logo

DÜNYA TUVALET GÜNÜ

Tuvalet, insanlık tarihinin en önemli ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde yemek içmek kadar önemli olan tuvalet ya da Hela, insan boşaltım sistemi artıkları olan dışkı ve idrarın boşaltılması ve uzaklaştırılması amacıyla tasarlanmış sabit düzenekler ile bunların yerleştirildiği kapalı mekândır.
Tuvalet sözcüğü dilimize Fransızcadan girmiştir. Kelimenin aslı Fransızca “Toilette” olup, temizlik anlamına gelmektedir. Tuvalet kelimesinin dilimizdeki diğer isimlendirmeleri ise, abdesthane, ayakyolu, kenef, yüznumara (00), memişhane, kademhane, WC, hela gibi ifade edilmektedir.
Günümüzde dünyadaki birçok bölge için refah göstergesi olan tuvaletlerin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. Tuvalet ve lağım çukurlarının ilk izleri M.Ö 3000 de Mezopotamya ve İndus vadisinde, daha sonraları Girit ve Miken uygarlıklarında görülmektedir. Efes Antik şehrindeki tuvaletler alaturka- alafranga karışımı bir tipe benzemektedir.
Günümüzde tuvaletler insanlığın büyük bir kısmı için hala lüks sayılmaktadır. 19 Kasım 2001’de Dünya Tuvalet Örgütü (WTO), Singapurlu bir hayırsever olan Jack Sim tarafından kurulmuştur. On iki yıl sonra Birleşmiş Milletler (BM), 2013 yılında 19 Kasım tarihini, “Dünya Tuvalet Günü” olarak ilan etmiştir.
Her yıl, 19 Kasım tarihinde, Dünya Tuvalet Günü nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlenmekte, en temel ihtiyaçlardan biri olan tuvaletten yoksun ülkeler için yardım toplanmakta, insanlar tuvalet temizliği, küresel ölçekte sağlık açısından farkındalık yaratmak konusunda bilinçlendirilmeye çalışılmaktadır.
Açık alanların tuvalet olarak kullanıldığı ülkeler, çocuk ölümlerinin de en fazla görüldüğü yerlerdir. BM’ye göre, dünya nüfusunun yüzde 40’ı temiz ve uygun bir tuvaletten mahrumdur. Sadece 1 milyar kişi kanalizasyon sisteminden yararlanabilmektedir. 5 milyar dolayında insanın 200 milyon ton dolayındaki tuvalet artıkları, doğrudan doğruya doğaya atılmaktadır.
Dünyadaki birçok bölgede, fosseptik ve kanalizasyon atıkları arıtılmadan temiz sulara karışmaktadır. Her yıl dünya çapında 5 milyonu aşkın çocuk, temizlik şartlarının yetersizliğinden ve kirlenmiş içme suları kaynaklı hastalıklardan kaynaklanan, ishal benzeri hastalıklar sonucu ölmektedir. Tuvalet imkânı olmayan her 5 kadından 2’si dışarıda tuvalet nedeniyle tecavüz ve istismar riskiyle karşı karşıya bulunmaktadır.
Dünya çapında 4,5 milyar insan, güvenli olacak şekilde temizlik olmaksızın yaşamaktadır. Fakir ülkelerde halka açık alan, paylaşılan alan, evler, şehir ve köylerde insanların kullanımı için umumi tuvalet, sanisette (Para at-gir tuvaleti), alafranga tuvalet, alaturka tuvalet, rezervuar, pisuar, kompost tuvalet gibi tuvaletler yapılarak ihtiyaçların giderilmesi için uğraş verilmektedir.
Modern tuvaletlerde, insanın ihtiyacını gidermeye yardımcı olacak tuvalet taşı, klozet gibi aparatlar atık su kanalizasyon şebekesine bağlanarak atığın binadan sağlıklı şekilde atılması sağlamaktadır. Ülkemizde, inancımızdan dolayı toplumumuzda temizliğe büyük önem verildiğinden yüzyıllar öncesinde bile tuvaletlerin temiz olmasına özen gösterilmeye çalışılmıştır.
Ancak, halen bazı aileler çocuklarına yeterince tuvalet eğitimi ve alışkanlığını verememektedir. Alışkanlıklar toplumdan topluma değişiklik göstermektedir. Hatta aynı toplumda içindeki kültürlerde de farklılıklar göstermektedir. Türkiye’de tuvalet erişimi sorunu yok ama tuvalet temizliği konusunda gidilecek epey yolumuz var. Çünkü tuvalet eğitimi kadar tuvalet kullanımı da önemlidir. Çoğu insan tuvalet temizliğinin nasıl yapılacağından bile habersiz.
Temiz olmak kişiye öncelikle güven ve mutluk vermektedir. Tuvaletlerimizi temiz tutalım. Hijyen konusuna önem verelim. Bu arada tuvaletlerin bir ülkenin medeniyet göstergesi olduğunu da unutmayalım. Çünkü “Temizlik Uygarlıktır”.

Share
2.784 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...