logo

ESİR ASKER MEKTUPLARI

    1.Dünya savaşında Türkler 5.milyona yakın askerle savaşa girmişti. Elbette  cihanın cehenneme döndüğü bu  büyük savaşın bedeli binlerce esiri, yaralıyı, kaybı ve şehidi de beraberinde getirmiştir. Ne acıdır ki bu dehşetli olaylar zincirinin hatırları birkaç roman, hikaye ve hatıra arasındadır. Hala yazılmasını, anlatılmasını beklemektedir.
Kayseri savaş görmedi ama cephe gerisinde savaşın bütün dramını yaşamış elinden geldiğince Türk ordusuna yeri geldiğince canını ,yeri geldiğince de lojistik desteğini hiç esirgememiştir.Develi'den Osman Coşkun'un hatıraları, Zübeyr Kars'ın,Hüseyin Cömert'in,Mehmet Çayırdağ'ın, Halit Erkiletlioğlu'nun, Yüksel Kalkan'ın  ve Kadir Özdamarlar'ın çalışmaları bu acı günlerin belgeleridir.

İngilizlerden en çok esir aldığımız savaş ki , Osmanlı’nın son zaferi olan Ku’BU KONUYU ELE ALN KISA AMA ÖNEMLİ MEKTUPLARDAN BAZILARI ul-Amere zaferidir.Bu zaferi İngilizler ellerinden geldiğince yıllardır gizli tutmaya çalışmışlardır! Diplomatik yollardan saklama yoluna gitmişlerdir.
İngilizler ise esir aldıkları subay ve askerlerimizi en çok Mısır’daki Kahire Esir Kampında tutmuşlardır. Bu kampta Develili bir hayli esir vardır.Bunların hepsini tanıyoruz. Sözlü olarak dinlediğimiz nice hatıralar vardır ki gözyaşları içerisinde dinlemişizdir.! Burada en çok dikkati çeken nokta esirleri banyo yaptırmak amacı güdülerek ilaçlı havuzlara sokularak gözlerinin kör olmasına sebep olmalarıdır.Bu konuda birkaç yazı okumuştum.Hemen belirtelim ki bu esirlerin tamamı Mondros mütarekesiyle serbest bırakılmışlardır.
Esaretten kurtulan Develi’li Türk esirlerden ona yakın yedek subay ayağının tozu ile bu sefer de Çukurovayı işgal eden Ermeni destekli Fransızlara karşı, Develi’de Kuvva-i Milliye Teşkilatı’nı kurmuşlardır. Develi başta olmak üzere ,Yahyalı, Tomarza, Bünyan ve diğer ,komutasında yerel milis güçlerinin de desteği ile Tufanbeyli, Saimbeyli, Feke, Kozan bölgelerini Fransız ve Ermeni kamavurlarından temizlemişlerdir. Hani meşhur sözdür ya: Söz konusu vatan olursa, gerisi teferruattır!Esaretten kurtulur kurtulmaz sıcak yataklarında yatmadan kendilerini savaşın ortasın da bulan bu yiğitleri unutmak mümkün değildir. Sadece Haçın / Saimbeyli savaşında Develi 120’nin üzerinde şehit vermiştir !İstiklal Savaşı bittikten sonra Develi ve Bünyanlı esirlerin doğup büyüdükleri yerlere geldiklerini bilenlerdeniz.
Bilenlerdeniz de ya bilmediklerimiz? Mesela esir mektupları .20.Kasım.2018 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde “Sahibini Arayan Asırlık Mektuplar” adlı bol resimli fakat özlü bilgiler ihtiva eden bir yazı bu konuyu ele almıştı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde esir alınan ve esir düşen askerlerin yazdığı 30 bin kadar mektubun halen Kızılay arşivlerinde ailelerine ulaşacağı günü bekliyor, diyor.
Şu bilgiler çok önemli:” İmparatorluk sadece Birinci Dünya Savaşı boyunca İngiltere, Rusya, Fransa ve İtalya’ya 200 binden fazla esir verdi. Kurtuluş Savaşı da dahil edildiğinde Osmanlı devletinin verdiği esir sayısı 300 bine yaklaşıyordu. Tüm dünyada ki savaş esirlerine insancıl yaklaşılması gerektiğini ilk ,ilk 19.uncuyüzyıl sonunda kurulan uluslararası yardım kuruluşlarını gündeme getirdi.1912’deAbd’nin başkenti Waşington’da gerçekleştirilen Uluslararası Salib-iAhmer Konferansı’nda savaş esirlerine uluslararası kapsamd aortak bir yaklaşımla hareket edilmesi kararı alındı
Osmanlı imparatorluğunu bu toplantıda 11.Haziran.1868 ‘de idealist bir grup doktorun çabalarıyla kurulan Hilâl-i Ahmer yani bugünün Kızılay’ı temsil etti. Savaş esirlerine yönelik ilk uluslararası komisyon Balkan Savaşları sırasında Belgrad’da kuruldu. Kızılay da 1912’de bu uluslararası kuruluşla bağlantılı olacak Üsare Heyeti adlı bir komisyon kurdu. Komisyon 1.Dünya Savaşı’nda hem İtilaf devletlerinin elinde bulunan Türk esirlerin ,hem de Osmanlı devleti topraklarında bulunan esirlerin aileleriyle haberleşmek için Harbiye Nezareti personeli ve hem de Kızılhaç görevlileriyle çalıştı. ”Böylece savaşın en önemli unsuru olan mektupların iletişimi böylece sağlanmaya çalışıldı.
Fakat bütün bunlara rağmen bu mektuplar her zaman yerine ulaşamamıştır. Nitekim Filistin, Mısır, Arabistan’da misafir öğretim üyesi olan dost Prof.Dr.Seyfullah Korkmaz’ın bir sohbetinden öğreniyoruz ki adı geçen ülkelerin her birinde adreslerine ulaştırılamayan nice Türk mektuplarını saklayan arşivler bulunduğunu anlatmıştı. İşte şu anda Türk Kızılay’ı da özel arşivinde 308 bin mektubu saklamış ve adreslerine ulaşamayan mektupların yerine ulaşması için elinden gayreti göstermektedir.
O mektuplar bir harp tarihi olduğu kadar, bir kahraman kuşağın da ayrı bir romanıdır. Temennimiz o dur ki bu mektuplar adresini bulur.

Share
1.974 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’Lİ ESİRLER

    03 Nisan 2020 Köşe Yazarları

    Develi’nin, son Osmanlı devrinin bütün savaşlarında şerefle görev almış,çok da şehit vermiştir!Bu konuda yavaş yavaş hatırı sayılır,savaş hatıraları, esaret hayatları ve cephe mektupları yayınlanmaya başladı. Savaşın bir yüzü şehitlerimiz ise diğer yüzü de esirlerdir. Bizim Develi’de bildiğimiz kadarıyla Peygamberimiz aguşuna koşan şehitlerimiz kadar, Develi’li esirlerimiz de vardır. Bu esirlerimiz içerisinde öyleleri vardır ki , esaretten kurtulduktan sonra da bu sefer İstiklal Harbi’ne koşmuşlardır! Bu kısa yazımızda bahsetmeye çalışaca...
  • Panik Yapmadan Hayata Tutunalım

    03 Nisan 2020 Köşe Yazarları

    Tarih boyunca çok büyük salgınlar oldu. Salgınlar aniden ortaya çıkıp, hızla yayıldı ve bir süre sonra inişe geçerek bitti. Ancak arkasında bıraktığı ölümlerin dışında ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarında çok büyük tahribatlar yaptı. Bu yaşadığımız durum dünyanın son asırlarda yaşadığı en büyük buhran. Buna dikkat ederek aldığımız önlemleri öncelik sırasına göre artırmamız lazım. Salgın geçtiğinde tutunacağımız bir hayatın olması gerekiyor. 1- Sanki gökyüzünde Azrail var ve dışarı çakan herkesi öldürüyor gibi bir havaya girildi. Böyle bir...
  • EN TEHLİKELİ VİRÜS VE SALGINLAR

    03 Nisan 2020 Köşe Yazarları

    Son yıllarda yaşanan salgın hastalıklar binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve on binlerce insanında hastalığa yakalanmasına neden olmuştur. 2019 yılının sonlarında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüs (Covid-19), Türkiye'de de yayılmaya başladı. Son yılların en büyük virüs salgınlarından biri olan korona virüs ile ilgili henüz bir ilaç ve aşı geliştirilmedi. Ancak, dünyadaki bilim insanları ve doktorlar, korona virüsle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Son zamanların en büyük virüs salgınlarından biri olan Korona virüsün h...
  • 1 NİSAN ŞAKASI NEDİR?

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl 1 Nisan tarihinde sevdiklerimize, tanıdıklarımıza çeşitli şakalar yapar ya da şakalarına maruz kalırız. Hemen hepimiz hayatında en az bir kere yaptığı ya da en az bire maruz kaldığı Nisan şakaları akıllarımızda yer etmiştir. Genellikle yapılan kişiye olmayan bir şeyi inandırmak amacıyla bu sert şakalar yapılmaktadır. Her yıl dünyanın birçok ülkesinde insanlar, 1 Nisan günü yüzlerce komik ya da tuhaf şakaların kurbanı olmakta ve bu şakalara yakınlarını kurban etmektedir. Üstelik bu 1 Nisan geleneği yüzyıllardır devam etmektedir. Peki, 1 ...