logo

ENGELLİLER HAFTASI

“Engelli kişi”, doğum öncesi veya doğum sonrası çeşitli nedenlerle psikolojik, bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerinde belli ölçüde fonksiyon kaybına uğraması nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlamada ve günlük ihtiyaçları karşılamada güçlükleri olan kişiyi ifade etmektedir. Doğuştan, bir hastalık nedeniyle veya bir kaza sonucu bedensel veya ruhsal bozukluğu olan insanlara da “Engelli” denilmektedir.
Akraba evliliği, gebelik öncesi veya gebelik sırasında annenin ilaç, alkol veya uyuşturucu madde alması, doğum anında olabilecek hatalar, aşıların zamanında yapılmaması gibi durumlar, zihinsel ve bedensel engellere sebep olabilmektedir.
Günümüz Türkiye’sinde engellilerin toplumla bütünleşme yönünde yoğun sorunlar içinde yaşadıkları bilinmektedir. Engellilerimizin çok büyük bir kısmı toplumdan soyutlanmış bir şekilde hayatlarını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, gelişmiş bir toplum olmayı hedefleyen ülkemizin önemli bir sorunudur. Engelli vatandaşlarımızı toplumun her kesiminde görmek, onları üreten bireyler haline getirmek bugün için yapılması gereken en öncelikli işlerdendir.
Engellilere acıyarak, ya da onlara bakıp duygulanarak sorunları çözemeyiz. Onların da yapabileceği işler mutlaka vardır. Engellilerin çalışmalarına ve iş sahibi olmalarına yardımcı olmak zorundayız. Kanunlarımız, işyerlerinde çalışan her yüz kişiden ikisinin engelli kişi olmasını zorunlu kılmıştır.
Engelliler Haftası, 1992 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Hem ülkemizde hem de Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede, her yıl 10 – 16 Mayıs tarihleri arası “Engelliler Haftası” çerçevesinde etkinlikler düzenlenmektedir. Engelliler Haftası, okullarda belirli bir program dâhilinde işlenmektedir.
Türkçede genel düzeyde engelli, özürlü, sakat sözcükleri aslında aralarında anlam farkları olduğu halde aynı anlama gelmek üzere kullanılmaktadır. Genelde tüm engelliler için yaşanan bu karmaşa belirli engelli kümeleri için de geçerlidir. Örneğin kör, âmâ görme özürlü, az gören vb. bu sözcükler değişik anlamlar taşıdıkları gibi yer yer aynı anlama gelmek üzere de kullanılabilmektedir. Bu durum insanlar üzerinde ve yorumlarda zihin karışıklığı yaratabilmektedir.
Diğer taraftan engellinin kim, engelliliğin de ne olduğu açık bir biçimde ortaya konmayınca, engellilere yönelik geliştirilecek politikaların, yasaların ve hizmetlerin kapsamı da belirsizleşmektedir. Bu belirsizlik de uygulamada pek çok sorunun çıkmasına sebep olmaktadır. Ayrıca adlandırmadaki karmaşa ve tanım güçlüğü engellilerin kendilerini anlatmasını ve diğerlerinin de onları anlamasını zorlaştırmaktadır.
Bu itibarla, engelli insanlara acımak yerine, onları hayata bağlayacak davranışlarda bulunup, yaşamlarını kolaylaştırmalıyız. Dünyada hiç kimsenin isteyerek engelli olmadığını unutmayalım. Engellilere yolda, taşıtlarda ve geçitlerde yardımcı olarak yaşamlarını kolaylaştıralım. Onları üzmemeye, kırmamaya ve hayata küstürmemeye gayret gösterelim. Unutmayalım ki hayatımızın bir yerinde, bir nedenle biz de engelli olabiliriz. Her insanın başına gelebilecek olan bu durum karşısında duyarlı olmalıyız.

Share
1.838 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİLGİ NEDİR?

    23 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    İnsan, araştırma ve öğrenme içgüdüsünü gidermek, hayatını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğini güvence altına almak için öğrenmek, kısaca her şey hakkında bilgi sahibi olmaya ihtiyacı vardır. Bilgi öyle geniş bir kavramdır ki tanımlamaya güç yetmez. Çünkü bilgi sonsuzdur ve her şeydir. Sözlük anlamıyla BİLGİ, öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen her türlü gerçek, malumat ve kavrayışın tümüdür. Bilgi, içinde yaşadığımız dünyayı ve olayları yorumlamak ve yönetmek için uyguladığımız bir dizi anlayış, kavrayı...
  • DEVELİZADELERDEN BİR BİLİM ADAMI : ALİ RIZA EFENDİ (1853-1913)

    23 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Osmanlı saray eğitim sistemlerinden biri de Huzur dersleridir. Padişahlarımızın başkanlığında ,yüzün üzerinde ulemanın katıldığı “Huzur Dersleri” çok önemlidir.. Bu konuda, yine bu sütunlarda (Çağdaş Develi Gaz.14.05.2019) tarihinde bir yazımız yayınlanmıştı. Bazı bölümleri tekrar etmekte fayda görüyoruz:” Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Mektebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yo...
  • Mustafa Akdoğan Amca’nın Anısına

    19 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Demokrat Develi Gazetesi imtiyaz sahibi Mustafa Akdoğan 2.2.1955 Çarşamba Günü Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Akdoğan'a tanrıdan rahmet ve kederli ailesine başsağlığı dileriz… Demokrat Develi Gazetesi Develi Lisesi Yatılı 5.Sınıf Öğrencilerinin Taziyesi; Değerli arkadaşımız Ahmet Akdoğan'ın babası Demokrat Develi Gazetesi'nin sahibi Meclisi Umumi Azası Mustafa Akdoğan'ın ansızın vefatı üzerine duyduğumuz teessürlerimizi bildirir kederli ailesine baş sağlığı diler, acılarını paylaşırız. Diye 2.2.1955'te çıkan gazete ile duyurulmuş. 66 yıl ö...
  • DÜNYA PİL GÜNÜ

    19 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine doğrudan dönüştürerek, bünyesinde depolayan cihazlara PİL denir. Çoğunlukla aynı kimyasal yapıya ölçülere ve elektrik kapasitelerine sahip piller, tek tek bir araya getirilerek pil grupları oluşturulabilir ve bunlara kısaca BATARYA denilmektedir. Pilin tarihi milattan sonra erken yüzyıllara kadar dayanmaktadır. Bu döneme ait, pişmiş toprak kap içinde bakır tabaka ile çevrelenmiş demir bir çubuk bulunan sözde Bağdat Pili denilen kalıntılar bulunmuştur. Pillerin asıl gelişimi ise Alessandro Volta ile başlamı...