logo

DÜNYA UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE HAFTASI

Ülkelerin sınırlarını aşıp küresel bir problem haline gelerek toplumların bugününü ve geleceğini tehdit eden şey uyuşturucu kullanımıdır. Uyuşturucu kullanımı, ölümlerin yanı sıra, yaşamların dramatik bir şekilde kararmasına, bireyin ve toplumun refah düzeyinin düşmesine, madde ile ilintili suç ve kazaların, enfeksiyon hastalıklarının artmasına yol açmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü, uyuşturucu kavramını; Sakinleştirici veya uyarıcı etkileri olan, kişide kullanımına bağlı daha fazla kullanma isteği uyandıran ve alınmadığında yoksunluk belirtileri gösteren, bitkisel kökenli veya bir takım kimyasal bileşenlerin bir araya gelmesiyle oluştuğunu belirtmektedir. Bu oluşum, merkezi sinir sistemini etkileyerek fiziksel ve ruhsal bağımlılık hallerine yol açan bütün maddeler olarak tanımlamaktadır.
Bağımlılık ise, kişinin zarar görmesine rağmen madde kullanımına devam etmesi, kullandığı maddeyi uzun süre bırakamaması, sürekli madde arayışı içinde olması, kullandığı maddeyi giderek arttırması olarak tarif edilmektedir.
Madde bağımlılığı tüm dünya genelindeki toplumların temel sağlık sorunlarından birisidir. Sadece kullanılan maddenin ortaya çıkardığı yan etkiler değil, yol açtığı sosyal sorunlar ve fiziksel hastalıklar ele alındığında, bireysel ve toplumsal maliyeti yüksek hastalıklar arasında yer almaktadır. Günümüzde uyuşturucu bağımlılığı tüm dünya için büyük bir tehlikedir.
Ülkemizin sorunu olduğu kadar dünyanın da en önemli sorunlarından birisi madde bağımlılığıdır. Bağımlı kişi, özgürlüğünü kaybeder, kendine olan güveni zayıflar, kendisini kontrol altında tutamaz, ideallerini kaybeder ve insani ilkeleri yok olmaya başlar.
Dünyada uyuşturucu kullanma alışkanlığında artış olması ve bunun insanlık için büyük bir tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareket eden Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1987 yılında almış olduğu bir kararla 26 Haziran’ın dünyada, “Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü” olmasına karar vermiştir.
Uyuşturucu ile Mücadele Günü’nün ilan edilmesindeki amaç, dünya topluluğunun dikkatinin uyuşturucu sorununa çekilmesini ve tüm halkın uyuşturucu ile mücadele için birleştirilmesini hedeflemektedir. Her türlü doğal veya sentetik uyuşturucu maddeler ve bunların üretiminde kullanılan ara kimyasalların, ulusal ve uluslararası boyutta kaçakçılığını, üretimini, kullanımını, dağıtımını ve sokak düzeyinde satışını engellemektir.
Uyuşturucu ile mücadelede aileye çok büyük bir görev düşmektedir. Gençlerimizin milli değerlere bağlı bir şekilde yetişmesini sağlayan ailenin, bu tehlikenin bertaraf edilmesinde çok büyük bir katkısı olacaktır. Bunun yanında eğitim ve öğretim kurumlarında uyuşturucu felaketinin boyutları hakkında yapılan eğitimler de aynı şekilde faydalı olacaktır.
Önleme çalışmalarında bireyi madde kullanımına başlamadan bilinçlendirmek öncelikli hedef olmalıdır. Önleme çalışmalarında eğitim yolu ile madde kullanımının engellenmesine çalışılmalıdır. En iyi korunma yolu ise hiç başlamamak ve kullanmamaktır. Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunu olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır.
Benim başıma gelmez, benim çocuğum yapmaz yaklaşımından uzaklaşılmalıdır. Çocuk ve gençlerimizin bu illetten kurtulması için toplumun tüm kesimleri üzerine düşen her türlü sorumluluğu sonuna kadar yerine getirmelidir. Çağımızın vebası olarak değerlendirilen bu sorunla sonuna kadar mücadele edilmesi gerekmektedir. Uyuşturucu ile mücadelede ailenin çok büyük bir önemi vardır.
Uyuşturucu sorunu yalnızca bazı grupların risk altında olduğu bir problem olmayıp, tüm toplumun problemidir ve herkes risk altındadır. Bu sebeple mücadelenin de toplumun her kesimi tarafından topyekûn bir seferberlik anlayışıyla sürdürülmesi gerekmektedir.
Bağımlılıklar birbirini tetikleyen ve birbirine kapı açan olaylardır. Bugün sigarayla başlayan bir bağımlılık, yarın alkole ve uyuşturucuya dönüşebilir. Lütfen çocuklarımızla ilgilenelim. Onların anneleri babaları olduğumuzu, onların en yakınları olduğumuzu unutmayalım. Çocuklarımızla konuşalım, onları dinleyelim.
Eğer biz çocuklarımızla konuşmazsak sokaklarda çocuklarımızla konuşmak isteyen uyuşturucu kaçakçıları ve kötü niyetli insanlar bulunmaktadır. Çocuklarımıza sahip çıkalım, sokaklara bırakmayalım…

Share
880 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...