logo

E-POSTA FACEBOOK TWITTER INSTAGRAM

Telgraf, telefon, faksimil, e-posta derken facebook sonra tweet ve instagram çıktı. Çıktı çıkmasına da bizleri ne hale getirdi? ‘Akıllı telefonlara ‘ sahip öğrenciler arasında yapılan bir araştırmaya göre, kişi başına günde ortalama 5s 30dk zamanı telefonda geçiriyorlarmış. Zaten Avrupa ortalamasının çok üstünde telefon konuşması yapan bir milletken şimdide akıllı telefonlarımız var.
FACEBOOK çok güzel bir iletişim yolu. Ama beni çok düşündürüyor. LÜTFEN ama LÜTFEN kimse kusura bakmasın, bu ortam arkadaşlık + bilgilendirme ortamı olmasına rağmen savaş meydanı gibi kullanılıyor. Ülkemizde zaman kaybı haricinde kamplara ayrıştırıcı etki yapıyor. Kavga arasında her şey abartılıyor ve iş çığırından çıkıyor. Basit bir resim veya yazı çok beğeni toplarken, ciddi bir araştırma pek taraftar toplamıyor. Karşı cenahtan biriyle arkadaş olunmuyor, olunsa bile iletisi beğenilmiyor. Ne acı değil mi? Bu anlattıklarımın aynını paylaşan, kendine dert edinen çok insanımız var.
Şimdi de TWITTER başımızda. Ancak gençlerimizin geleceği yönünden endişelerim arttı. Bakıyorsunuz genç kızlarımız / delikanlılarımız, saçı açıklarımız / kapalılarımız, gençlerimiz / olgun insanlarımız birbirlerine saldırıp duruyorlar. Twitter’da daha çocuk sayılacak yaştakilerin takip ettikler bin-iki bin hesap, bitmedi kendilerinin de aynı sayıda takipçileri var. Ya gönderdikleri tweetler; binler. Anlamıyorum ben 40 hesabı takip etmekle zorlanıyorum. Bunlar nasıl başa çıkıyorlar?
Bakınız hayalimden ne geçiyor; keşke diyorum konusunda eğitici / uzman olan kişiler; Türkçecimiz Türkçe, fencimiz fen, tarihçimiz, siyaset bilimcimiz, çiftçimiz, esnafımız kendi konularında herkesin anlayacağı şekilde (hem face’de hem twitter’da) küçük küçük bilgiler verseler ne kadar faydalı olurlar değil mi? Biz ne yapıyoruz; karşı tarafa hücum…
Biz demokrat bir aile yapısına sahibiz. İslam’ı öğrenirken ve tatbik ederken Hıristiyanlığın temel başlıklarını, kapitalizmle sosyalizmi, Teori ve Pratik ve Marks’ı Engels’i okurken, Atatürkçülüğü ve İlkelerini hatta Kavgam’ı okumamız gerektiğini öğrendik. Peyami Safa – Nazım Hikmet kavgasını, Necip Fazıl’ı takip ettik. Buradaki temel felsefe; ‘karşı taraf hakkında konuşacaksan, bil de konuş ve ayrıca inancın her türlü saldırıya karşı hazır olsun ki sağlam temeller üzerine inşa edilsin’dir.
Hepimizin yüreği yanmıyor mu geçmişimizdeki hatalarımıza: Bakınız 1970’lerde ya sağcı ya solcu olacaktınız… Herkes bir saf tuttu. O cânım Anadolu gençleri öldüler. Kavram kargaşası içinde boğulduk. Bazılarımız maalesef menfaat düşünürken ruhlarımızı sattık. Sebep batının oyunuydu, ama bizim suçumuz yargısız infazdı: Karşıyı dinlememek…
Seversiniz sevmezsiniz Sayın Deniz Baykal Yunanistan’da Bulgar sınırına yakın Türk köylerinin olduğu yere giremedi -güya askeri bölgeydi. Bende giremedim çünkü aslında biz Türk’tük. Bunu ilk olarak Türkiye kendisinden duydu. Bayan Tansu Çiller, Benazir Butto ile Bosna’ya gitti eşarp dağıttı. Bayan Rahşan Ecevit kilise sayısı artınca ‘ben camimi istiyorum’ dedi herkesin dikkatini konu üzerine çekti. Erbakan Hocamız İslam’ı öne çıkarttı. Sayın Bülent Ecevit’le birlikte Kıbrıs’ta akan Türk kanını durdurdular. Sayın Turgut Özal’ın bugün heykeli dikilse yeridir.
Neden bu insanlarımızı takdir etmeyelim.
Sayın Tayyip Erdoğan Beyimiz ekonomi dedi, huzur dedi, milli gelir dedi, Türkiye’nin yurt dışındaki görüntüsü dedi. Kötü mü oldu? Türkiye iktisaden, siyaseten ve sosyal devlet olma yolunda çağ atladı. Muhalif olabilirsiniz ama bir kerede bir şeyi alkışlayalım ne olur?
Bir Osmanlıca dediler (Osmanlı Türkçesi). Bu iş orada bırakılır mı hemen karşı saldırı. Te hey Osmanlıların kuruluşundan tutunda saray lisanına kadar eleştirmedik ne kaldı? Onlar öyle yaparda bizim taraftakiler durur mu?.. Ortada ne Atatürk kaldı, ne İnönü ne de Osmanlı. Olan maalesef sadece geçmişe olan itimadın sarsılması. Heyhat! Bir şeyi savunmak veya karşı gelmenin yolu geçmişe kötü söylemekten geçiyor. Mesela Sayın Cumhurbaşkanımızın 16 Türk İmparatorluk veya Devletinin yiğitleri, âlpleri ve akıncıları ile bir tören birliği hazırlaması ne güzel, ne ince bir düşünce ve Forsundaki 16 yıldızı anlatıyor olması bakımından çok önemli. Bu nu abartılı eleştirmenin faydası ne?
SONUÇ: Face ve tweet hesaplarını akıllıca, saygı çerçevesi içinde ve bilgilendirici kullanmadığımız veya hoşgörü sınırları içinde kalmadığımız sürece en ucuz şeyin zaman olduğu ülkemizde artan şekilde zaman kaybeder, daha fazla kamplara bölünüp birbirimizden koparız. Saygılarımla.
İşte her türlü eleştiriye açık hesaplarım:
Facebook: Develi Selim Akdoğan Twitter: @akdoğan_selim

Share
2.331 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gevher Nesibe Sultan Surlardan Sızan Aşk

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    İlk romanı “Anılarda Son Ermeni” ile yakaladığı büyük başarıyı sonraki eserlerinde de devam ettiren Abdullah Ayata, yalnız Kayseri'nin değil, bütün Türkiye'nin beğenerek okuduğu önemli yazarlarımız arasına girmiştir. Bu romandan sonra Ayata Anılarda Son Ermeni'nin yazarı diye anılacaktır. Müthiş doğa tasvirleri, usta dil işçiliği ilmek ilmek dokunan bir Abdullah Ayata romanından bahsediyorum. Elime aldığımda bırakamadan okuduğum Gevher Nesibe Sultanın hayat hikâyesini konu alan romanda, usta yazarlara mahsus bir üslup, ne anlattığı değil, nası...
  • DÜNYA TUVALET GÜNÜ

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Tuvalet, insanlık tarihinin en önemli ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde yemek içmek kadar önemli olan tuvalet ya da Hela, insan boşaltım sistemi artıkları olan dışkı ve idrarın boşaltılması ve uzaklaştırılması amacıyla tasarlanmış sabit düzenekler ile bunların yerleştirildiği kapalı mekândır. Tuvalet sözcüğü dilimize Fransızcadan girmiştir. Kelimenin aslı Fransızca “Toilette” olup, temizlik anlamına gelmektedir. Tuvalet kelimesinin dilimizdeki diğer isimlendirmeleri ise, abdesthane, ayakyolu, kenef, yüznumara (00), memişhane...
  • Develimizin İlk Diplomalı Diş Hekimi: Dr. Lütfü AVCI

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimizin faaliyetlerini ve tarihçesini, "Derneğimizin hafızasını" yazmayı planladığımda değerli Yönetim Kurulumuz,hemşehrilerim beni destekleyerek yüreklendirdi. Derneğin Başkanları ile ilgili fotoğraflar ve bilgiler edindim. Başkanların yakınlarıyla tek tek görüştüm. Kitabımız son aşamaya geldi. Değerli hocam Cavit Avcı’dan ağabeyi merhum Başkanımız Lütfü Avcı’yı anlatmasını rica ettim. Beni kırmayıp bu güzel yazıyı kaleme aldı. Bu vesile ile Avcı Ailesi’nden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sa...
  • Beyazdan Yeşile Bisiklet Turizmi ile ilgili Konferans

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Derneği’nin 4 Kasım 2020 Çarşamba günü Kayseri Erciyes Mirada Otel’de düzenlemiş olduğu “Beyazdan Yeşile” Bisiklet Turizmi ile ilgili konferansa; Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Develi Belediyesi, Spor A.Ş., Erciyes A.Ş., Karayolları Genel Müdürlüğü, ORAN Kalkınma Ajansı; Middle Earth ve Eon Turizm; Enverçevko Ulusal & Eurovelo ve Grandprix Koordinatörleri, Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Klubü Derneği üyeleri ve Abdullah Gül Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler katıldı. Bisiklet ve D...