logo

DÜNYA KOMŞULUK GÜNÜ

Komşu tabiri birbirine bitişik ya da yakın konutlarda oturan kimselere denilmektedir. Komşuluk bize bir dizi hak ve görevler yükler. İyi düzeyde yaşandığı zaman komşu insana en yakın dosttur. Özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerlerde sosyal dayanışma açısından hem çok önemlidir ve hem de ailelerin huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlar. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde, kişilere ve ailelere büyük bir destektir. Sosyal bünyeyi, yapıyı güçlendirir.
Komşu hakkı, yüce dinimizde de çok önemli bir yer tutmaktadır. Yüce dinimiz İslam, komşuluk haklarına büyük önem vermiştir. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyen Peygamberimiz, “Cebrail, komşuluk haklarını öyle sıraladı ki neredeyse komşunun komşuya mirasçı kılınacağını zannettim” buyurmuştur. “Ev alma komşu al” ya da “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” gibi atasözleri komşuluğa verilen değeri göstermektir. Kültürümüzde komşuluk ilişkileri oldukça samimidir. İyi komşular aileden biri olarak görülür. İyilikler de kötülükler de onlarla paylaşılır ve bizlere destek olurlar.
Eski komşuluk ilişkileri, bu gün maalesef kaybolma noktasına gelmiştir. Günümüzde hızlı şehirleşmenin, şehir yapılaşmasının, hızlı yaşamın, trafiğin, değişen günlük yaşamın komşuluk ilişkilerini olumsuz etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşayanların yardımlaşma, görüşme, dayanışma bir yana hiç tanışmayan, birbirlerini tanımayan insanlar bulunmaktadır.
Türkiye’deki toplumsal hayatın önemli unsurlarından biri olan komşuluk ilişkileri, hızlı kentleşme, göç ve yaşam tarzındaki değişimler sebebiyle büyük kentlerde eskisinden çok farklı bir tarza dönüşmüştür.
Özellikle büyük şehirlerde, yeni komşuluk anlayışında insanların birbirleriyle iletişime geçmekten imtina ettiği, herhangi bir konuda rahatsızlığını dile getirdiğinde başına ne geleceği endişesinde olduğu, selam verip hal hatır sormaktan çekindiği bir dönemden geçmekteyiz.
Komşuluktan kopan insanlar artık birbirlerine hal hatır sormak yerine, araçların park yeri nedeniyle ya da çocukları yüzünden kavgalar etmektedirler. Çok katlı binalarda komşuluk hakları diye bir kavram artık ortadan kaybolmaya yüz tutmuştur. İnsanlar, aynı apartmanda oturup daha isimlerini bilmedikleri komşulara sahip oldular. Bayramlaşmak, hal hatır sormak, düğünler, hasta ziyaretleri artık eskisi gibi yapılmaktadır.
Komşular arasında yardımlaşma, onları kollama ve nazik davranışlar sergileme gibi özellikler ön plana çıkması gerekirken şiddet boyuna varan davranışların ortaya çıkması endişe vericidir.
Rivayete göre Avustralya’da, Elsie Brown ismindeki bir kadın öldükten 2 yıl sonra evinde kokmuş ve çürümüş bir vaziyette bulunmuş. Komşuların kayıtsızlığına karşı ülkede “Dünya Komşular Günü” ilan edilmiş ve ilk kez Avustralya’da kutlanmaya başlanmıştır. Ülkemizde de 1996 yılında, “17 Kasım Dünya Komşular Günü” gazeteci Hıncal Uluç ve arkadaşları tarafından ilan edilmiştir.
Komşuluk karşılıklı sevgi, saygı ve yardımlaşma duygusuna dayanmaktadır. Çünkü komşuluk demek aynı zamanda ilerisi için atılmış bir adım olacaktır. İyi komşuları olan kişiler kendilerini güvende, mutlu, huzurlu hissederler. Çünkü kötü bir durumda çalacak bir kapıları vardır. Kötü komşuları olan kişiler ise kendi evleri içerisinde bile mutluluktan uzak olabilecektir. Bu nedenle komşuları iyi seçmek, iyi bir ev seçmekten daha önemlidir.
Sonuçta komşular arası ilişkilerin sağlıklı yürüyebilmesi için karşılıklı hak ve hukukun gözetilmesi, sevgi, saygı ve hoşgörü kültürünü yaşantımızdan eksik etmememiz gerekiyor. Komşularımız yaşantımızın her döneminde hayatımızı, anılarımızı, sıkıntılarımızı ve mutluluklarımızı paylaştığımız can dostlarımızdır. Dünya Komşular Günü tabi ki kutlanmalı ama önce her birimiz bu günü aklımızda, gönlümüzde, günlük yaşamda içimize sindirerek uygulamaya başlamalıyız. Ayrıca iyi bir komşu olmak için de çaba göstermeliyiz.

Share
375 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’DE KEYİF VEREN ALIŞKANLIKLAR : 4 ALKOL ALIŞKANLIĞI

    03 Temmuz 2020 Köşe Yazarları

    Alkolun tarihçesi hakkında fazla bilgi sahibi değilim. Ancak kırıntı bilgilerden elde ettiğimiz bazı notlara göre Sümerlilerin alkolü kullandığıdır. Bu da gösteriyor ki zevkin ve işretin olduğu her yerde alkol da var olmuş ve uzun M.Ö. VI Asırlarda kullanılmaya başlanmıştır. Zira höyüklerde çıkarılan büyük ve değişik toprak küpler bunun küçük belgeleridir. Özbekistan’da kavun ve üzüm çok verimlidir ve lezzetlidir. Bu bölgede öyle zannediyorum ki çeşitli zevkleri tadarken şarap içerek zevklerinin doruğuna çıktıkları da bir gerçektir. Cihang...
  • Kayseri ve Develi’nin İlk Hanım Şoförü : Ceyda AVCI

    02 Temmuz 2020 Köşe Yazarları

    Ceyda öğretmen Develi'nin saygın Avcı ailesinin dört kız üç erkek evlatlarının dördüncü çocuğudur. İlkokul ve ortaokulu Develi'de bitirdikten sonra, ailesi onu öğretmen olması için Adana Yatılı Kız Öğretmen okuluna gönderir. 1960 yılında buradan mezun olduktan sonra, öğretmen olarak Develi'ye döner. Adana'da beraber okudukları Ayşe Soylu ile ilk görevleri olarak da Soysallı Köyü'nün ilkokuluna tayin edilirler, Ceyda Avcı başöğretmen olarak bu okulda çalışmaya başlar. Bir İlk'in Hikâyesi: İlk dönemde eski okulları köyün içerisindedir. Daha so...
  • Farkındalık -4

    02 Temmuz 2020 Köşe Yazarları

    Neden “Bisiklet Kültürünü“ yaymak istediğimizin sebeplerine geliyoruz yavaş yavaş.Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz sorunların çözülmesi için neden “ Bisiklet”i seçtiğimizi anlatacağız. Bisikletin faydalarından bahsederek konuya giriş yapmak istedik.Çünkü daha önce de anlattığımız gibi toplumda eğitim gerilediği için insanlarımızda bilinç düzeyi çok düştü.Dolayısıyla bu işe en baştan başlamamız gerektiğini ve neden bu işe girdiğimizi anlatmamız gerektiğini 5 yıllık mücadelenin sonunda anlamış bulunuyoruz :) 1. Bisiklet Pratiktir, Zama...
  • ULUSLARARASI KOOPERATİFÇİLİK GÜNÜ

    02 Temmuz 2020 Köşe Yazarları

    Kooperatifler, demokratik işletme kuruluşlarıdır. Kooperatiflerde temel amaç kâr değil, işbirliği ve dayanışmadır. Birbirlerine meslek, sanat, toplumsal çıkar bağları olan grupların kendi aralarında kurdukları kuruluşlardır. Amaç, verimli çalışmak, ortak ihtiyaçları karşılamak, emek ve elde edilen ürünleri değerlendirmektir. İnsanlar hayatlarının her safhasında birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Birlik, beraberlik ve dayanışma, toplumsal hayatta insanları kuvvetlendirir. İnsanlar bireysel olarak yapamadıkları şeyleri, kooperatifler kurarak ortakla...