logo

EN TEHLİKELİ VİRÜS VE SALGINLAR

Son yıllarda yaşanan salgın hastalıklar binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve on binlerce insanında hastalığa yakalanmasına neden olmuştur.
2019 yılının sonlarında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüs (Covid-19), Türkiye’de de yayılmaya başladı. Son yılların en büyük virüs salgınlarından biri olan korona virüs ile ilgili henüz bir ilaç ve aşı geliştirilmedi.

Ancak, dünyadaki bilim insanları ve doktorlar, korona virüsle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Son zamanların en büyük virüs salgınlarından biri olan Korona virüsün haricinde, dünya genelinde bugüne kadar yayılan pek çok farklı virüs salgınları da olmuştur. Dünyayı etkileyen bu virüslerden bazılarından kısa bilgiler aktararak bilgilerinizi bir nebze de olsa tazelemek istiyorum. Peki, bu virüsler nelerdir ve dünyaya etkileri ne olmuştur?
Çiçek Virüsü; 20. Yüzyılda 300 milyon insanı katleden bu virüsten artık korkmamıza gerek kalmadı. Çünkü Dünya Sağlık örgütü bu hastalığın kökünü kazıdıklarını açıkladı.
Kolera Salgını: Bugüne kadar yedi farklı kolera salgını yaşansa da bunlardan en ölümcülü olanı üçüncü salgın olmuştur. 1852 ile 1860 yılları arasında ortaya çıkan salgın, kirli içme sulardan kaynaklanmıştır.
Tifüs Salgını; Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan Tifüs Salgını, Tifüs bakterilerini taşıyan bit’lerden dolayı Avrupa ve Asya’da toplam 25 milyon insana bulaşmıştır. Sovyetler Birliği ülkelerinde 3 milyona yakın insan salgın nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
Veba Salgını: 1855-1859 yılları arasında Çin’de başlayan ve sonrasında tüm dünyaya yayılan salgın, yalnızca Çin ve Hindistan’da 12 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.
İspanyol Gribi; Birinci Dünya savaşının sonrasındaki yıllarda 500 milyon insana bulaşan İspanyol Gribi, H1N1 İnfluenza Virüsü nedeniyle, yüksek ateş ile dünya genelinde 50 ile 100 milyon insanın ölümüne yol açmıştır.
HIV (AIDS); 20 yüzyılın ortalarında maymunlardan insanlara geçtiği anlaşılan HIV’nin ilk örneği 1959 yılında Kongo’da ortaya çıkmıştır. Teşhisi ve adı 1980’lerde konulmuştur. Son 30 yılda 36 milyon insanın canını alan HIV için kesin tedavi henüz bulunamamıştır.
Kuduz Virüsü; Genel olarak hasta hayvanların ısırması sonucu bulaşan, beyin iltihaplanmasına yol açarak ölümle biten bir virüs hastalığıdır. Kuduz riskinin var olması durumunda alınacak en etkin önlem Kuduz aşısıdır.
Ebola Virüsü; 2014 yılında ortaya çıkan 5 farklı türü bulunan Ebola virüsü, çok yakın temasla, kan veya vücut sıvısıyla bulaşmaktadır. Ebola nedeniyle Batı Afrika’da 11 bin 310 kişi hayatını kaybetmiştir.
Korana Virüs (Covid-19); 2019 yılının sonlarında Çin’den tüm dünyaya yayılan korona virüs (Covid-19), insandan insana öksürme ve hapşırma sonrasında etrafa saçılan zerreciklerle geçmektedir. Bu virüsün vücut dışında yaşama süresi oldukça kısıtlıdır. Şu anda korona virüse özgü bir tedavi henüz bulunmamıştır. Bu virüs öksürük, ateş ve daha ağır vakalarda zatürre gibi belirtilerle solunum güçlüğüne neden olmaktadır. Sars ve Mers bir korona virüs türlerindendir.
Diğer virüs ve salgınlar ise; Antoninus Vebası (Galen’in Vebası), Jüstinyen Vebası, Kara Veba, Asya Gribi, Kuş Gribi, Domuz Gribi, Epstein Barr virüsü, Coxsackie Virüsü, Norw Alk virüsü, Hepatit A-B-C, Dang virüsü, Lassa Virüsü, Marburg virüsü, Hantavirüs bunlardan bazılarıdır.
Halen ülkemizde yayılmasını sürdüren Korona Virüs yüzünden hiç olmadığı kadar çok salgının yaşandığını görüyoruz. Tüm dünyada ve ülkemizde yayılan Korana Virüsün bulaştığı kişi sayısı ve bunun sonucunda ölenlerin sayısı her geçen gün giderek de artmaktadır.
Küresel ölçekte hastalıkla mücadele sistemi henüz mükemmel bir düzeye ulaşmış değil. Ancak salgını tespit etme ve bunlarla mücadele konusunda yeterli olmasa da çalışmalar sürdürülmektedir. İnanıyorum ki bu musibetin üstesinden geleceğiz. Yeter ki hijyen ve temizlik konusuna daha çok ağırlık verelim. Ellerimizi sık sık yıkayarak ve yüzümüze dokunmadan kaçınarak kendimizi koruyalım.
Yetkililerin açıklamaları doğrultusunda hareket edelim. Ülkemizin ve ailemizin geleceğini düşünerek lütfen evde kalalım.

Share
8.094 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...