logo

EMİR TİMUR’UN MEZARININ AÇILMASI

“EmirTimur”, “Bozkır kaplanı”, “Cihangir“ namlarıyla anılan Timurlenk Türk tarihinin önemli bir şahsiyetidir. Yukardaki resim, Rusya da sergilenen Emir Timur un mezarından çıkartılan kafatasına uygun olarak yapılan büsttür. Giriştiği bütün savaşları büyük bir ustalıkla kazanmış gerçek bir cihangirdir. Timur iki yönden çok eleştirilir. Bunlardan birincisi Avrasy’daToktamış’ı yenerek, Altınordu devletini ortadan kaldırmasıdır. Böylece Rusya’nın Asya’da yayılmacı politikasının önünü açmasıdır. İkincisi 1402 tarihinde, Ankara meydan muharebesi’nde Yıldırım’ı yenerek Anadolu birliğinin 50 yıl gecikmesine sebebiyet vermesi,Yıldırım’ın eşi Despina’ya bütün komutanlarının ve demir kafes içerisindeki Yıldırım Beyazıt’ın gözleri önünde sakilik yaptırması hiçbir Türk hakanı tarafından hoş karşılanmamıştır!


Roksana ve Yıldırım Beyazıt.
Gerçi bunlar Türk tarihinin siyasî, sosyolojk ve pisikolojik konularıdır ki ayrı bir analiz ister. Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de her zaman ”Cengiz “ ve “ Timur’u “ gerçek bir cihangir kabul etmiş ve övmüştür.
Timur,1405 tarihinde Çin Seferine hazırlanırken, hastalanarak ölmüştür. Semerkant’ta yaptırdığı Türbesine gömülmüştür. Daha sonra ölen aile bireyleri de bu türbeye gömülmüşlerdir. Kazakistan’da Türkiye-Kazakistan iş birliği ile yaptırılan Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde görev yaparken Özbekistan Vatan Üniversitesi’nin davetlisi olarak Prof.Dr.M.Kemal Atik ile birlikte Özbekistan’a gitmiştik. Burada “Kayseri’de Bir Özbekistanlı :Termizli Seyyid Burhaneddin”adlı bir tebliğ sunmuştum. İşte o günlerde Özbekistan’ı iyice gezmiş ve Buhara, Semerkant,Taşkent,Hive gibi önemli şehirleri hep dolaşmıştık.Nakşibent Hazretleri, Buhari Hazretleri’nin ,Maturidi Hazretlerinin mezarlarını ince ince ziyaret edip, ta merkatkarına kadar inip dua etme imkanını bulmuş bazen de M. Kemal Hoca’nın o enfes hıfzlarını dinleme imkanı bulmuştuk. İşte bu ziyaretlerin biri de Emir Timur’un ve aile mezarlarını incelememizdir.Muazzam bir türbe.
Türbe içerisindeki Emir Timur’un Yağlıboya Taplosu


İşte tam bu sırada aklıma 1941 yılında Stalin’in emri ile Timur’un mezarının açılmasıdır.Tam bir trajedi. İsterseniz olayı bir bilenden dinleyelim:
“ 21 Haziran 1941 de Özbekistan ın Semerkant şehrinde tarihi bir olay yaşandı . Sovyetler birliği başkanı Josep Stalin in talimatıyla Emir Timur un mezarı açıldı. Mihail Gerasimov başkanlığındaki bilim ekibi Timur un türbesine gelip çalışmalara başlıyorlar .Ekibi karşılayan ilk kişi türbenin bekçisi Mesud Alaev oldu .Ekibin maksatlarını öğrenince ,onları bu hareketten vazgeçirmek için bayağı mücadele etti .Ekip Alaev’ i dinlemedi ve onu bekçilik görevinden alınmasını sağladı. Haber halk arasına çabucak yayılıyor . Yörede yaşayan yaşlı kimseler türbeye gelip yapılan işin yanlış olduğunu Timur un laneti olduğunu orda çalışan ekibe anlatıyorlar .Hatta içlerinden biri 17. Yüzyılda yazılmış bir kitabı getirip orda Timur’ un laneti olduğunu ekibe anlatıyor. Ekip kimseyi dinlemiyor. Çalışmalarına devam ediyor.
Benzer bir olay 1747 yılında da olmuştu .İran Şahı Nadir Şah, Timur un türbesine gelip buradaki yeşim taşından yapılan kitabeyi aldı. Taş alındıktan sonra İran’ da bir deprem meydana gelir . Paniğe kapılan Nadir Şahta hastalanınca aldığı kitabeyi götürüp yerine koymak zorunda kalır. Kazı ekibi yerel halktan gelen uyarılara aldırmayarak çalışmalara başlar. Önce mezar odasındaki aydınlatma sistemi arıza yaptı . Mihail Gerasimov liderliğindeki Kazı ekibi Timur un mezarını açıp büyük hükümdarın kafatasını ellerine alıp poz veriyorlar. 21 haziran 1941
Vücudunun nerdeyse % 80 sağlamdır. Kazı ekibinde bir de genç bir kameraman Malik Kayumov kazının tüm aşamalarını filme çekmiştir .Film restore edilmiş günümüze ulaşmıştır. ”Önce Emir Timur un maskesi yapılıp ,yüz kalıbı çıkartılır.Boyu ölçülür .Timur un boyu 1.73 cm dir . Gerçekten aksak olup olmadığına bakılır . Hakikaten aksak olduğu tespit edilir. Aksaklığın sebebi kalça kemiğindeki incinmeden kaynaklandığı tespit edilir. Türbe içinde Timur ailesinden olan diğer kişilerin mezarları da açılır.Onların naaşlarıda incelenir .Türbede Muhammet Mirza Sultan ,kardeşi Pir Muhammet Mirza ,Timur un oğulları Celalettin Miran Şah Mirza ve Şah ul Mirza oğlu Uluğ bey de yatmaktadır .Türbede Timur hanedanından olmayan ilginç bir kişi Timur un hocası Aziz Nur Seyyit Bereke dir.
İlk inceleme sonrası Timur un naaşının olduğu tabut Moskova ya götürülür .Mezar açıldıktan bir kaç gün sonra Nazi orduları Rusyaya saldırır.
2.Dünyasavaşı boyunca Nazi askerleri Rusya dan temizlenene kadar 20 milyon asker ve sivil Rus vatandaşı hayatını kaybeder .Moskova da gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra gene Stalin in emriyle Timur un naaşı Semerkand a geri götürülüp 19-20 kasım 1942 tarihinde türbesinde defnedilir. Savaş ortamında bu işe ayrılan bütçe 1 milyon Rubledir .Timur un naaşı Moskova dan uçakla Semerkant a getirilip ,gene aynı türbeye defin işlemi yapılır.Türbe içinde kitabelerden birinde bedduayı andıran bir cümle olsa da, bu olay gerçekten bir lanetmiydi ,yoksa bu olaylar zinciri bir tesadüf müydü, en doğrusunu Allah bilir.
Bugün sokakta sorsak Timur u tanımıyan yoktur . Timur Yıldırım Beyazıt döneminde Osmanlı devleti ile de savaşmış .Peki neden savaş oldu ? Emir Timur, İslam’a zarar verdiğini düşündüğü, Osmanlıya sığınmış, Bağdat hâkimi yağmacı Ahmet Celayir ve onun dostu Karakoyunlu Kara Yusuf’u idam etmesini ya da kendisine vermesini istemiştir. Yıldırım Bayezid’a“Biz sizin kâfir ile cenk ettiğinizi biliriz. Amacımız sizi zayıf düşürüp ortak düşmanımız kafirlere kolaylık sağlamak değildir” diyen Emir Timur, bu isteği yerine gelirse kız alıp kız vermeyi, ebedi müttefik olup düşman ile beraber savaşmayı teklif etmiştir.Bayezid bu teklifi kabul etse belki İstanbul çok daha erken fethedilecek, Avrupa bir Türk kıtası olacaktır.Yıldırım Bayezid teklifi ret edince iki ordu 1402 yılında karşı karşıya gelir. Yaptırdığı anayasasının ilk maddesi “Türklüğü yüceltmek için yaşa Türk’e kılıç kaldıran eli kır” olan Emir Timur bir Türk ordusuna karşı savaşmak zorundadır. Osmanlı ordusu 90 bin asker Timur ordusu ise fillerle desteklenmiş 130 bin askerden oluşmaktaydı .
Ankara savaşı sonrası Osmanlı devleti yenilmiş .Yıldırım Beyazıt Timur’ a esir düşmüş .5 Şehzade tam 12 sene taht kavgasına tutuşmuş .Fetret devri denen bu kör dönemde devlet başsız kalmış. Çok kan dökülmüştür.


Timur ordusuyla başkent Bursa ya gelmiş. Saraydaki kap kacağa kadar yağmalamış .Bir süre işgal edip sonra tekrar geldiği yere Semerkanta geri dönmüştür . İstese Timur Osmanlı devletine son verebilirdi ama yapmadı . Timur un olumlu icraatlarından biride İzmir i Venediklilerin elinden almasıdır . Burada yaptığı savaş Hiristiyanlarla yaptığı tek savaştır. Timur’un olumsuz yaptığı icraatlardan biri de Şu anda Rusya tarafında olan Altınordu devletini yıkmasıdır .Devlet yıkılınca Çarlık Rusya sının temelleri atıldı ve bu devlet yüzyıllarca Osmanlıyı uğraştırdı. Altınordu devleti ayakta olsaydı Çarlık Rusya’ sı olmayacaktı ….
Sanat erbabları ,bilim insanları Timur un davetiyle Semerkant ta toplanmıştır.Timur ve ailesinin mezarı Semerkant’ta bir türbededir . Emir Timur, hayatı boyunca 27 hükümdarı dize getirmiş, hiçbir savaşı kaybetmeyerek tarihe adını yenilmez komutan olarak yazdırmıştır. Atatürk Timur için şöyle demiştir. “O şüphesiz ki gelmiş geçmiş en büyük komutandır”

Bugün cumhurbaşkanlığı forsundaki 13. Yıldız Timur devletine aittir.”
Bu derlediğimiz bilgiler Timur hakkında inanıyoruz ki sizlere derli toplu bir bilgi verecektir
Çağdaş Develi Gazetesi 03 .12.2020

Share
8.369 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...