logo

DÜNYA STANDARTLAR GÜNÜ

Standart kelimesi, günlük hayatta vatandaşların sıklıkla kullandığı kelimelerden bir tanesidir. (Standart dil, çifte standart, hayat standardı, yaşam standardı gibi). Standart kelimesi Fransızcadan Türkçemize geçmiştir.
Dünyada yaşanan teknolojik gelişmelerin üretim ve tüketim yapılarını yeniden şekillendirmesi ve rekabet ortamı ürünlerde kaliteyi ön plana çıkarılması amacıyla uluslararası standartların getirilmesini zorunlu kılmıştır.
Standart, belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan bir ürün veya hizmetin üretilmeye başlandığı ilk andan itibaren söz konusu olan kurallardır. Standartlar temel olarak üretimin yeri değişmiş olsa bile, ürünlerin aynı kalite ve standartlarda olmasını sağlamaktır.
Standart deyince akla ilk gelen kurum “Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı’dır (ISO)”. ISO, evrensel standart ilkeleri oluşturan bir organizasyondur. İşletmelere ve şirketlere belge vererek denetleme ve kontrol sürecini gerçekleştirmektedir.
14 Ekim 1946 tarihinde Londra’da 25 ülkeden 65 temsilci bir araya gelerek, dünya standardizasyon çalışmalarını yönlendirecek uluslararası bir örgütün kurulmasına karar vermiştir. Böylece, “Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı (ISO)” kurulmuş ve ISO, 1947 yılında çalışmalarına başlamıştır.
Ürünler ile ilgili standartlar çok eski tarihlere dayanmaktadır. İlk ortaya çıkan ürün ile ilgili standartlar, ölçüm standartlarıdır. Bu standartlar, mal ve hizmet için fiziksel ölçüm temelinde yayınlanmıştır.
Tarihte ilk bilinen yazılı standart, “Kanunname-i İhtisab-ı Bursa”, Osmanlı Padişahı Sultan II. Bayezid (Beyazıt) Han tarafından 1502 yılında ferman olarak yayınlanmıştır. Bu belgede kalite, boyut, ambalaj gibi konularda standartlar belirlenmiştir, narh ve ceza hükümlerine de yer verilmiştir.
Ülkemizde standardizasyon çalışmaları 1930 yılında başlamış, 1936’da “Standardizasyon Dairesi”, 1954 yılında da “Türk Standartları Enstitüsü (TSE)” kurulmuştur. 18 Aralık 1960 tarihinde yürürlüğe giren bir yasa ile TSE yeniden oluşturulmuştur. 16 Mayıs 1985 tarihli 3205 sayılı yasa ile TSE Kurumu bugünkü yapısına kavuşturulmuştur.
Dönemin TSE Başkanı Faruk Sunter’in, 1968 yılında ISO Genel Kuruluna sunduğu teklifle 14 Ekim tarihinin Dünya Standartlar Günü olmasını talep etmiş ve tüm dünyada kutlanmasını sağlamıştır. Her yıl Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı (ISO), Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) ortak yayınladıkları mesajla “14 Ekim Dünya Standartlar Gününü” kutlamaktadır.
Farklı alanlarda da standartlar düzenlenebilmektedir. Örneğin; Ekonomi, Sağlık, Güvenlik, Eğitim, Enerji, Spor gibi farklı yerlerde standartlar ile karşılaşırız. Her bir alanda geçerli olan standartların amacı, toplumu her zaman daha iyiye doğru yönlendirmektedir.Dünya Standartlar Günü, üretim ve tüketimin tüketici hakları ve üretim koşulları bakımından öneminin anlatılmak istendiği bir gündür. İnsanlar hayatlarına devam edebilmek için sürekli tüketmek zorundadır. Bu tüketimin doğru düzgün ve sağlıklı gerçekleşmesi için standartlar belirlenmiştir. İnsan sağlığını öncelediği standartlar sayesinde üretim ve tüketimde insanlık değerleri korunmaya çalışılmıştır. Üretimdeki ve tüketimdeki standartlar sayesinde, üretici ve tüketici hakları korunmakta, insan sağlığı koruma altına alınmakta ve üretimde kalite ön plana çıkarılmaktadır.
Bu düşüncelerle standartların öneminin anlaşılmasına, standardizasyon bilincinin ülkemizde ve tüm dünyada yaygınlaşmasına hizmet eden
14 Ekim Dünya Standartlar Günü’nü kutluyorum.

Share
5.838 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...