logo

DÜNYA MUTLULUK GÜNÜ

Mutluluk, bütün özlemlere, bütün isteklere eksizsiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvançtır. Mutluluk, insanın hiçbir sıkıntı ve kederinin olmaması durumudur. Mutlu olan insan, çevresine ışık saçar ve yaydığı pozitif enerji ile hayatımıza anlam ve güzellik kazandırır. İnsanlığın var olma sebeplerinden biri olarak görülen mutluluk, her insana göre değişen bir tanıma sahiptir.
20 Mart 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler, dünya üzerindeki insanların mutluluk fikrini hatırlamaları ve kutlamaları için 20 Mart tarihini, “Dünya Mutluluk Günü” olarak ilan etmiştir. Dünya Mutluluk Gününün amacı, her yıl tüm insanların bir günlüğüne dahi olsa mutluluğu hatırlamaları, birbirlerine hatırlatmaları ve mutlu olmak için bir şeyler yapmalarıdır. Bu bağlamda birçok ülkede eğitim, kültür ve sosyal faaliyetleriyle kutlanan gün olmasıyla çeşitli sivil toplum örgütleri, dernek ve kuruluşlar da mesajlar yayınlamaktadır.
Mutlu olmak için bilinçli bir çaba göstermek gerektiğini bilimsel çalışmalar doğrulamaktadır. Mutlu olmak kolay değil, bazen zaman alabilmektedir. İnsanların tatmin olup mutlu olabilmesi günümüz şartlarında çok zor olmaktadır. O kadar hızlı yaşıyoruz ki zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyoruz.
Kolombiya Üniversitesinde bir bölüm olan “Dünya Enstitüsü”, 2012 yılından itibaren mutluluk üzerine her yıl rapor yayınlamaktadır. Rapora göre 156 ülke içerisinde en mutlu ülke Finlandiya’dır. Dünyanın en mutlu mutlu on ülkesi arasında Finlandiya’nın dışında Danimarka, İsveç, Norveç ve İzlanda da yer almaktadır.
Peki ya Türkiye’nin durumu nedir? Rapora göre Türkiye sürekli düşüşte yer almaktadır. 2017 yılında 69, 2018 yılında 74, 20 Mart 2019’da açıklanan son raporda da 79. Sıraya düşmüştür. Bu düşüşün en büyük nedenlerinin başında da ekonomik sıkıntılar gelmektedir.
Diğer taraftan son araştırmalara göre sosyal medyanın insana sahte bir mutluluk duygusu verebileceği ama ona kendini kaptırmamak gerektiği belirtilmektedir. Instagram gibi sosyal medya ağlarını fazla kullanan insanların onu pek kullanmayanlara kıyasla daha az mutlu olduklarını göstermektedir.
Mutlu olmak bizim elimizdedir. Hayatımızdaki sevdiklerimizi, elimizdeki imkânları düşünüp şükretmek ve onlarla mutlu olmak çok önemlidir. O halde, hayatta gerçekten mutlu olmak için daha fazla minnettarlık hissi, daha iyi uyku, kafayı meşgul eden şeylerden arınmak, sevdiklerimizle birlikte olmak ve sosyal medyaya fazla zaman ayırmamak gerekiyor.
İnsanlar farkında olarak ya da olmayarak hep mutluluğun peşinde koşmaktadır. Mutluluğun algılanışı ve anlamı kültürden kültüre farklılaşsa da evrensel olarak bir mutluluk kavramından bahsedebiliriz. Mutluluk en genel anlamıyla insanın kendini iyi hissetmesidir. Hayatı keyif alarak anlamlı bir şekilde yaşamaktır. Bu açıdan baktığımızda dünyadaki tüm insanlar için mutluluk önemlidir.
Sizde sevdiklerinizi bu anlamlı günde mutlu etmek istiyorsanız onlara güzel sözler ve mesajlar gönderebilirsiniz. Şu unutmayalım! Sen mutluysan çevrendeki insanlar da mutlu olur. Tam tersi olarak onların mutsuzluğu seni de etkiler. Mutlu olmak için kişi kendine doğru hedefler seçmeli, hayatına anlam katmalıdır.
Peki, mutlu olmak için ne yapmalı. Mutsuzluk ile mutluluk, tıpkı sıcak ile soğuk, karanlık ile aydınlık gibidir. Biri arttığı zaman diğeri otomatik olarak azalmaktadır. Son günlerde tüm dünyayı saran “Korana Virüsü” mutluluğumuza gölge düşürse bile sonuç olarak hiçbir şey için kendimizi üzmeyelim. Mutlu olmak için sahip olduğumuz şeylerin değerini bilelim.

Share
8.592 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...