logo

ERCİYES VE GEREME

Develi şayet tarih içerisinde önemli bir konuma sahipse bunda coğrafyasının ve bu coğrafyayı bir yüzük gibi süsleyen Erciyes Dağı ile üzerinde yıllar içerisinde tarihin bizlere emanet ettiği tarihî kültür varlıklarının önemli bir yeri vardır
Ünlü coğrafyacı Strabon’dan (MÖ 64 – MS 24,) Roma İmparatorluk döneminde yaşamış Amasya’lı tarihçi, coğrafyacı, gezgin ve filozoftur.? bu güne kadar önemli yabancı seyyahlar Erciyes üzerinde bazı yazılar yazmışlar,gravürlerle de Ak Gelin dahil eserlerini zenginleştirmişlerdir.Ancak bu güne kadar ne acıdır ki bir Türk seyyah olsun,coğrafyacısı olsun müstakil olarak değişik yönleriyle Erciyes Dağı’nı bir bütünlük olarak ele alıp incelememiştir. Bildiğimiz kadarıyla Erciyes Üniversitesi bu konuda bir sempozyum yapmış ve tebliğler ise yayınlanmıştır.Bize göre ikinci ciddi bir çalışma ise tarihi coğrafya sahasında da Türkiye’de ilk araştırma yapanlar yabancı bilim adamlarıdır. Tarihi coğrafya için de durum aynı olup Ramsay’in The Historical Geography of Asia Minor isimli eseri bu konuda bir ilktir. 1890 yılında basılan bu eser önemini halen korumaktadır.

7119
Erciyes Dağı eteklerinde bazı velilerin türbesi, Şemmu’l-Gazi’nin makamı,Bizanslılar döneminden kalma olimpiyat statları,garnizonlar, kiliseler,Gereme’ye doğru uzanan yer altı şehirleri, vb kültürel değerler ile değişik efsaneler mevcuttur.İşte Erciyes ve eteği üzerindeki siyasi coğrafya hakkında en önemli bilgiler bu eserdedir.Şahsen Ak Gelin efsanesinin tarih içerisindeki yerini belirten bir bildiri hazırlarken bir hayli bu eserden faydalanmıştım!
Erciyes siyasi coğrafyası ile üzerindeki tarihi binalar, yazıtlar, mezarlar yanında zengin bitki örtüsü ile de meşhurdur. Aylara göre durmadan değişen bitkiler. Gevenler, çiğdemler,renk renk navruzlar ve yüzlerce değişik çiçekler…
Şimdi bir cazibe merkezi Erciyes. Erciyes’in dokusu bozularak Turizm adına bir çok yatırım yapıldı ve de yapılmakta. Erciyes betonlaştı.Elbette bir ihtiyaç varsa o olur.Nitekim Erciyes’e değişik yatırımlar yapılmalı ki insanımız tabiat güzelliklerinden faydalansın.Konumuz olmadığı için iddialı konuşamıyorum ama bu yeni binalar ve tesisler bitki örtüsünü çok bozmuştur.Nitekim bir bitki uzmanı akademisyenimize verdirdiğimiz konferans bu konuda hiç de iç açıcı olmamıştır.Kabul edelim ki her gelişme problemini de beraberinde getirmektedir.Mesela Develi’nin su bölgesi yanlış teleffuz etmiyorum inşallah “Sayaca bölgesi” nin zorla imara açılması,önce arıcılar,arkasından gözü açıklar,daha sonra da ekabir ve siyasi kişiler burada önce tapusuz arsalar aldılar.Daha sonra baskılarla elektirik ve su aldılar!Daha sonra da lokanta seçenekleri …
İşin ikinci en acı yanı biriket yapımı için bimis yağmacılığı.1998 yılında bir TV Programında da görüntülemiş programımızda bu yağmacılığı ortaya koymuştuk.Ancak ilgililerden bir tek ses çıkmamıştı.Her yerde siyasi baskı mevcut.Ancak bizim Develi’de bunun tadı çıkıyor.Belediye meclis üyeleri her yerde çoğu inşaatla uğraşan insanlar.Fazladan kat çıkmalar, arsa kapatmalar, bol bol yemeli içmeli, sıcak hamam gezileri…Lütfen gerisini siz tamamlayın. Konu gerçekten bu konuda vahim.
Gereme Develi için önemli bir turistik antik kentlerden biridir. Geçen hafta bir dağcı arkadaşımla beraber Gereme’ye gezmeye gittik..Gerek İstanbul’da Topkapı Sarayı, Urfa’da dünyanın en eski tapınağı Göbekli Tepe,Kayseri’de Kaniş-Karum ve son zamanlarda Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı’na giderken yaptırdığı Barsama Külliyesi ve Develi’de Gereme Harabeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın takibinde olan tarihi mekanlardır.Kazı demek para demektir.Gördük ki Bakanlığımızın bu konuda gücü yetmiyor.Daha yakın zamanda bakanlığımızın büyük desteğiyle bir kısım kalıntıları daha ortaya çıkarılan Gereme gördük ki şuursuz ve satılık ruhlar tarafından harabeye dönmüş..İnanır mısınız bir kırılmış sütunun üzerine oturdum,tahribata ağladım.Ben profesyonel bir antikacıyım.Hasbelkader tabii.Bu konuda hassasiyetlerim var.Kıranlar şuursuz,ucuz beyinli antika meraklılar.Koca sütunları kırarken eline ne geçti?
Gereme yolu harap,evet taksi ve traktör işliyor ama binbir zahmetle..Hiç olmazsa Beledi bazı yol ayırımlarına levha koymuş..En azından Beleşme Yaylası sınırlarına. Ne güzel Fakat kimisi sökülmüş,kimiside kurşunlanmış.Kurşunlayana sormak istiyorum:Sıkma yerine koruma amacını hiç mi düşünmezsin,ey akıl fukarası.Hiç mi toprağına karşı bir vefa duygun olmaz,senin!
Bir başka konu yine Gereme coğrafyasının bitki dokusunun korunması! Allah aşkına insanlar ne kadar cesaretli ki o yamacı bimis çıkarmak için kazımışlar.Gelip incelemeye gerek yok.İlgililer oturdukları makam odasının penceresinden baksınlar görürler.Net soruyorum,toprağına ölesiye seven biri olarak.Acaba Develi bu kadar sahipsiz mi?
Develi insanı toprağına karşı bu kadar duyarsız mı? Duyarsız ki ta grayder getirmiş yeri eşmek için.Çıldırmış insanlar!Bir dostumuza sorduk. Bu şuursuz yağmacılığın sebebi nedir?İnsanımızın gözü bu kadar nasıl döner?
-Çoğunlukla açlık! Dedi.
İyi de bunun yolu ucuz para kazanma yolu değil ki.Merak ediyorum:Develi Tarihi Kentler Konsyi’nin değerli üyeleri acaba bu konuda söyleyecekleri bir şey var mıdır? Vallahi sütun açık.Konuşacağım çok şey var amaaaa.İnşallah yiğit bir ses çıkar bu konuda. Son sözüm şu:Vatanı bölmek isteyen nankörlere PKK diyoruz da toprağını üç kuruş için talan eden bu ufak beyinlere ne diyeceğiz?

Share
2.298 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...
  • İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ-2

    04 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Men’-i Tese’ül Cemiyeti (Dilenmeyi Men Eden Cemiyet) İSLÂM ŞUBESİ VE SAADET MEKTEPLERİ-2 B.İKİNCİ BÖLÜM İstanbul’da bu çalışmalar olurken önce Develi’de Gölemen civarında bir Amerikan Koleji açılması istenilmiş fakat Develi’li aydınlar misyonerlerin İncil günlerinden huylanarak bu fikrin rahmani olmadığını görmüşler ve karşı çıkarak bu kolejin açılmasını engellemişlerdir.Fakat Amerikan misyonerleri bu düşüncelerini Talas’ta gerçekleştirmişlerdir.1870. Amerikan misyonerlerinin Develi’ye gelişleri 1860’lardadır. Develi’de kolej düşünceleri ...
  • DÜNYA FİZYOTERAPİST GÜNÜ

    04 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Fizyoterapist; Fizik tedavi konusunda yüksek öğrenim görmüş, gerekli bilgi ve beceriyi kazanmış sağlık personeli olup, rehabilitasyon ekibinin tabii üyesi ve diğer ifadeyle Fizik Tedavi Uzmanı olarak tanımlanmaktadır. Bu ekipte, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ilgili branş hekimleri, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, konuşma terapisti, rehabilitasyon hemşiresi, ortez protez teknikeri, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı gibi sağlık personeli de yer almaktadır. Fizyoterapi ya da ülkemizde bilinen adıyla Fizik Tedavi, fizyoterapistler tar...