logo

DÜNYA KURU FASULYE GÜNÜ

Kutlanmasa da olur ama bir şekilde gelenek haline gelmiş olan önemli günleri sizlerle paylaşıyorum. Birçoğu gerçekten çok gereksiz ama hepsinin de bir kutlanma sebebi var. İşin tuhaf kısmı tüm dünyada kabul ediliyor olmasıdır. İşte onlardan birisi de “Dünya Kuru Fasulye Günüdür.”

Türklerin en sevdiği yemeklerden biri olan kuru fasulye, yanına pirinç veya bulgur pilavı bir de turşu gelirse dünyanın en şahane menüsü oluverir. İster pilavla kaşık kaşık yersiniz, isterseniz de ekmeğinizi suyuna bandıra bandıra yersiniz. Tercih size kalmıştır. Ancak, her şekilde leziz bir yemek olduğu gerçektir.

Kültür fasulyesinin (P. vulgaris L.) kökeni uzun süre tartışma konusu olmuştur. 18. yy ortalarına kadar botanikçiler fasulyeyi Hindistan kökenli kabul etmişlerdir. De Candolle (1959)’un açıklamalarına göre, fasulyenin botanikçiler tarafından 16. yy’da “Türk fasulyesi” adıyla anması, Yunanlıların da bu bitkiye fasiolus ve dolichus adları vermiş olmaları fasulyenin Batı Asya kökenli olduğu kanısını uyandırmıştır.

Yapılan araştırmalar sonrası fasulyenin Orta Amerika menşeli, bir yılda yetişen otsu bir bitki türü olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmacılar, kuru fasulyeye benzeyen yabani bir bakla bitkisinin Karaman civarında yetiştiğini, bakla ve fasulyenin akraba olmasına karşın kuru fasulyenin ana vatanının Amerika olduğunu belirtmişlerdir. Amerika’dan gelen kuru fasulye 1500’lü yıllarda Avrupa’da yaygınlaştıktan sonra 18.yy da Anadolu’ya gelmiştir.
Amerika’da bir fasulye çiftçisinin kızı olan Paula Bowen, her yıl ektikleri ve tükettikleri fasulye için özel bir günün olmasını talep etmiştir.
Bu talep sonrası her sene 6 Ocak günü, “Dünya Fasulye Günü” olarak kutlanmaktadır.

Fasulye, dünya çapında tanınan ve tercih edilen bir yemektir. Bunun iyi bir nedeni de vardır, çünkü fasulyeler lif açısından zengin, proteinli ve lezzetli bir üründür.

Fasulye eski zamanlardan beri insanlar tarafından tüketilmiş ve tüketilmektedir. Yeşil, siyah, kırmızı, böbrek, Lima, soya, fasulye çeşitlerinden bazılarıdır. En uzun ömürlü bitkilerden biridir ve bir yaz mahsulüdür. Fasulyeyi sadece taze fasulye ya da kuru fasulye olarak düşünebilirsiniz, ancak bu uygulamalarla sınırlı değillerdir. Piyaz olarak salatası bile yapılabilmektedir. Günümüzde kıta bazında kuru fasulye üretimine bakılacak olursa, dünya kuru fasulye üretiminde, Asya kıtası ilk sırayı almaktadır.

Yüksek oranda protein ihtiva eden kuru fasulye, yıllar önce fakir yiyeceği ismiyle sürekli tüketilen yiyecekler gurubu içerisindeydi. İçeriği açısından, kırmızı etle kıyaslanan kuru fasulye, enerji kaynağı protein, karbonhidratlar ve lif içermesinin yanı sıra antioksidan, B vitamini, bakır, folat (B9 vitamini), demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum ve çinko gibi mineraller de içermektedir.

Bu zengin içeriği sayesinde fasulye kan dolaşımını ve hücre yenilenmesini hızlandırır. Düzenli tüketildiğinde şeker hastaları için ideal bir yiyecektir. Kansere karşı korur, Beyin sağlığına faydalıdır. Kan şekerini dengeler. Migrene iyi gelmektedir. Zayıflamaya yardımcıdır. Sindirim sistemine yararlıdır. Hamileler için ideal besin olduğu belirtilmektedir.

Türkiye’de yetişme verimi yüksek olduğundan, bolca tüketilmektedir. (Ancak, son dönemde üretimin az olması, kur artışlarından dolayı fiyatı arttığı için tüketim miktarı azalmıştır.) Birçok ülkede kuru fasulye çeşitleri salatalarda, tavuk ve et yemeklerinde, çorbalarda, pilavlarda, birçok tatlı çeşidinde, humus olarak, konserve kutularda hazır yemek olarak ve dip sos olarak yüzyıllardır kullanılmaktadır. Günümüzde Türk mutfağında önemli bir yer edinmiş durumdadır. Hemen hemen her evde mutfakların vazgeçilmezleri arasında olan kuru fasulye, her yörenin kendine has bir pişirme yöntemi ve kullandığı değişik malzemeler bulunmaktadır. Kuru fasulye sade, sucuklu, pastırmalı, kıymalı, etli olabildiği gibi kimi zaman domates, soğan ve biber kullanılmaktadır.
Her ne kadar “milli yemek” olarak görülse de kuru fasulye, 18. yüzyıldan sonra Türk mutfağına girmiştir. Her ne olursa olsun tadıyla ve sunumuyla en iyi Türkiye’de yapılması nedeniyle bu yüzden de bence milli yemeğimiz konumundadır. Salçasıyla, etiyle, yanında olmazsa olmaz turşusu, pilavı ve cacığıyla bir kültür haline gelen kuru fasulyeyi yiyerek “Dünya Fasulye Günü’nü” kutlayabilirsiniz.
Şimdiden afiyet olsun.

Share
150 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...