logo

ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-3

TARİMİZDEKİ ERMENİ OLAYLARI:
Kumkapı Gösterisi (1890)
Merzifon, Yozgat ve Kayseri Olayları (1892)
Osmanlı Bankası Baskını (1896)
Sason İsyanı (1894)
Sultan II. Abdülhamit’e Suikast Girişimi (1905)

Şüphesiz büyük hayaller, büyük ve yetenekli kişilerle hayat bulur. Yani eğitimli kişilerle olur. Ermeni halkının örgütlenmesi ve kışkırtılması şüphesiz yardımlaşma kuruluşları, basın yayın organları, ihtilal çeteleri ve Ermeni mektepleri şeklinde sıralamak mümkündür. Şark Meselesi’nin bir parçası olan Ermeni Meselesi, isyanlarla çeşitli aşamalardan geçtikten sonra I. Dünya Savaşı’nda yeni bir karak ter kazandı.
Mesrobanyan Okulundan Mezun olan öğrenciler öğretmenleri ile birlikte.
İtilaf devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya) için Ermenileri kullanarak bir savaş başlatmak, Türkleri devletinin varlığını tehdit ediyordu.
Tehcir Kanunu’nda göçe tabi tutulan Ermenilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanması, yolculuklarının kolay geçmesi ve gönderildikleri yerlerde yerleştirilmelerine özen gösterilmesi de önemle belirtildi. Zorunlu göç, bütün Ermenilere uygulanmadı. Erzincan, Samsun ve Adana’daki Ermeniler zorunlu göç dışında tutuldular. İstanbul’da ise 77 bin 835 Ermeni’den sadece 235′ i ayaklanma nedeniyle tutuklandı. İzmir de yaşayan 20 bin Ermeni’den zorunlu sürgüne gönderilmiştir.En Zorunlu göç nedeniyle bazı bölgelerde Ermenilerin silahlı direnişi yüzünden olaylar çıkmış, yollarda asayişsizlik ve hastalık sebebiyle kayıplar olmuş, Türkleri az tanıyan Batı kamuoyu kışkırtılmak istenmişti. Avrupa’da zorunlu göçe, adeta soykırım görüntüsü verilerek Batı’da basın yayın organlarında Türkler karşıtı propagandalar yapıldı.
Van İsyanı (1896)
Varjabetyan; “…Okullardaki çocukların fikirlerini dahi Ermenistan meselesiyle doldurun. Okulu olmayan ve öğretmen tutmaya gücü yetmeyen köylerde de hiç değilse papazlar erkek ve kız çocuklarına imza atmasını öğretmelidirler. Ayrıca şehirlerde ve köylerde okuma yazma bilmeyen büyüklere de yazı yazmayı öğretsinler. Hiç olmazsa imzalarını atabilsinler. Zira bu ilerde lazım olacaktır…” emrini vermektedir.
XVIII.Asrin son çeyreğinde Osmanlı Devleti Ordusu’nun yenilmez değil, yenilebileceğini anladılar. Osmanlı devletini Anadolu’dan Orta Asya’ya sürmek için başta İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya olmak üzere planlar yapmaya başladı.
Zeytûn İsyanı (1895)
Zeytûn, Maraş vilayetine bağlı, çok dağlık bir kaza merkeziydi. İsyan başladığında hükûmetin aldığı tedbirler sonunda Ermeni komitacılar istediklerini alamadı. Bu gelişme üzerine Avrupa duruma müdahale etti. İsyanı yönetenlerin bir kısmı İngilizlerin yardımıyla bölgeden kaçırıldı.

 

Share
2.565 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...