logo

DÜNYA PATLAMIŞ MISIR GÜNÜ

Patlamış mısır, mısır tanelerinin ısıtıldığında içlerindeki suyun buharlaşması sonucu patladığı bir atıştırmalıktır. Abur cubur ürünler içerisinde yer alan, birçoğumuz tarafından özellikle sinema seyrederken hatta evde televizyon keyfi yaparken yemeye alıştığımız ve sevdiğimiz patlamış mısır, neredeyse her şeyin yanında gitmekte ve her kutlamanın bir parçası durumundadır. Çeşitli özel günlerde, aile toplantılarında, arkadaş ortamlarında tüketilen hem yapımı kolay, hem de tadı oldukça güzel bir yiyecek olduğundan patlamış mısırın yeri bizler için ayrıdır.

Her yıl sevilerek kutlanan “Popcorn Day” ya da diğer adıyla “Dünya Patlamış Mısır Günü” hemen hemen herkes tarafından tüketilen patlamış mısır kutlamasıdır. Her yaştan kişinin severek tükettiği bir yiyecek olan patlamış mısır, her yıl 19 Ocak’ta sevgi ve coşkuyla kutlanmaktadır. Oldukça lezzetli ve yemesi keyifli olan bu atıştırmalığın kutlandığı gün herkes bu lezzetli yiyeceği tüketmekte ve muhteşem günün keyfini çıkarmaktadır.

19 Ocak aslında Amerika’ da ulusal olarak patlamış mısır günü olarak kutlanmaya başlamış olsa da eğlenceli bir gün olmasından dolayı tüm dünyaya yayılmıştır. Kâşif Kristof Kolomb’un 500 yıl önce Amerika kıtasını keşfetmesi sonrasında mısırın da seyahati başlamıştır. Mısır, Amerika’nın keşfinden sonra Avrupa’ya gelmiş olan bir bitkidir. Bu bitki zaman içerisinde her yere taşınarak yayılmıştır.

Tarihte ilk mısırı kimin patlattığına dair pek bir bilgi yok. Ama Kızılderililerin patlamış mısır yediği ve muska (Amulet) olarak boyunlarına taktıklarından bahsedilmektedir. Amerika’nın keşfinden sonra patlamış mısır, beyazlarca da tüketilmeye başlanmıştır. Bununla beraber New Mexico’daki bir yarasa mağarasında 4000 yıllık patlamış mısır fosilleri de görülmüştür.

İlk mısır patlama aletleri 1880’lerde yapılmıştır. Ancak bunların elektrikli olanları 1907 yılında üretilmeye başlanmıştır. 1952’de tarım mühendisleri patlama oranı yüksek ve patlayınca daha çok açılan melez bir tür geliştirmişlerdir. Patlamış mısır sektöründe bu yeni tür egemen olmuştur.

Patlamış mısırın sert kabuklu küçük tanelerinin içinde nişasta ve su bulunmaktadır. Bildiğiniz gibi su 100 derecede kaynamaya ve buharlaşmaya başlar. Ama buharlaşmak için geniş bir alana ihtiyaç duyar. Mısır tanesinin içinde bulunan su, buharlaşacak alan bulamadığı için mısırın kabuğunun iç kısmına baskı uygular. Isı yükseldikçe basınç artar. Isı 170 dereceye ulaştığında kabuk aniden patlar. Mısırın içindeki nişasta su baharıyla birlikte dışarı çıkar ve tadına doyum olmayan bir patlamış mısıra dönüşür.

Patlamış mısırın faydaları olduğu kadar bilimsel olarak kanıtlanmış zararları da bulunmaktadır. Patlamış mısır üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda bu ürünün içerisinde bol miktarda antioksidan olduğu tespit edilmiştir. Antioksidanların canlıların kanser hastalığı ile savaşmalarını kolaylaştıran bir nitelik taşıdığı için kanser riski taşıyan kişilere patlamış mısır tüketmemeleri tavsiye edilmektedir. Patlamış mısırın bol tuzla ve yağla birlikte hazırlanması, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, kilo alımı, obezite vb. ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. Aşırı tüketim, damarlarda kolesterol birikimi sonrasında kalp sorunları riskini doğurabilmektedir. Ayrıca antioksidanların bağışıklık sistemini güçlendirici yönde özelliklerinin olduğu da bilinmektedir.

Patlamış mısırın kalori değeri yüksek olan besinler arasında yer almaktadır. Tüketilmeye başlandığı zaman besinin özelliği nedeniyle obezite hastalığına neden olduğu bilinmektedir. Ayrıca yağ kullanıldığından dolayı da karaciğere zararı olmaktadır. İlgili zararlara maruz kalmamak adına özellikle bitkisel yağları tercih etmenizde fayda var. Ayrıca patlamış mısırı tüketirken az miktarda tuz kullanmaya özen gösterilmelidir.

Mısırların hafif yağ içerisinde ısıtılması ile üretilen bu ürünlerin özellikle ev ortamında yapılanları daha sağlıklı bulunmaktadır.

Share
308 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...