logo

DÜNYA ŞEHİRCİLİK GÜNÜ

Sanayileşmenin tabiî ve zorunlu bir sonucu olan şehirleşme hareketi nüfusça kalabalık merkezlerin meydana gelmesine yol açmıştır. Ancak bir yandan şehir sakinlerinin en rahat şekilde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve dinlenebilmeleri, öte yandan da görünüşü itibariyle şehirlerin güzelliğe sahip olması ciddi bir ihtiyaç şeklinde hissedilmiştir.
Günümüzde, içinde yer aldığımız şehirlerin daha yaşanabilir kılınabilmesi, tüm dünya şehirlerinin ortak hedefidir. Bunun için doğada yer alan kaynakların gelecek kuşaklara kalacak şekilde akıllıca kullanmak gerekmektedir. Tüm bunları yaparken tarihi ve kültürel çevre değerlerimizi de koruyarak onlara sahip çıkılmalıdır.
Dünyamız plansız şehirleşme yüzünden güzelliğini günden güne kaybetmekte ve sağlıksız bir görünüme bürünmektedir. Şehirde yaşayan milyonlarca insanı, hızlı nüfus artışı, plansız sanayileşme ve buna bağlı olarak ortaya çıkan çevre kirliliği gibi birçok sorun beklemektedir.
Arjantinli akademisyen Prof. Carlos Della Paulera, 1949 yılında “Dünya Şehircilik Günü” fikrini ortaya atmıştır. Bu günün, şehircilik sorunlarının tartışıldığı bir uluslararası hatırlama ve düşünme günü olması niyeti ile ilk toplantının 1950 yılında Buenos-Aires’te yapılmasını sağlamıştır. Bu tarihten sonra, 8 Kasım her ülkede planlama sorunlarının tartışıldığı gün olarak kararlaştırılmıştır.
Türkiye’de, “Dünya Şehircilik Günü Komitesi” 1964 yılında kurulmuştur. 1977 yılına kadar mesajlar ile bu etkinliğe katılan Türkiye, bu tarihten sonra sadece mesajlar ile yetinmeyerek “Dünya Şehircilik Günü Türkiye Daimi Komite Sekretaryasını” oluşturmuş ve 8 Kasım1977 tarihinde eski Türk şehirlerine dair bir seminer ile ilk oturum gerçekleştirilmiştir.
Genel olarak 8 Kasım “Dünya Şehircilik Günü” ülkemizde insanları doğruya yönlendirmeye, bilinçlendirmeye ve alanında doğru bilgileri insanlara aktarmaya çalışan bir gündür. Bu etkinliklerde şehircilik, planlama, şehir sorunları, çarpık kentleşme gibi birçok konuda bilgiler verilmektedir. Her yıl belirlenen farklı temalar çerçevesinde, şehircilik alanında yaşanan sorunların tartışılmakta, toplumsal bilinç yaratılmaya çalışılmaktadır.
Ülkemizin büyük şehirlerinde de en büyük sorunlarından bir tanesi şehir merkezlerindeki yeşil alanların azlığıdır. Kentleşme ile kaynak tüketimi artmaktadır. Sel ve taşkınlar büyük sorun haline gelmektedir. Çarpık kentleşme nedeniyle düzensiz yapılar oluşmakta olup, buna paralel olarak ulaşım gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Sorunun çözümü, üretilen projelerin sadece bugünün değil, 40-50 yıl sonrasının şartlarında dahi hizmet verebilmeli veya projeler kolayca alternatif üretebilecek şekilde olmalıdır. Başta şehir plancıları ile yerel yönetimler olmak üzere, planlama konusundaki tüm karar organları bu birikiminden istifa etmelidir.
Şehirlerdeki yapılaşmalarda imar planı değişiklikleri sonucu yapı yoğunlukları artmaya başlamıştır. Bunun sonucu önce villa siteleri veya en fazla dört-beş katlı apartmanların bulunduğu siteler oluşturulmuş, daha sonra düzensiz bir şekilde çok katlı apartmanlar ve gökdelenler şehirlerdeki yerlerini almışlardır.
Ülkemizdeki şehircilik pratiğinin başarılı olmadığı bir gerçektir. Ülkemizde, bilimin gerekleri tamamen göz ardı edilerek imar, planlama ve denetim süreçlerini tam bir kaos ortamına dönüşmektedir. Çok sayıda yasal düzenlemenin son yıllarda olağanüstü bir hızla acelecilikle, kanun, kararname ve yönetmenlik değişiklikleriyle gündeme getirilmektedir. Oysa yaşanmış olaylardan ders çıkartılmalı ve yasal düzenlemelerle ülkemizin gerçeği olan afet risklerini azaltmayı amaçlayan çalışmalar yapılmalıdır.
Şehircilikte önemli olan rant dağıtmak ve yandaşları zenginleştirmek değil, ayrımsız olarak tüm kente ve kentlilere güvenli, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı, sürdürülebilir kentler sunmayı amaçlayan çalışmalar yapmaktadır.

Share
441 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...