logo

DÜNYA KUKLA GÜNÜ

Bez, tahta, karton benzeri malzemelerden yapılma insan veya hayvan temsillerinin tek kişi tarafından ipler veya doğrudan el ile oynatıldığı seyirlik oyunlara kukla denilmektedir.
Kukla, tek bir kişinin taklit yeteneğini kullanarak elde hazırlanan ve her uzvu hareket edebilen birer oyuncak bebeğe benzemektedir. Kuklalar küçültülmüş insan veya hayvan figürleridir. Kukla oynatıcılarına “Kuklacı” denilmektedir. Kukla tek aktörlü, üç boyutlu, taklit ve söze, karşılıklı konuşmaya dayalı geleneksel seyirlik oyundur.
Kukla oyunlarının geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. İlk kukla oyunlarının ne zaman ve nerede oynandığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Araştırmacılar kukla oyunlarının tıpkı gölge oyunu gibi Çin ve Hindistan’da doğup yaygınlaştığı düşünmektedir. Oyunlar buradan Türkistan’a ve İran yolu ile batı ülkelerine geçmiştir. Diğer taraftan bazı araştırmacılara göre de ilk kukla örneğinin Mısır’da bulunduğu belirtilmektedir. Yunanistan ve Roma’da yaygınlaşmış olan kukla, daha sonra Fransa, İspanya, İngiltere, Almanya, Hollanda, Avusturya ve Türkiye’de de gelişmiştir.
Uluslararası Kukla Birliği (Union İnternationale de la Marionnette) UNİMA, Çekoslovakya, Sovyetler Birliği, Romanya, Avusturya, Almanya, Yugoslavya, Fransa ve Bulgaristan gibi ülkelerin katıldığı toplantıda 1929 yılında Çekoslovakya’nın başkenti Prag’da kurulmuştur. Kukla ve gölge oyunu sanatlarıyla ilgilenen sanatçı, tasarımcı, araştırmacı, kukla yapımcısı vb. kişilerin üye olduğu uluslararası bir kuruluştur.
Amacı kukla ve gölge oyunlarını araştırmak, tanıtmak, yaşatmak ve geliştirmek, bu sanatla uğraşan kişilerin bir araya gelmesini ve tanışmalarını sağlamak, bu sanatlar yoluyla dünya barışına hizmet etmektir. Dünyanın yüze yakın ülkesinde örgütlenen UNIMA’nın merkezi Fransa’nın Charleville Mezieres şehrindedir. 1997 yılında Bursa Şubesi kurulmuştur.
UNİMA tarafından 21 Mart tarihinde, “Dünya Kukla Günü” kutlamaları yapılmaktadır. Bu günün amacı; Kukla sanatının gelişmesini, sanatçılar arasında iletişim kurarak tanışmalarını ve bilgi alışverişlerinde bulunmalarını sağlamaktır.
Eski Türk geleneklerinde büyük yer kaplayan kukla, Anadolu kültüründe de gölge oyunları ile varlığını sürdürmüştür. Türk seyirlik oyunlarının en eskilerinden olan kukla, Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir.
Türkçe oyuncak bebek anlamına gelen ve bugün Anadolu’da yaşayan korçak, kudurcuk, kaburcuk, koğurcak, kavırcak, lubet, ninik gibi isimlerle yaşayan kukla, seyirlik oyunların en eskilerindendir. Türkiye’deki kukla oyunu tipleri bir ölçüde Karagöz- Hacivat ve orta oyunu tiplerine, ama daha çok tuluat tiyatrosuna yakındır.
Kula oyunu sergilemek yetenek ve maharet ister. Kukla oynatıcıları yani kuklacılar, taklit ve hareketler konusunda uzman kişilerdir. Kuklacılar zaman içerisinde farklı teknikler geliştirmişlerdir. Ülkemizde ipli kukla, el kuklası, araba kuklası, iskemle kuklası, yer kuklası, ayak kuklası, baş kuklası gibi bilinen kukla sanatı 19. Yüzyıl sonlarında önemini kaybetmeye başlamıştır. Cumhuriyet döneminde sınırlı sayıda sanatçı, bu sanatı yaşatmaya çalışmıştır. Türkiye’de en çok Karagöz Hacivat kuklaları gölge oyunu kategorisinde yer almaktadır. Günümüzde gölge oyunları özellikle ramazan aylarında çok fazla sergilenen oyunlardan birisidir.
Yine günümüzde kuklalar özellikle okul öncesi eğitimde önemli bir yer tutmaktadır. Kukla oynatmak, çocuklara kişisel ve çevresel baskılardan uzaklaştırarak duygu ve düşünceleri ifade etme fırsatı vermektedir. Çocuklar kukla oynatırken kendisine mutluluk, üzüntü, korku, şaşırma ve kızgınlık gibi duygular ile bu duygularda oluşan yüz ifadeleri arasında ilişki kurarlar. Beden dilini geliştirmeleri de kaçınılmazdır.
Kuklalar, çocukların duygusal gelişimlerini desteklemesinin yanında, sosyal gelişimlerini desteklemekte de büyük rol oynamaktadır. Sosyal ortama giremeyen, çekingen kalan çocuklar bile grupla birlikte çalışma, dinleme, diğer kişilerle ilişki kurma, paylaşma, sorumluluk alma gibi becerilerini geliştirme fırsatı bulurlar. Kukla ile oynamak, çocukların en güçlü yanlarından olan yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini de beslediğini de unutmayalım.

Share
6.653 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-1

    25 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    a. Ermeni Olayları (1896) Ermeni teşkilatlandığı yerlerden biri de Van ve çevresidir. 1.Haziran 1896 tarihinde başlayan Van İsyanı’nda yine Ermeni meselesi için devletler devreye girmiş ve komitacılar cezalandırılamamıştır. 10- Adana Olayları (1909) 1895’te Hınçak Komitesi tarafından bir gösteri düzenlendi. Yaklaşık beş bin Ermeni Bâbıâli’ye yürüdü. Silahlı Ermeni komitacıları Bâbıâli’yi basarak büyük bir hâdise çıkarıp Avrupa’nın dikkatini Ermeni Meselesi üzerine çekip Avrupa’nın müdahalesini planladılar. İsyan kısa sürede bastırıldı. ...
  • Sultanahmet Azade Otel’de İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantımız

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Pandemi dönemi dernek toplantılarımız koronavirüs kurallarına riayet edilerek az sayıda da olsa devam etti. Bu dönem uzun zamandır yapamadığımız İstişare Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantılarımızın birincisini 17.09.2021 tarihinde Mustafa Sümengen Ağabeyimize ait Sultanahmet Azade Otel'de gerçekleştirdik. Yemekli toplantımızı organize eden Kadınlar Komisyonu Başkanımız Hanife Salman Hanım'a, güzel mekânında her zaman bizleri misafir eden Mustafa Sümengen Ağabeyime çok teşekkür ederiz. Yemekli toplantımız tarafımdan yapılan açılış konuşması ile...
  • EKİNOKS

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Dünya, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü sürdürürken, bir yandan da güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna bir yıl denir. Dünya, 939 milyon km'lik yörüngesi üzerinde 108 bin km. hızla hareket eder. Gök bilimi terimlerinden olan “Ekinoks”, yılda iki kez gerçekleşmektedir. Peki, Ekinoks nedir? Ekinoksun ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için özellikle dünyanın nasıl hareket ettiğini bilmemiz gerekir. Hissetmesek de aslında dünyanın iki farklı hareket...
  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...