logo

DÜNYA VİDEO OYUNLARI GÜNÜ

Video oyunları eğlence sektörüne dahil olduğundan beri, günümüzde eğlence anlayışı baştan sona değişmiştir. Eskiden sokaklarda saklambaç oynayan nesil, şimdilerde sanal dünyalarda imparator olup dünyaya hükmetmektedir. Bazen de kahraman olup dünyayı kurtarmakta ya da azılı bir soyguncu olabilmektedir.
İlk video oyununun mucitleri Thomas T.Foldsmith ve Estle Rayman’dır. Bu mucitler oyunu, 25 Ocak 1947 tarihinde, katot ışını tüplerinden yararlanarak geliştirmişlerdir. “CRT Eğlence Merkezi” isminde patent alan mucitler dünyanın ilk dijital oyununu yapmışlardır. Daha sonra 1971 yılında ilk ticari video oyunu piyasaya sürülmüştür.
Her geçen gün daha da karmaşıklaşan hayat akışı içinde oyunlar bizleri biraz olsun monotonluktan ve durağanlıktan kurtarmaktadır. Bu oyunlar sosyalleşmeyi sağlamakta ve modası hiçbir zaman geçmeyecek bir hobi olarak yanımızda yer almaktadır.
Her yıl binlerce farklı hikâyeyi anlatan oyunlar çıkmaktadır. Bunların bir kısmını arkadaşlarınızla oynayabilmeyi, bir kısmı ise sadece size özel oyunlar sunmaktadır. Bu oyunlar iyisiyle kötüsüyle bizlere bir şeyler ifade etmektedir. Bu yapımlar için seslendirme sanatçıları, animatörler, mimarlar ve dahası koca bir sektör emek vermektedir. Tüm bunlar bizlerin sıkılmadan zevkle vakit geçirmemiz için yapılmaktadır.
Video oyunları ABD, Japonya ve Avrupa’da 1970’lerin sonu 1980’lerin başlarında oluşacak yeni eğlence sektörünün temellerini, 1971 yılı ortalarında ticari bir eğlence olarak ortaya çıkmasıyla atmıştır. Bilgisayar ve video oyun gelişimi Atari Makineleri, üniversite bilgisayarları, elde oynanabilen cihazlar ve ev bilgisayarları gibi çeşitli alanlara ayrılmıştır.
“Video Oyunları Günü” hem 8 Temmuz hem de 12 Eylül’de farklı isimlerle kutlanmaktadır. İnternet altyapısında insanların farklı fikir ve düşüncesinde olmasından ve net bir belgeleme bulunmamasından ötürü kimi insanlar bu tarihi 8 Temmuz olarak diğerleri ise 12 Eylül olarak belirtmektedir. Video Oyunları Günü, video oyunlarının arkasındaki sanatı ve bilimi kabul etmek, ayrıca bunları oynamak için gereken becerileri takdir etmek için oluşturulmuş bir gündür. Dünyanın ilk bilgisayar oyunu dünyanın 1981 yılında Bill Gates ve Neil Konzen tarafından yazılan Donkey.bas adlı oyundur.
Bilgisayar, internet ve video oyunları ile hızla gelişen bir ekonomi sektörünün yarattığı sanal çocuklar üzerindeki etkilerine ait tartışmalar giderek ülkemizde de yoğunlaşmaktadır. Aileler, psikologlar, sosyologlar, eğitimciler, iletişimciler, eğitim teknologları ve akademisyenler tartışmanın taraflarını oluşturmaktadır. Tartışmacıların bir grubu çocuklar üzerinde olumsuz etkileri savunurken, bir grubu faydaları üzerinde durmaktadır.
İnternet aracılığıyla oynanan oyunlar ve video oyunlarının etkileri üzerine yazılmış makale ve yazılar incelendiğinde, şiddet içerikli olan oyunların ilgi gördüğü tespit edilmiştir. Söz konusu oyunların zaman içinde bağımlılık yarattığını belirten uzmanlar, etki altında kalan çocukların çevrelerine karşı daha saldırgan ve zarar verici eylemlere yöneldiğine dikkat çekmektedir. Bilgisayar oyunlarına bağımlılık, zamanla hastalık haline dönüşmektedir.
Ancak, araştırmadan çıkan diğer bir bulgu da oyunlara erken yaşta başlanılmasının, bir süre sonra onlarda bağımlılık yaratmasıdır. Tabi şüphesiz ki bu da endüstrinin bir isteğidir.
Keza okul öğrencisi çocukların, video oyunlarına kendilerini kaptırıp, okuldaki derslerini ihmal ettikleri, hatta bunların bir çeşit bağımlılık haline dönüştüğü de görülmektedir.
Türkiye, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında dijital oyun sektörü ile daha geç tanışmış olmasına rağmen oldukça hızlı ilerleme göstermiştir. Türkiye oyun piyasasında pazarın oluşmasından bu yana süregelen yabancı şirket tekeli, günümüzde de devam etmektedir
Bilgisayar, internet ve video oyunlarının çocukların küçük yaşlarda teknoloji ile etkileşime girmesinin zararlarına işaret eden görüşlere karşın, dijital teknolojiye ilgi duyması en azından onların gelecekleri açısından faydalı olduğu cihetle, ailelerin gerek internet kullanımında ve gerek video oyunları seçiminde, kontrolü elden bırakmamaları bir çeşit panzehir olarak görülmelidir.

Share
154 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...
  • Sıla-i Rahim – 2

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul'dan Develi'ye bir gönül köprüsü kurmuştuk. Şenliklerle, açılışlarla ve ziyaretlerle bu yıllarca devam etti. Elbette bu iki haftaya sığmayacak kadar değerli büyüklerimiz, arkadaşlarımız ve dostlarımız vardı. Özür dileyerek belirtmem gerekir ki pandemi ve zaman dolayısıyla hepsinin ziyaret etmek mümkün olmadı. Değerli hocamız Ömer Kaliber ile aynı mekânlarda birkaç kez karşılaşıp sohbet etmemize rağmen bir fotoğrafımız olmadı. Yıllar sonra karşılaştığımız arkadaşlarımızla hasret giderdik. Kaymakamlık ve Belediye personeline, beni kucak...
  • DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir. Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletle...