logo

DÜNYA PİL GÜNÜ

Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine doğrudan dönüştürerek, bünyesinde depolayan cihazlara PİL denir. Çoğunlukla aynı kimyasal yapıya ölçülere ve elektrik kapasitelerine sahip piller, tek tek bir araya getirilerek pil grupları oluşturulabilir ve bunlara kısaca BATARYA denilmektedir.
Pilin tarihi milattan sonra erken yüzyıllara kadar dayanmaktadır. Bu döneme ait, pişmiş toprak kap içinde bakır tabaka ile çevrelenmiş demir bir çubuk bulunan sözde Bağdat Pili denilen kalıntılar bulunmuştur. Pillerin asıl gelişimi ise Alessandro Volta ile başlamıştır. Günümüzde 18 Şubat olan “Dünya Pil Günü” aynı zamanda onun doğum günüdür. Kurşun asit piller yani akü, Gaston Plante tarafından 1859 yılında bulunmuş ve otomobillerin gelişmesine önayak olmuştur. Bu şekilde şarj edilebilir piller de hayatımızın bir parçası haline gelmiştir.
Pillerin dış kısmı metal veya plastik bir örtü ile kaplanmıştır. Bu örtünün altında artı kutba bağlı bir katot ile eksi kutba bağlı bir anot bulunmaktadır. Bu bileşenlere daha çok elektrot denilmektedir. Elektrotlar pilin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Elektriği üreten kimyasal reaksiyon da bu elektrotlar üzerinden gerçekleşmektedir.
Radyo, el feneri, oyuncak, cep telefonu vb. cihazlarda piller tek tek kullanılırken, matkap, tornavida gibi kablosuz güç aletleri, kameralar, telsiz telefonlar, acil aydınlatma sistemleri ve benzerlerinde de batarya kullanılmaktadır.
Teknolojinin gelişmesiyle uzun ömürlü, enerji verimi yüksek şarj edilebilir lityum bataryalar yaygınlaşmıştır. Pillerin günlük hayatta en basit kullanım şekli televizyon kumandalarında, saatlerde, el fenerlerinde, oyuncaklarda, telsiz telefonlar ve radyolarda görülmektedir. Pillerin yapısında cıva, kadmiyum, kurşun gibi riskli kimyasal maddeler bulunmaktadır. Günümüzde gelişen teknolojiyle çevre dostu pillerin üretimi yapılsa da yine de ömrünü tamamlamış olan piller bulunmaktadır.
İşlev bakımından piller, şarj edilebilen, şarj edilemeyen, düğme piller olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Şarj edilebilen piller ile şarj edilemeyen piller aynı işlevi görmektedir. Aralarındaki fark, şarj edilemeyen pillerin kullanım süresi dolduğunda atık olmasıdır. Şarj edilebilen piller ise özel şarj cihazları ile elektrik yüklenebilmektedir. Düğme piller boyutlarına göre kol saatlerinde, oyuncaklarda, işitme cihazlarında, hesap makinelerinde kullanılmaktadır.
Türkiye’de yılda 11 bin ton, yani yaklaşık 300 milyon kalem pil piyasaya sürülmektedir. Sadece İstanbul’da yılda 18 milyon pil tüketilmektedir. Bu piller arasında ömrünü tamamlamış atık pillerin 2020 yılına göre sadece 750 tonu toplanabilmektedir. Piller çöpe atıldığında yeraltı sularına ve toprağa karışarak çevre kirliğine neden olmakta ve dolaylı olarak insan sağlığı da olumsuz şekilde etkilenmektedir.
Oyuncaklarda kullanılan pillerin şarj edilebilir ve çevre dostu ürünler olmasına dikkat edilmelidir. Düğme pilli oyuncakların ise devamlı kontrol altında olması gerekmektedir. Düğme piller bebekler ve çocuklar tarafından yutulabileceği için oyuncaktaki pil yuvasının sıkı sıkı vidalanmış olmalıdır. Piller parlak olduğu için çocukların ilgisini çeken ürünlerdir. Ellerine geçen pilleri ısırabilir ve yutabilirler. Piller ısırıldığında delinebilir, bu da zehirli kimyasalların yutulmasına neden olmaktadır.
Piller de aktığında çevreye zararlı kimyasallar yayabilir, insan sağlığında ve ekolojik sistemde geri dönüşü olmayan sonuçlar elde edilebilir. Temiz su kaynaklarına ve üretim yapılan topraklarda kadmiyum, cıva, kurşun gibi zehirli maddelerin karışması, insanların ve hayvanların zehirlenmesine, cıva zehirlenmesiyle kalıcı hastalıkların yaşanmasına kadar tehlikeli sonuçlar oluşabilmektedir.
Ömrü biten tüm atık pillerin geri kazanım yoluyla doğal kaynakların verimli kullanımını artırmak için evlerinizde, iş yerlerinizde biriktirdiğiniz atık pilleri poşette, karton kutuda veya kavanozlarda biriktirerek süpermarketlerde, okullarda, muhtarlıklarda, belediyenin belirlediği toplama merkezlerinde bulunan atık pil kutularına atmalıyız.
Bu vesileyle Dünya Pil Gününüz kutlu olsun.

Share
7.854 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-1

    25 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    a. Ermeni Olayları (1896) Ermeni teşkilatlandığı yerlerden biri de Van ve çevresidir. 1.Haziran 1896 tarihinde başlayan Van İsyanı’nda yine Ermeni meselesi için devletler devreye girmiş ve komitacılar cezalandırılamamıştır. 10- Adana Olayları (1909) 1895’te Hınçak Komitesi tarafından bir gösteri düzenlendi. Yaklaşık beş bin Ermeni Bâbıâli’ye yürüdü. Silahlı Ermeni komitacıları Bâbıâli’yi basarak büyük bir hâdise çıkarıp Avrupa’nın dikkatini Ermeni Meselesi üzerine çekip Avrupa’nın müdahalesini planladılar. İsyan kısa sürede bastırıldı. ...
  • Sultanahmet Azade Otel’de İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantımız

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Pandemi dönemi dernek toplantılarımız koronavirüs kurallarına riayet edilerek az sayıda da olsa devam etti. Bu dönem uzun zamandır yapamadığımız İstişare Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantılarımızın birincisini 17.09.2021 tarihinde Mustafa Sümengen Ağabeyimize ait Sultanahmet Azade Otel'de gerçekleştirdik. Yemekli toplantımızı organize eden Kadınlar Komisyonu Başkanımız Hanife Salman Hanım'a, güzel mekânında her zaman bizleri misafir eden Mustafa Sümengen Ağabeyime çok teşekkür ederiz. Yemekli toplantımız tarafımdan yapılan açılış konuşması ile...
  • EKİNOKS

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Dünya, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü sürdürürken, bir yandan da güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna bir yıl denir. Dünya, 939 milyon km'lik yörüngesi üzerinde 108 bin km. hızla hareket eder. Gök bilimi terimlerinden olan “Ekinoks”, yılda iki kez gerçekleşmektedir. Peki, Ekinoks nedir? Ekinoksun ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için özellikle dünyanın nasıl hareket ettiğini bilmemiz gerekir. Hissetmesek de aslında dünyanın iki farklı hareket...
  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...