logo

DÜNYA KÖPEK GÜNÜ

Köpek, köpekgiller familyasına mensup, görünüş ve büyüklükleri farklı 400’den fazla ırkı olan, etçil, memeli bir hayvandır. Köpek sözcüğü modern Türkçeye, 15. yüzyılda, muhtemelen Kıpçak Türkçesinden geçmiştir. Köpek sözcüğü Kıpçakcada, kabarmak, irileşmek anlamına gelen “köp” fiilinden gelmektedir. Kıpçakca dil kılavuzunda “İtin iri ve tüylü olan cinsine köpek denir” şeklinde bir ibare vardır.
Tilki ve çakallarla da akraba olan köpekler, kedilerle birlikte dünyanın en geniş coğrafyasına yayılan ve insanlar tarafından en çok beslenen iki evcil hayvandan birisidir. Köpekler 12 bin yıldan daha uzun bir süre insanoğlunun av partneri, onun koruyucusu ve arkadaşı olmuştur.
Dünyadaki yüzlerce köpek ırkı çok çeşitli renk ve biçime sahiptir. Köpekleri hemen hemen herkes sever. Hatta bazılarımız evlerinde köpek besler. Köpekler insanın en iyi dostudur. Bu sevimli ve sadık hayvanlarla olan dostluğumuzun tarihi günümüzden yaklaşık 30.000 yıl öncesine kadar uzanır. Bu uzun süre boyunca hemen her toplum köpeklere ilgi göstermiş, onları sevmiş ve başta bekçilik, avcılık, yük çekme ve hayvan gütme olmak üzere çeşitli işlerde onları kullanmıştır.
“Dünya Köpekler Günü”, 26 Ağustos’ta kutlanmaktadır. 2004 yılında hayvan hakları savunucusu Colleen Paige tarafından başlatılmıştır. Dünya Köpek Gününün 26 Ağustos olarak belirlenmesinin nedeni ise, Paige’nin henüz 10 yaşındayken ailesinin ilk köpekleri olan “Sheltie”yi barınaktan kurtardıkları tarih olmasıdır. Dünya Köpek Gününün amacı, köpekleri daha iyi bir ortamda refah içinde yaşatmak, köpek sahiplenmeyi yaygın hale getirmek, farkındalık yaratmak ve dikkat çekmek amacıyla kutlamalar yapılmaktadır.
Aileden biri gibi sevilen, korunan ve bakılan bu köpekler şanslı olanlardır. Bir de kentlerin sokaklarında ve terk edilmiş alanlarında yaşayan daha doğrusu hayatta kalmaya çalışan başıboş köpekler vardır. 26 Ağustos günü birçok ülkede köpeklerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik bir şeyler yapmak için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Kent yaşamının bir parçası olan sokak köpekleri konusu gündeme taşımaktadır.
Sadakati ve hissettirdiği güven duygusu ile binlerce yıldır biz insanlarla birlikte yaşayan köpekler, sosyal hayatın önemli bir parçasıdır. Köpekler evcilleştirildiğinde ve eğitildiğinde, kişisel güvenlik ve koruma, engelliler için rehber, ihtiyacı olanlar için terapist, bomba ve uyuşturucu arama için detektör, arama kurtarma çalışmaları için kurtarıcı görevi üslenebilmektedir. Köpeklerin tüm bunlar için insanlardan beklentisi ise sadece ilgi, sevgi ve sabırdır.
Köpeklerin işlevleri ve algılanışları toplumdan topluma fark etmektedir. Antik Mısır’da köpekler kutsal sayılmıştır. Günümüzde birçok ülkede bekçi, bazı ülkelerde yük hayvanı ve hatta yiyecek olarak kullanılmaktadır. Batılı ülkelerde köpekler genellikle ev arkadaşı ve refakatçi olarak beslenmektedir.
Köpeklerin de insanlar gibi beş duyusu vardır. Bunlardan en gelişmiş olanı koku alma duyusudur. Irklar arasında farklılar olmakla birlikte tüm köpeklerin koklama duyusu gelişmiş olup insanlardan çok daha iyidir. Koklama, görme ve işitme köpekler için takdire şayan özelliklerdir. Üstelik bu özelliklerin yanına zekâ ve hislerini de ekleyecek olursak neden hayatımızda olduklarını daha kolay anlayabiliriz.
Yapılan araştırmalara göre köpeklerin çoğu ağlayan ve üzüntü içinde olan insanlara, mutluluk yaşayan insanlara göre daha çok yanaşabilmektedir. Köpekler kanseri sezebildikleri gibi iş stresini de azaltabilmektedir. Ayrıca, alerjiniz olan şeylerden uzak durmanızı, sosyal olmanızı sağlamakta ve depresyonu tedavi edebilmektedir.
26 Ağustos Dünya Köpek Gününde, sokakta yaşayan canları da ihmal etmeyin. Sokağınızda yaşayan sahipsiz köpekleri de mutlaka bir kap su ve bir kap mama ile mutlu edin. Onlara düzenli olarak su ve yiyecek verebilirsiniz, kötü hava koşullarında sığınabilecekleri bir yer yapabilirsiniz, veterinere götürebilirsiniz. Hatta belki barınaktan bir köpek sahiplenebilirsiniz. Şartlarınız uygunsa hayat onlarla daha da güzel…

Çağdaş Develi Gazetesi, 27 Ağustos 2021, Sayfa 3

Share
344 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ahırda Ata Binen, Kapıyı Yüksek Tutar

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Bu güzel söz merhum Hacı Ömer Sabancı'ya ait, bu hafta da deyimlerden ve güzel anlamlı sözlerden bir demet yapalım istedim. Öncelikle Kendini Sev Bir şeyi yanlış hissettiriyorsa yapma. Çünkü üzülürsün. Tam olarak ne demek istiyorsan onu söyle. Dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Yoksa pişmanlık yaşarsın. Herkesi memnun etmeye çalışma. Çünkü başaramazsın. Kendin hakkında kötü konuşma. Çünkü bu sana zarar verir. Enerjini emen negatif insanlarda uzak dur. Çünkü enerjin sana lazım. Kendine iyi davran. Çünkü sana en çok sen lazımsın. Özgüv...
  • DÜNYA MÜZİK GÜNÜ

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnsanlığın ortak dili olarak kabul edilen müzik, dini, dili, ırkı, yaşam felsefesi farklı olan milyarlarca insanı sonsuz bir evrenin ortak paydasında buluşturan yegâne sanattır. Müzik, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik kavramı, sadece bir eğlence aracı ya da keyifli bir boş zaman faaliyeti olarak tanımlanamaz. Müzik, birçok yönü ile hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik duygularımıza eşlik eden, bazen ruhu dinlendirip ...
  • RUS KÖYLÜSÜ

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Her dilin bir argosu vardır. Şüphesiz Türk dilinde de kendine göre argo vardır. Her yazar da bu kelime hazinesinden yeri geldikçe zaman zaman yararlanır. İlhan Ayverdi, hazırlamış olduğu sözlükte”argo” hakkında şöyle der:” Ortak dilden ayrı olarak ,daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dilde ki kelimelere farklı anlamlar yükleyen ,mecazî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.”. İşte “Rus Köylüsü de böyle bir ifadedir! Böyle bir anlatımı ben İstanbul’da çok yaşlı bi hanım ö...
  • Yüreğinden Öpülmemiş Kadınlar Ağ Gelin/Yaşar Adanur

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Yaşanmış üzeri kapatılmaya çalışılmış öyle hüzünlü hikâyeler duyuyorum ki içim parçalanıyor, insanlığımdan utanıyorum. Hepsini yazmak istesem de yüreğim el vermiyor, kalemim utanıyor, yazamıyorum. Ben yazarken parça parça oluyorum ya bunları yaşayanlar nasıl dayanmış onca sene hayret ediyorum.Ah be insanoğlu “Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz” diyen Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Bunca kadınımız gözyaşı dökerken öldürülüp kara toprağa gömülürken gönüllerin sultanı Peygamber Efendimiz'in yüzüne mahşer gün...