUNAN KÜLTÜR VE TURİSTİK YERLER

Erciyes Dağı – Sultan Sazlığı – Fraktın harabeleri – Gereme harabeleri – Hamidiye Medresesi – Büğleyen Göleti – Tekir Yaylası – Yeraltı mağaraları vb.
Buralarda; Yılkı atlarını izlemek, Fotoğrafçılık, Kayak, Rafting Su Sporları, Trekking – Dağcılık sporları, Paraşüt sporları, Oto Ralli sporları ve Motokros sporları (TOSFED), Doğa ve Bisiklet sporları, Uçan Balon Turları gibi aktiviteler yapılabilir durumdadır.
UZAK ÇEVRESİNDE BULUNAN KÜLTÜR VE TURİSTİK YERLER:


Kayseri merkez ve çevresi;
Kayseri Lisesi, Selçuklulardan kalma Hanlar, Medreseler, Kapalı Çarşı, Camiler, Hamamlar, Kümbetler, Türbeler, Kale içi,

Yahyalı; Kapuzbaşı şelaleleri ve Yahyalı El Dokuma Halı Tezgâhları ve Çarşısı,

Capadoccia ve çevresi;
Derinkuyu Yer altı Şehir mağaraları – Uçhisar – Orta Hisar – Ürgüp – Zelve – Hacı Bektaş Külliyesi – Göreme – Avanos – Ihlara Vadisi (Uçan Balon Turizmi).

ESKİ DEVELİ EVLERİ
1890-1906 yıllarına dayanan bu eski tarihi evlerin bir kısmı maddi imkânların yetersizliğinden bakımsız hale gelmiştir. Diğer bir kısmı belediyelerin yapmış oldukları uygulama imar planları ve sonrasındaki şuyulandırma çalışmaları sonucu oluşan parsellerden sonra eski evlerin bir kısmı yıkılıp, yerine apartmanların ve yeni yapıların gelmiş olmasıyla, bu tarihi değerlere önem verilmemiştir.

Erciyes Dağı’nın güney eteğinde yer alan ve eski adı Spistra olan önemli yerleşim bölgelerinden biri olan Gereme harabeleri, Selçuklu ve Anadolu Beylikler dönemlerinde yapılmış olan özgün yapı örneklerinden görüldüğü gibi Kayseri’de daha çok taş mimarinin ağırlık kazandığı görülmektedir. Bunun sebebi ise; sönmüş volkanik dağ olan Erciyes Dağı’ndan çıkan PÜSKÜRÜK KAYAÇLAR (Magmatik) kökenli kayaçlardan elde edilen doğal taşlardan olup, gözenekli bu taşlar hem Kayseri ve çevresinde bol miktarda olmaları hem de kesme özelliği, hava alması, mekânlarda nem dengeleyici, yalıtkan, dayanıklı malzeme olması, bazı mekânlarda sıva gerektirmediğinden yapı maliyeti açısından ekonomik olmaları, hafif, taşınabilir ve kolay işlenebilir olmasıyla zamandan kazanabilme özelliklere sahip olmasındandır.
Böylece günümüze kadar kısmen gelebilmiş olan o dönemlerde Ermeni ustalarınca yapılan Eski Develi Evleri yapımı için ilk zamanlarında betonarme yapıyı oluşturabilecek yapım teknikleri ve yapı malzemeleri ve materyalleri yoktu.
O nedenle bu tarihi dokusunu oluşturan geleneksel evler, yığma yapı tekniğinde yapılmışlardır. Taş mimarisine sahip olan geleneksel bu evlerde sistemin düşey taşıyıcıları olan duvarlar için yöresel malzeme olan volkanik taşlar kullanılarak çatı örtüsünden başlayıp, kat döşemelerden gelen yükleri temellere kadar taşıma görevinden başka iç mekânlar için sınırlayıcı bir işleve sahip olduklarını görürüz.
Evlerin bodrumlarında ve temellerinde kullanılan kesme taş duvar örgüsünde, suya, neme ve aşınmaya dayanıklı bir malzeme olan volkanik taş “BAZALT” kullanılmıştır.

Ancak yeni yapılanma nedeniyle yörenin kendine özgü sivil mimari örneklerinin yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlaması da kentimiz için üzücü bir olaydır.

Diğer tarihi kesme taş yapılarımızdan bazıları SİVAS-I HATUN CAMİİ, DEV ALİ TÜRBESİ, HAMİDİYE MEDRESESİ, Aşağı Everek mahallesindeki eski Ermeni Kilisesi ve şimdiki FATİH CAMİİ, KASAP SEYİT ÇEŞMESİ ve GEREME HARABELER gibi yapılar sarı ve pembeye (yanardöner) Honlu ANDEZİT ve BAZALT volkanik doğal taşlarından yapılmış olduğuna dair birer örneklerdir.

Eski Develi sivil mimarisinin yoğunlaştığı yerlerde sokaklar dar ve düzensizdirler. Bu sokakların çevresinde sıralanmış ve bitişik nizamlı evlerin bulunduğu, duvarların arkasında yer alan evlerin bazıları dışarıdan göründüğü, bazılarının da hiç görünmediği bilinmektedir.

Bahçe içerisindeki evlerin avlulu veya sofalı girişleri olmaktaydı. Evler çoğunlukla 1-2 katlı olup, harem ve selamlık gibi bölümlerden oluşurdu. Bazı evlerde alt kat harem, üst kat selamlık olarak ayrılmışlardı. Günümüzde eski Develi taş evlerinin geniş geniş odalarını görmek mümkündür.

Sivil mimari çoğunlukla dışa kapalı olup, kalın duvarların arkasında yer almıştı. Bu kalın duvarların bazıları 50 cm’e yakın ve yükseklikleri de 4.00 metreyi ulaşan evler vardı. Bu kadar yüksek yapmalarının nedeni; mekânların daha havadar olmasındandır. Tavanlarda kavak ağacından yapılan nervürlü sistem tarzında konulan ahşap kirişler hem taşıyıcı özelliğini göstermekte hem de sesi absorbe etme özelliğini göstererek mekân içindeki sesin yankılanması bakımından gürültünün önlemesini sağlamaktadır.
Pencerelerin çoğu avluya açıktır. Örnek olarak Agop ve Vakkis Yalçın’ların evinin içi aynen öyledir. Bazı örneklerde ise evler çıkmalarla sokağa doğru açılmıştır. Kamanların, Sarıoğulları’nın ve Ganioğlu‘larının evleri de böyledir. Evlerin içerisinde bir orta sofa yer alıyor, bazı örneklerde bu sofanın bir yanında haremlik, diğer yanında da selamlık yer alırdı. Kapı girişinde seki altı denilen bir taşlık bulunmaktadır. Bu taşlıkta suyun akması için çağ denilen delikli bir taş “ÇÖRTEN” vardır. Buradaki seki altından mutfak ve bir iki basamakla da sofaya geçilmektedir. Birkaç basamakla aşağıya inilen, sofanın altındaki yiyecek depolarının aydınlanması veya havalandırılması için parmaklıklı yapılmıştır. Sofa bir veya ikiden fazla pencere ile aydınlatılmıştır ki genellikle böyledir.
Develi evlerindeki her odada gömme dolap gibi yüklük veya yıkanma yeri olan küçük nişler görülür. Duvarlara ankastre olan “GİLVE” denilen süslü raflara çerçeveli fotoğraf, gaz lambası, vazo, vb. dekoratif süs eşyalar konulmaktadır.
Develi evlerinin avlu girişlerinde, bahçelerinde kesme taştan yapılmış TAŞ SEDİRLER vardır. Üstlerine oturmak için minderli döşekler konulur. Bu bölümlerde yaz aylarında yaşanılır. Açık ocaklarda tezekler yakılarak tencerelerde ve kazanlarda yemekler pişerdi. Evlerin çeşmelerinden buz gibi akan Elbiz Suyunu taşıyıp, tezekle ısıtılan kazanlarda ya çamaşır yıkarlardı ve kaynamış suyu ılık suya çevirerek yıkanırlardı. Kimilerinin evlerinin arka bahçelerinde doğal domates, biber, patlıcan, soğan, salatalık, pazı, dut, erik, elma, armut, kayısı ağaçları bulunan 2-3 metreyi bulan moloz taş duvarlarla çevrili olduğunu görürüz.
Develi evlerinin damları, genellikle toprak damlıdır. Çatılarda silindirik taş ve ahşap kirişlerin üzerine ’KEVEK TAŞI’’ ve toprak döşenmiştir. En üst tabakaya da toprağın kuruyup çatlamasını önlemek amacıyla çamur sıva içerisine tuz katılmıştır. Böylece nemin aşağıya sızması önlenmiştir. Develi evlerinin bazılarında sade oldukları gibi hayvan başı şeklinde çörtenler vardır. Bu toprak damlarda ev sahipleri bağ-bahçelerden getirdikleri kayısıları, erikleri, üzümleri kuruturlardı. Eylül ayı zamanında “Kaynatma, Bağ- bozumu” zamanında çarşaflara yayılan köfterler, tarhanalar domates, biber salçaları, reçeller, marmelatlar koyarlar. Ayrıca yıkanmış çamaşırları kurutmak için toprak damları kullanırlardı.
ESKİ DEVELİ EVLERİNİN 6 ÖNEMLİ YÖRESEL YAPI ÖZELLİKLERİ

1. Detay: Ana dış kapılar masif ağaçtan yapılır. Kapının yüksekliği takriben 2,5 metreyi bulur. Önü ve arkası saçla kapatılır. Ahşap kapı ağır olduğu için elle kapı tıklansa bile duyulmaz. Onun için aslan başlı el veya kuş motifli ağır tokmaklar ve bir de büyük anahtarı olur. Kapının iç tarafının üstünde ise, tavanda zincirle asılı duran küçük zil çanı mutlaka olur.
2.Detay: Evin iç mekânları, genellikle mavi toz boya badanalıdır. Elinizi duvara sürdüğünüzde hafif tebeşir tozu gibi boyanır. Yine aynı iç mekânlarda duvarlarda genellikle yerden 80 cm’ye ulaşan 15 cm genişliğinde odayı çepeçevreleyen ahşap masif kordonlar görürsünüz.
3. Detay: Her evinin giriş katında (zemin katta) mutlaka ahır vardı. Ahırların üstünde oturma mekân katı olur ki kışın bu mekânların altındaki ahırda bulunan hayvanların vücut sıcaklıkları sayesinde oturma mekânları da sıcak sayılır.
4.Detay: Kimi evlerde yer altına inen mahzenler vardır. Buralardan hem sığınağa hem de soğuk odalar ulaşılır. Bu soğuk odalarda eskiden evlerde buzdolabı olmadığı için, yiyecekler burada saklanır muhafaza edilirmiş. İşte “Develi Evleri’nin” yapısal özel gerçeği budur.
5.Detay: Evlerin üstüne işlenmiş veya Dış kapı girişlerinin üstlerine Keçi, Kuş, Aslan, Ejderha vb. hayvan gibi figürleri bulunmakta olup, bu evlerde oturanların ailelerin yaşam kalite sınıflarına göre bu figürleri görmemiz mümkündür.

6. Detay: Toprak damlı evlerin çatıları o zamanlar açık terastı. Mutlaka taş veya beton silindirler bulunurdu. Sebebi yağmur yağdığında ıslanan toprak çamurlaşmaktadır. Yağmurdan sonra mutlaka toprağın içindeki suyu çörtenlere doğru deşarj etmek için bu silindirleri yürüterek kullanılırdı. Bu hem suyu deşarj ediyordu hem de toprağın oturtulmuş olmasını sağlıyordu.

2.BÖLÜM

ESKİ DEVELİ EVLERİNİN KORUNMASI – ONARILMASI – BAKIMI VE YAŞATILMASI İLGİLİ YAPILMASI GEREKLİ OLAN ÇALIŞMALAR

Benzersiz doğal, kültürel ve tarihi güzelliklere sahip olan Develi’mize baktığımızda maalesef hak ettiği şekilde korunamamış olduklarını görmekteyiz. Tarihi değerlerimizin plansız büyüme ve çarpık şehirleşme neticesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını biliyoruz. Bu konu için imar çalışmaları konusunda gereken önemin verilmediği ve tarihi kültür mirasımıza sahip çıkma bilincinin yetersiz olduğunu söylemekteyiz.

Kentleri kent yapan yapıların arasında dolaşan ve görünmeyen duygulardır, tarihtir, sanatsal ve sosyal dokudur, güzelliktir, estetiktir. Tarihi bir anlam taşıyan taşınmaz kültür varlıklarımızı ve yapılarımızı gerçek kimliklerinden koparmadan tarihi ve doğal yapıları korumak, tarihi eserlerin değerlerini gelecek nesillere aktarılması için geri kazanılması hususunda her türlü teknik hizmetlerinin devlet-millet el ele verilmesi gerekmektedir.

“Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder” Turgut CANSEVER (Mimar – Akademisyen – Yazar)
Ne güzel ifade etmiş Turgut CANSEVER üstadımız…

Tarihi yapılarda yapılacak olan her türlü işlemin 1964 tarihli “VENEDİK TÜZÜĞÜ’ ne uygun olması gerekmektedir. 1964 tarihli Venedik Tüzüğü’ nün Restorasyon başlığı altında toplanan ilkelere bağlı yapılmalıdır. Bir eski esere yapılacak müdahalede yapının özgünlüğünü yitirmemesi esastır.

DEVELİ EVLERİNİN İLGİLİ MEVZUATLAR YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanuna göre Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılmalıdır.

Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınmalıdır. Ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenmelidir.

Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur.

Eski Develi evlerinin Mülkiyet durumları ile birlikte kadastral bilgilerinin tespiti, inşa edildiği tarih, varsa orijinal planları ve projeleri, yapıların iç mekânları ile dış cephelerinin fotoğraflama çalışmaları ve envanterlenmesi yapılarak durum tespitlerini yapılmalıdır.

Bakanlıkça alınan Tescil kararları, tescil olunan taşınmazın kadastral bilgileri ile birlikte, tapu siciline ŞERH DÜŞÜLMEK üzere ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir ve alınan tescil kararlar yapı sahiplerine tebligat yapılır.

Tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir.

Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları oldukları tespit edildiğinden yapı sahipleri hiçbir surette inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, kullanma amacını, şeklini ve niteliğini değiştiremez. İlgili kurumlardan izinsiz yapılan her esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılmaktadır.

Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.

16.06.2005 tarih ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun gereğince;
Develimizin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasının gerekli olduğudur.

Yenileme alanı içinde yapı parsellerindeki uygulamalarda kendi parseli ve yapısı aynen korunarak yenilenecek yapılar, projenin bütünlüğünü bozmamak şartıyla belediyece kabul edilen projeye bağlı kalmak ve il özel idaresi ve belediyenin belirleyeceği amaçta kullanılmak kaydıyla parsel sahibince yapılabilir. Bu durumlarda uygulamanın projeyle eş zamanlı olarak başlatılması ve tamamlanması esastır. Aksi takdirde il özel idaresi ve belediyece bu Kanun hükümleri uygulanır.

5216 sayılı BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE KANUNUN; (Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı)
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI ilgili Madde 7 / o) gereğince;
“Kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlamak, bu amaçla bakım ve onarımını yapmak, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa etmek.” denilmektedir.

5393 sayılı BELEDİYE KANUNUN; (Develi Belediyesi Başkanlığı)
BELEDİYENİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI ilgili Madde 14 gereğince;
Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartı;
“ Kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir.” denilmektedir.

KUDEB nedir?
Koruma – Uygulama ve Denetim Bürolarıdır.

İl özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve Bakanlıkça izin verilen İl özel idarelerinde imarla ilgili müdürlük, Büyükşehir belediyelerinde İmar daire başkanlığı ve diğer il veya ilçe belediyelerinde imar müdürlüğü bünyesinde görev yapan koruma, uygulama ve denetim bürolarıdır.

KUDEB Yönetmeliği ilk olarak 11.06.2005 tarih ve Resmi Gazete Sayısı: 25842 sayı ile ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 10, 11 ve 57. maddelerine dayanılarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanmış olan mevzuattır.

Daha sonra 28 Aralık 2014 tarihinde 29219 sayılı Resmi Gazete’ de KUDEB 2. Yönetmeliği yayınlanmıştır.
Onarım – Tadilat ve Tamirat ‘a İlişkin hususlarda uygulamayı gerçekleştirecek olan kişi ya da kuruluş şu belgeleri KUDEB ‘e bir başvuru dilekçesi ile birlikte eklerinde;
• Yapının maliki olduklarına ilişkin belge ve yapının mevcut durumunu gösteren fotoğraflar ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki KUDEB’ e müracaat edeceklerdir.

• KUDEB yapı sahibinin başvurusunu inceler ve yerinde en az 2 uzman olan mimarlar tarafından yapı ve bölge yerinde inceleme yapılır ve sonrasında tadilat ve tamirat öncesi durum gözlem – ölçüm ve fotoğraf gibi belgelerle tespit edilir, yapılacak uygulamaya ilişkin koşulların belirtildiği bir izin belgesi düzenlenir.

• KUDEB, 1. Gurup tescilli yapıların tadilat ve tamiratlarına izin vermeden önce koruma bölge kurulundan bilimsel görüş alır;

I. grup yapılar: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun ilke kararına göre “toplumun dini, sosyal, ekonomik ve kültürel ortak gereksinimlerini karşılayan, yapıldıkları dönemin mimari ve sanat anlayışını yansıtan, simgesel anı, anıtsal, izlenim gibi değerleriyle korunması gereken yapılar” olarak tanımlanmıştır. Bu yapılar “anıtsal yapı ” olarak da tanımlanır. Cami, han, hamam, kilise, sur duvarları vb. tüm toplum tarafından kullanılan büyük programlı yapılar bu gruba girer.

II. grup yapılar ise GELENEKSEL KONUTLARI kapsar.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı 08.01.2007 tarihinde KUDEB’ i faaliyete geçirmiş durumdadır. https://kvmgm.ktb.gov.tr ‘den bakınız.

ESKİ DEVELİ EVLERİ İÇİN KORUNMASI GEREKLİ KENTSEL SİT ALANI İMAR PLANLARININ YAPILMASI

Tarihi, kentsel ve arkeolojik sit alanlarının koruma ve kullanma koşulları ile geçiş dönemi yapılaşma koşulları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun kararları ile belirlenmiştir.

Koruma Amaçlı İmar Planı yapılabilmesi için öncelikle, alanın / bölgenin bölge koruma kurulları tarafından “KORUMA AMAÇLI SİT ALANI” olarak ilan edilmesi gerekir.

Bir alanın sit olarak ilanı ile hukuki statüsü değişmektedir. Öncelikle koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. SİT alanının etkileşim çevresine ilişkin varsa 1/5000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım İmar plân kararları ve notları alanın SİT statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.

Sit alanı olarak tespit edilen yerlerde imar planı yetkili Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılır. İmar planları konusunda genel olarak yetkili ve görevli idareler 3194 sayılı Kanunda düzenlenmiştir.

2863 sayılı Kanunun 10.maddesinde de, belediye sınırları ve mücavir alanları içerisinde belediyelerin, bu sınırlar dışında ise valiliklerin yetkili olduğu kabul edilmiştir.

Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması aşamasında; tarihi çevre, kültürel ve doğal miras, sosyal, kültürel ve ekonomik yapı, teknik altyapı, sosyal donatı, yapı ve sokak dokusu, mülkiyet yapısı, ulaşım, dolaşım sistemi, örgütlenme biçimi ve benzerlerine ilişkin gerekli etütler kent bütünü ile ilişkilendirilerek yapılır. Tespit edilen sorunların çözümü ve tarihi, kültürel, doğal çevrenin yaşanabilir ve sürdürülebilir biçimde korunabilmesi için alana özgü stratejiler belirlenir.

Hazırlanan 1/5000 ölçekli Çevre Düzeni ve Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere Koruma Bölge Kuruluna sunulur. Kayseri Koruma Bölge Kurulları; kendilerine gönderilen planları, ilgili mevzuat ve Koruma Yüksek Kurulun ilke kararları çerçevesinde uygun olup olmadığı hakkında gerekli teknik değerlendirmelerini yapar.

Kayseri Koruma Bölge Kurulları tarafından uygun bulunduktan 1/5000 veya 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni ve Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları ilke kararları ile birlikte tekrar Kayseri Büyükşehir Belediyesine gönderir. Büyükşehir Belediyesi de 1/5000 ölçekli Çevre Düzeni ve Koruma Amaçlı Nazım İmar Planlarını ve Kayseri Koruma Bölge Kurullu İlke kararlarını Develi ilçe belediyesine 1/1000 Uygulama İmar Planını yapılması hususunda gönderir.

Develi Belediyesi 1/1000 ölçekli Koruma amaçlı Kentsel SİT Alanlı Uygulama İmar Planlarını ve plan notlarını hazırlar resen onayı için tekrar hem Kayseri Koruma Bölge Kurullarına hem de Kayseri Büyükşehir Belediyesine gönderir. Onaylanan işbu planlar, plan kapsamında bulunan ilgili idarelere ve ilgili kurum ve kuruluşlarda (1) bir ay süre ile ilan edilir.

Askı süresi içerisinde plan kararlarına gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları itiraz edilebilir. İtirazlar, itiraza konu alanla ilgili belediye veya valiliğe yapılır. İdarenin görüşü ile valilikçe Bakanlığa gönderilen itirazlar Bakanlıkça, Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendiriliyor ve sonuçlandırılıyor.

3.BÖLÜM

DEVELİ İLÇESİNİN KÜLTÜR VE TURİZM POTANSİYELİ NASIL OLMALIDIR?

Develimizde Kaymakamlığa bağlı Merkez Mahalle ve Köy Muhtarlıkları ile birlikte kayıtlı 76 muhtarlık vardır. Her muhtarlığa bağlı bulunan Taşınmaz Kültür ve Tabiat varlıkları olan Tarihi Eski Develi evleri, Çeşmeler, Hamamlar, Tarihi vasıflı camiler, Medreseler, Kümbetler, Türbeler, Taş Köprüler gibi yapılar için envanter çalışmaları yapılmalıdır;

• Tarihi evler için UAVT veri tabanı ile Numarataj’dan Cadde/Sokak ve kapı numaraları yazılmalıdır ve binanın tamamını içeren ön – yan ve arka cephe fotoğrafları mutlaka çekilmelidir.

• Mülkiyet durumları Pafta/Ada/parsel gibi tapu mülkiyet bilgilerle birlikte ele alınmalıdır.

• Mahalle bazında kaç hane olduğu tespit edilmelidir.

Sayın; M. Orhan CEBECİ Başkanımızın tarafıma göndermiş olduğu Develi Belediyesi’nin çalışmaları ve projeleri hakkında bilgileri incelediğimizde DEVELİ ÇEŞMELERİ RESTORASYON VE TANITIMI PROJESİ Develi belediyesi tarafından “projemiz başlamıştır ve devam etmektedir” şeklinde belirtilmektedir.

DEVELİ BELEDİYESİNİN ESKİ DEVELİ EVLERİ PROJESİ ile DİĞER PROJELER:
Develi Belediyemize ait 5 adet Tescilli Develi Evi bulunmaktadır.
• 5 evden 1 tanesinin projesi yapılmış ve kuruldan tescili gerçekleştirilmiştir.
• Diğer evlerin projelendirilmesi çalışmasına 2021 yılında devam edilecektir.
• Projesi yapılan Aslanlı evin restorasyonunun yapılması için bakanlığa gerekli girişimler yapılmış ve sonuçlanması beklenmektedir.
• Keşişin Havuzu iyileştirme ve tanıtım projesi Develi Belediyesi projeye başlanmamıştır ve yapılması planlanacak kapsama alınmıştır.

Tabi ki Develi Belediyesi tarafından hazırlanan “Devam eden ve tamamlanmış projeler” ile “Başlanacak ve yapılacak projeler” Develimize yakışır ve gurur verici hizmetleri vardır. Ama bu kıymetli hizmetler Develimizin sosyal, ticari ve ekonomi bakımından çok yetersiz kalmakta ve kalkındırmamaktadır.

Develi Belediyesi tarafından hazırlanan projeleri inceleyip baktığımızda 5 adet tescilli Develi Evinin bulunması ilçe tarihi yapı turizminin sayısal olarak yetersiz olduğunu bu nedenle Develimizin sosyal, ticari ve ekonomi bakımından çok geri kaldığını ve kalkındırmamakta olduğunu düşünmekteyim. Çünkü Develi evleri 1 mahallede olmayıp birkaç mahallede bulunmakta olduğunu ve tarihi yapı envanterlerinin yeniden ele alınmasında yarar olduğunu söyleyebilirim ki Develimizin mahalleleri içinde özdeşleşmiş olan Eski Tarihi Develi Evleri olan TARİHİ DOKU SİLUETİNİN oluşturulması gerekmektedir.

Develi’miz ilçe sınırları dâhilinde nerede Tarihi Develi Evleri, Hamamlar, Medreseler, Çeşmeler, Tarihi yapılar vs. varsa hepsinin tek tek İmar planlarında KORUNMASI ZORUNLU SİT ALANLI YAPILAR olarak işlenmelidir.

Tarihi, kültür ve tabiat değeri olan Develimizin ;

1- Nevşehir – Kapadokya Ihlara Vadi çevresi gibi,
2- Mardin ve çevresi gibi,
3- Halfeti ve çevresi gibi,
4- Ankara – Tarihi Beypazarı evleri gibi,
5- Eskişehir – Odunpazarı evleri
6- Kastamonu -Safranbolu evleri ve çevresi gibi,
7- Bursa – Cumakızık evleri – Mudanya – Trilye – İznik – Gölyazı Köyü gibi,
8- Çanakkale – Ayvacık Taş evleri gibi,
9- Amasya evleri gibi
10- İzmir Selçuk’taki Şirince evleri ve Seferihisar Sığacık evleri gibi,
11- Kuşadası – Bodrum – Marmaris – Alanya – Fethiye – Ayvalık – Çeşme – Side gibi olmaması için hiç bir neden yoktur.

Yukarıda bahsettiğim gibi İlgili mevzuatlar çerçevesinde zorunlu olarak hayata geçirildiği takdirde Develi’miz ve 100-150 km. çapındaki alana kadar birçok medeniyetler yaşamış olan Doğa, Turizm ve Kültür ve Tabiat bölgelerinin merkezinde kalmaktadır.
Bunlar;

1) Develi Aygösten Ermeni ve Rum Taş evleri ( korunması ve yaşatılması zorunludur)
2) Yukarı Develi Dev Ali Türbesi – Sivas-i Hatun Ulu Camii ve çevresi
3) Develi Lisesi
4) Develi Askerlik Binası
5) Elbiz – Köşkpınarı – Doğal Havuz
6) Yahyalı (El Dokuma halıları ile birlikte Kapuz Başı şelaleri )
7) Sultan Sazlığı ve kuş cenneti ile yakın çevresindeki YILKI ATLARI
8) Soysallı Büğüleyen Göleti
9) Gereme ve Fraktin Harabeleri
10) Zamantı ırmağı
11) Hamidiye Medresesi
12) Erciyes Dağı
13) Tekir Yaylası
14) Başköy ötesi CAPPADOCCİA (Nevşehir – Ürgüp – Avanos – Zelve – Derinkuyu
Yeraltı şehri – Göreme Peribacaları – Hacı Bektaş Veli Külliyesi – Uçhisar – Ortahisar vb.
15) Kayseri ve çevresi tarihi kültür ve turistik bölgeler.
16) Kervansaraylar, Kümbetler, Türbeler, Hanlar, Kapalı Çarşı, Kaleler, Külliyeler, Medreseler vb.
17) Kayseri Lisesi
18) Ve daha nice turistik tarihi yerler vardır.

TURİZM, TARİHİ KÜLTÜR VE TABİAT DEĞERİ OLAN DEVELİ’MİZDE NELER YAPILABİLİR?
• Erciyes Dağı (Kayak sporları – Doğa – Dağcılık ve Tırmanma Sporları – Trekking ) Mevcut olarak yapılmaktadır.
• Zamantı Irmağı (Su sporları ve Rafting)
• Tekir Yaylası ve göleti (Piknik – mesire rekreasyon yerleri ve Doğa – bisiklet sporları)
• Develi ve çevresi için (Uçan balon gezi turları)
• Develi Aygösten Ermeni ve Rum Taş evleri (Kültür ve Mimari gezisi –(Onarılması – korunması ve yaşatılması zorunludur)
• Yukarı Develi Dev Ali Türbesi çevresi – Sivas-i Hatun Ulu Camii ve çevresi
(Kültür gezisi ve rekreasyon gezisi)
• Tarihi Develi Lisesi (Kültür ve Mimari gezisi)
• Develi Askerlik Binası (Kültür ve Mimari gezisi)
Elbiz (Kültür gezisi ve rekreasyon gezisi)
Köşkpınarı – Keşişin Doğal Havuz (Kültür gezisi)
• Sultansazlığı ve Soysallı Büğleyen Göleti ile yakınlarında bulunan YILKI atları
• Develi ilçe sınırları içinde ( Kümbetler, Türbeler, Kaleler, Medreseler vb. kültür gezisi)
• Fraktin Kaya Anıtları (Kültür gezisi)
• Gereme Harabeleri – (Kültür gezisi)
• Develi Yeraltı Şehri Mağaraları (Kültür Gezisi)
• Başköy ötesi CAPPADOCCİA (Nevşehir – Ürgüp – Avanos – Zelve – Derinkuyu Yeraltı şehri – Gülşehir – Göreme Peribacaları – Hacı Bektaş Veli Külliyesi – Uçhisar – Ortahisar vb. Ören yerlerini Tarihi – Turistik ve Kültür gezileri tur bağlantısı, Kültür ve Doğa gezisi)
• Yahyalı (El Dokuma halıcılığı ile birlikte Kapuz Başı şelaleri ve piknik-mesire yerleri gezisi)
• Kayseri ve çevresindeki (Kervansaraylar, Kümbetler, Türbeler, Hanlar Kapalı Çarşı, Kaleler, Külliyeler, Medreseler vb. Tarihi kültür ve turistik gezisi)
• Tarihi Kayseri Lisesi (Kültür ve Mimari tur gezisi bağlantısı)
• Başköy ötesi CAPPADOCCİA (Nevşehir – Ürgüp – Avanos – Zelve – Derinkuyu Yeraltı şehri – Göreme Peribacaları – Hacı Bektaş Veli Külliyesi – Uçhisar – Ortahisar vb.)
DEVELİ VE ÇEVRESİNİN HER YÖNÜYLE TURİZM BAKIMINDAN TANITIM VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİ İÇİN;
• Turizm, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Onarma-Koruma-Yaşatma ilkelerine bağlı olarak her yönüyle belediyecilik ve şehircilik anlayışına uygun olarak mevcut imkân ve fırsatlarının değerlendirilerek uygulamaya sokulması,

• Turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılması,

• Turizm sektörü ve pazarının ihtiyaçlarını ve eğilimlerini belirleyerek Develi’mizin Turizm potansiyelinin tüm yönleri ile değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılması,

• Turizm sektörünün hizmet kalitesinin ve niteliğinin artırılması amacıyla gerekli tüm çalışmalarının yapılması,

• İş bu amaçları gerçekleştirmek üzere diğer her türlü faaliyet, iş ve işlemleri yapabilir olması, maddi ve manevi desteğin ve kaynağın sağlanabilir olması,

M.GÜLTEKİN GANİOĞLU BİBLİYOGRAFİ:
• 1960 yılı İstanbul-Çatalca doğumluyum. Babam Ganioğlular’dan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Durmuş Ganioğlu, Annem ise, Pusatlı Köyü’nden Kalemler ’den Nuri Kalem’in kızı Münevver Kalem Ganioğlu’dur. Bir ablam var, 2 kardeşiz. Evli, 2 çocuk babasıyım.
• 1984-1988 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1988 yılında mimar olarak mezun oldum.1989-1991 yıllarında Bodrum’da Villa toplu konut inşaat firmalarında Kontrol Mimar-Mühendisi ve Şantiye Müdürü olarak çalıştım.
• 1991-1997 yıllarında Ataşehir Emlak bankası Konutları – Kartal Belediyesi Sabit Halk Pazarı ve Kapalı Otopark İnşaatı, Kartal’da İş merkezi inşaatı – Dilovası Marshall Boya Vernik Fabrika Ek Ünite inşaatları vs. büyük inşaat şantiyelerinde Şantiye Şefi ve Proje Müdürlüğü, 1997 – 2004 de Pendik Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde Raportör.
• 2004 -2009 da Pendik Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde Baş şef olarak görev yaptıktan sonra 2010 Ocak ayında emekli oldum.
• Halen birçok yapıya ait plan Kentsel Dönüşüm Uygulama projeler ve imar danışmanlığı yapmaktayım.
• İmar Hukuku ve Mevzuatı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ile ilgili mevzuatlarda bilgi sahibiyim.
• Ayrıca 1997‘den beri Kartal-Pendik Mahkemelerinde daha sonra İstanbul Çağlayan Adliye Sarayı ile İstanbul Anadolu Adliye Sarayı’nda Ceza Mahkemeleri ve Hukuk Mahkemelerinde de bilirkişilik yapmaktayım.
• 2000 yıllarında “Deprem ve Depreme Dayanıklı Yapılar” hakkında da aydınlatıcı kitap hazırlamıştım. O dönemin Pendik Belediye Başkanı, şimdiki İstanbul Milletvekili Erol Kaya Bey’e takdim etmiştim ki kitap basılsın ve halkımız konu hakkında bilgi sahibi olsun diye…
• TMMOB Mimarlar Odası İstanbul 2.Büyükkent Temsilciliği Yönetim Kurulu üyeliğine 3.kez seçildim.
• Galatasaray Spor Kulübümüzün kongre aktif üyesiyim.
• Çocukluğumdan beri halen resim yapmaktayım ve 1990 yılından beri UD çalmaktayım. 04.09.2020
“Eski Develi Evlerinin Onarılması Korunması Yaşatılması Turizme Ticarete Katkısı ve Önemi” başlıklı yazı dizisini özenle hazırlayan değerli hemşerim Mimar Gültekin GANİOĞLU’ na teşekkür ederim. M. O.C

Share
8.437 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...