logo

DÜNYA VERİ GÜVENLİĞİ GÜNÜ

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bilişim teknolojilerinin yaygınlaşması ve kullanımı hızla artmaktadır. Bu teknolojilerin kullanımı ülkemizde hızla yaygınlaştırılmaya çalışılırken, geliştirilmesi ve etkin kullanımı konusunda birçok yetersizlik söz konusudur.
Teknolojinin bu kadar hızlı yayılması ve gelişmesi, beraberinde birtakım dezanvantajlar gibi güvenlik tehditlerini de getirmiştir. Bu tehditleri bertaraf edebilmek, bilginin gizliliğinin korunmasını sağlayabilmek tüm kuruluşlar ve kişiler için önemli hale gelmiştir. Özellikle yazılım sektörü gibi hizmet sektöründe bilgi gizliliğinin sağlanması zaruri hale gelmiştir.
Veri (Data), herhangi bir işleme tabi tutulmadan, gözlem veya ölçüm yöntemleri ile ortamdan elde edilen her türlü değerdir.
Bilgi ve Veri güvenliği, elektronik ortamlarda verilerin veya bilgilerin saklanması ve taşınması esnasında bilgilerin bütünlüğü bozulmadan, izinsiz erişimlerden korunması için güvenli bir bilgi işleme platformu oluşturma çabalarının tümüdür. Veri güvenliği, temelde üç unsuru hedefler. Gizlilik, bütünlük ve kullanılabilirliktir. Bunun sağlanması için, uygun güvenlik politikasının belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
28 Ocak 2016 tarihinde, Türkiye dâhil 47 Avrupa Konseyi üyesi ülke, AB kurumları ve sivil toplum örgütleri, 28 Ocak tarihini “Veri Güvenliği (Koruma) Günü” kabul ederek kutlamışlardır.
Daha sonra ülkemizde 7 Nisan 2016 tarihinde, 6698 sayılı “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu”, Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm firmaları doğrudan ilgilendirmekte ve müşterilerin özel bilgilerinin gizliliğini güvence altına alması sebebiyle son derecede önemlidir. Bu kanunla birlikte kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişilere ilişkin her türlü bilgi koruma altına alınmıştır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun ihlal edilmesi son derecede ağır yaptırımları da beraberinde getirmektedir.
Kişisel Veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklere ilişkin bilgiler de kişisel veridir.
Peki, bu kadar çok tehditle karşı karşıya kalan kuruluşlar ve bizler bu güvenlik tehditlerine karşı neler yapabiliriz. Kişisel verilerimizin elimizden çıkıp şirketlerin ve ne olduğu belirsiz kişilerin eline düştüğü an başımıza neler gelebileceğini bir düşünün.
Bu nedenle bilgi güvenliğinin sağlanması için bilgi varlıklarının korunması gerekmektedir. Fiziksel olarak korunması için fiziksel güvenliğin, transfer edilmesi gereken bilginin korunması için iletişim güvenliğinin, sistemlere erişimlerin kontrol edilmesi için bilgisayar ve ağ güvenliğinin sağlanması gerekmektedir.
Kişisel bilgisayar güvenliği ile ilgili, virüs tarama programlarının kurulu olması, bu programların ve işletim sistemi hizmet paketlerinin ve hata düzeltme ve güncellemelerinin düzenli aralıklarla yapılması, bilgisayarda şifre korumalı ekran koruyucu kullanılması gerekmektedir.
Özellikle ülkemizde, ne yazık ki, birçok kurum ve kuruluşun ve her seviyeden bilgisayar kullanıcısının çoğunlukla bilgi ve bilgisayar sistemlerine ve bilgi güvenliğine bakış açısının yeterli seviyede olmadığı tespit edilmiştir. Saldırılar ve zafiyetler karşısında, bilgi güvenliğini sağlamak için güvenliği oluşturan unsurların belirlenmesi gereklidir.
Kötü niyetli kişilerin, insanların zaaflarından faydalandıkları, kullanıcıların akıllarına bile gelmeyecek birçok masumane yaklaşımları kullandıkları, bilgisayar teknolojilerinde var olan açıklardan yararlandıkları bilinmektedir. Internet üzerinden gelebilecek zararlı yazılımları veya program parçacıklarına karşı kişisel ve kurumsal bilgi güvenliğinin sağlanması da bu tür siber saldırıların ortadan kalmasını sağlayacaktır.
İster bilgisayar isterse cep telefonu, tablet vs. olsun elektronik cihazlarımızın güvenliğini kurallara uygun kullanalım. Bu konuya azami dikkat edelim.

Share
5.907 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir Portre Tevfik Yüksel Suyolcu ve Ailesi

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    1934 yılında Develi'de doğdu. Babası Öğretmen Hasan Suyolcu, annesi Mısırlılardan Şerife Suyolcu'dur. İlk ve orta öğrenimini Develi'de tamamladı. Kayseri Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1957 yılında askere gitmeden önce Develi Dumlupınar İlkokulu'nda iki yıl öğretmen vekilliği yaptı. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde yükseköğrenimini tamamladı. Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'nde çalışma hayatına atıldı. Aynı kurumda uzun yıllar Satış Organizasyon Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı yaptı. 1964 yılında Mısırlılar ailesinin kızı F...
  • DÜNYA KEKEMELİK GÜNÜ

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Kekemelik, en genel anlamıyla konuşmanın akıcılığında, ritminde, vurgularında, tizliğinde ve ses birimlerinin çıkarılmasında ortaya çıkan bir bozukluktur. Kekemelik insanın içyapısını, özgüvenini, hayata bakışını, kendisine saygısını ve diğer insanlarla iletişimini etkileyen çok önemli bir olaydır. Diğer bir ifadeyle kekemelik, bireyin konuşmasının akıcılık ve zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan bir biçimde bozulmasıdır. Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik üzerine çok...
  • ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-2

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Geçici Sevk ve İskân Kanunu Ermeni milliyetçiliğinin önemli propaganda unsurlarından biri olan okullarda, muallimler gerek derslerde yaptıkları sözlü anlatımlar gerekse kullandıkları ders kitapları ve araç-gereçleri vasıtasıyla, genç zihinleri biçimlendirmeye ve talebeleri milliyetçi hareketlerin öncüleri yapmaya büyük çaba sarf etmişlerdir. Ermeni komitacıları 1892 yılında Ermenileri isyana yönlendirme amacıyla yurt dışında bastırdıkları bildirileri Samsun, Merzifon, Yozgat ve Kayseri'de dağıtıp astılar. Bu gelişmeler üzerine Hükûmet gerekli...
  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...