logo

DÜNYA KEBAP GÜNÜ

Kimsenin “Dünya Kebap Gününü” bildiğini sanmıyorum.
O yüzden kebap gününü duyurmak amacıyla yazı yazma ihtiyacı duydum.
Türk mutfağının dünyaca ünlenen lezzetlerinin başında hiç şüphesiz “kebap” gelmektedir. Dünyada Türk mutfağı denince akla gelen ilk yemek olan kebap, şiş üzerine dizilmiş et ya da kıymanın kömür veya odun ateşi üzerinde pişirilmesiyle meydana gelmektedir.
Türk mutfağının yıldızı olan kebap sıradan bir yemekten çok daha fazlasıdır. Çünkü ülkemiz, 102 çeşidiyle en fazla kebap çeşidine sahip ülkedir. Türkiye’de neredeyse her yöreye ait bir kebap türü vardır. Kebap yapımında kullanılan malzemeler aynı olsa da kebap türleri, yapılış şekli gerektiğinde birbirinden farklıdır.
Arapçadan dilimize geçen “kebap” kelimesi, “kebuba veya kabab” sözcüğünden gelmektedir. Bu kelime “kavurmak, közlemek, pişmiş, kızarmış et” anlamını taşımaktadır. Kebap, mangalda meşe kömüründe veya odun fırınında, ayrıca günümüzde fırınlarda da pişirilerek yenen et yemeklerine verilen isimdir. Çevirme, kızartma, kavurma ya da bir kap içinde susuz olarak pişirilmektedir. Bu yemeklerin çoğu ızgarada pişirilmiş olsa da tas kebabı gibi sulu yemeklere de kebap denir. Böyle yemekleri yapan lokantalara kebapçı denir. Et olarak çoğunlukla koyun veya dana eti kullanılmaktadır.
Kebap eti hazırlanmadan önce yağ ve sinirlerinden ayrılması, özel olarak terbiye edilmesi, etin içerisine hiçbir sakatat etinin konulmaması da iyi bir kebap elde etmek için oldukça önemli hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
İnsanoğlunun ateşi bulması ve bu ateşin üzerinde et pişirmesiyle birlikte başlayan kebap tarihi günümüzde daha çok Türk mutfağında görülen bu pişirme tarzının ilk ipuçlarını bize vermektedir. Kebap, esasen eti ateşle pişirmek olsa da bugün “Kebap” başlı başına bir kültüre karşılık gelmektedir.
Bin yılı aşkın süredir Anadolu topraklarında yapılan kebabın anavatanı Güneydoğu Anadolu ve Doğu Akdeniz’dir. Gaziantep, Şanlıurfa, Adana ve Mersin kebap konusunda ilk sıralarda yer almaktadır. Bu şehirlerin her biri farklı kebap pişirme ve sunma tarzlarına sahip olup, yüzyıllardır aralarında tatlı bir rekabet de bulunmaktadır.
Kebabın Orta Doğu gibi yerlerde çok eski bir tarihi olsa bile Türkler tarafından yaygın hale getirilmiştir. Türk usulü kebap şiş üzerinde yapılabildiği gibi, güveç, köfte ve diğer formlarda da yapılmaktadır.
Selçuklu mutfağından Osmanlı saray mutfağına kadar uzanan geniş dönemde kebap, hep sarayların mutfağında olmuştur. Birçok Osmanlı padişahının en sevdiği yemekler arasında tandır kebabı, kuzu kebabı, tas kebabı ve şiş kebap bulunmaktadır. Döner olarak bilinen döner kebabı, Türk mutfağının ününü tüm dünyaya duyurmuştur.
Her yıl 14 Temmuz’da “Dünya Kebap Günü” kutlanmaktadır. Dünyanın en iyi geleneksel yemekleri belli olurken, Türkiye’den 5 yemek, listede yer almıştır. Birinci sıraya İtalya’dan Margherita pizza yerleşirken ikinci sıraya ise en sevilen lezzetlerimizden Adana kebap, üçüncü sıraya da Japonya’dan Ramen (Erişte)’in yer aldığı kaydedilmiştir. Türkiye’den listeye giren diğer lezzetler ise; biber dolması, sarma, köfte ve döner olarak kayıtlara geçmiştir.
Türk mutfağının vazgeçilmez zevki olan 102 çeşit kebaptan bazıları Adana kebabı, Beyti kebabı, Orman Kebabı, Çağ kebap, Çömlek kebabı, Kuyu kebabı, Kâğıt kebabı, Şiş kebap, Tandır kebabı, Testi kebabı, Urfa kebabı, Tokat kebabı, Döner, İskender kebabı gibi çeşitli yörelere göre isim almaktadır.
Kebap göçmenler ve yolcular sayesinde Amerika ve Avrupa lokantalarının menülerinde önemli bir yer edinmiştir. Kebap, çok kültürlü ülkelerin mutfağında günlük bir lezzet haline gelmiştir. Dünya pizzayı sevse de Türklerin favorisinin kebap ve lahmacun olduğunu unutmayalım. Çünkü kebap bir tarihtir. Kebap bir kültürdür. Kebap bir yaşam biçimidir. 14 Temmuz Dünya Kebap Gününüz kutlu olsun.

Share
168 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...
  • Sıla-i Rahim – 2

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul'dan Develi'ye bir gönül köprüsü kurmuştuk. Şenliklerle, açılışlarla ve ziyaretlerle bu yıllarca devam etti. Elbette bu iki haftaya sığmayacak kadar değerli büyüklerimiz, arkadaşlarımız ve dostlarımız vardı. Özür dileyerek belirtmem gerekir ki pandemi ve zaman dolayısıyla hepsinin ziyaret etmek mümkün olmadı. Değerli hocamız Ömer Kaliber ile aynı mekânlarda birkaç kez karşılaşıp sohbet etmemize rağmen bir fotoğrafımız olmadı. Yıllar sonra karşılaştığımız arkadaşlarımızla hasret giderdik. Kaymakamlık ve Belediye personeline, beni kucak...
  • DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir. Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletle...