logo

DÜNYA KALİTE GÜNÜ

“Kalite”, çok geniş içerikli bir kavram olduğundan genel bir tanım yapmak oldukça zordur. Kalite, bir ürün ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. Kalitenin sözlük anlamı ise bir şeyin iyi ya da kötü olma özelliğidir. Kalite en basit tanımıyla müşterilerin beklentilerini karşılayabilmektir.
Kalite denildiğinde zaman genellikle “mal ve hizmet kalitesi” ya da “ürün kalitesi” anlaşılmaktadır. Günümüzde kaliteli ürün veya hizmet üretmek bir işletme için hayati önem taşımaktadır. İşletmelerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için sürekliliğe ve sürdürülebilirliğe ihtiyaçları vardır. Bu nedenle sundukları ürün ya da hizmetin, müşterilerinin beklentilerini tam olarak karşılaması hatta çoğu zamanda fazlasını vermesi gerekmektedir. Rekabet, müşteriye sunulan ürün ya da hizmetin kalitesinin artmasındaki en önemli etkenlerden bir tanesidir. Kalite seviyesi arttıkça müşteri sadakati de artar.
Kalite anlayışının kökenlerini M.Ö. 18. Yüzyılda Babil’de ortaya çıkan Hammurabi kanunlarında görebilmek mümkündür. Burada örnek vermek gerekirse inşaat ustasının ortaya çıkardığı yapının kalitesinden ustayı sorumlu tutan kanunlar mevcuttur. Daha sonrasında M.Ö. 15. Yüzyılda Eski Mısır’da inşaat için kullanılan taş blokların kullanılmadan önce dikliklerinin ve ölçülerinin telden yapılan bir araçla kontrol edilmesi de bir kalite uygulaması olarak değerlendirilmektedir.
Birleşmiş Milletler 1990 yılında, kalitenin refah artışına ve kurumsal gelişmeye katkısı konusunda dünya çapında farkındalığı artırmak amacıyla Kasım ayının “İkinci Perşembe Gününü” (Bu sene 12 Kasım 2020’de), ”Dünya Kalite Günü” olarak kutlanması kararı almıştır. Bu karara paralel olarak Avrupa Kalite Teşkilatına (EOQ) üye ülkelerde de Kasım ayının ikinci haftasını “Avrupa Kalite Haftası” olarak kutlamaktadır.
Bugün tüm sektörlerde uluslararası standartlarda, müşteri beklenti ve memnuniyetine uygun mal ve hizmet üretimi rekabetin temel şartı haline gelmiştir. Ülkemizde kalite bilincinin yerleşmesi için kaliteli üreten, kaliteli tüketen, kaliteli yaşayan bir toplum oluşması günümüzde önem arz etmektedir.
Mal ve hizmet üretiminde ve bu üretimlerin müşteriye sunulmasında kalitenin hem ülke kaynaklarının kullanımı, hem de toplumun yaşam düzeyinin yükseltilmesi açısından önemlidir.
Küresel ekonomik düzende rekabetin temel şartı, tüm sektörlerde müşteri ihtiyaç ve beklentilerine uygun, yüksek kalitede ve uluslararası standartlarda mal ve hizmet üretimi gerçekleştirmektir.
Bu da ancak kuruluşlarda tasarımdan başlayarak üretim, pazarlama ve satış sonrası hizmetlere kadar tüm aşamaları kapsayan ve sürekli gelişmeyi hedefleyen “Kalite Yönetim Sistemlerinin” uygulanmasıyla mümkün olabilmektedir.
1987 yılında Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı (ISO) tarafından yayınlanan “Kalite Yönetim Sistem Standartları”, yayınlandığı tarihten itibaren en fazla ilgiyi ve uygulama alanını bulan uluslararası standartlar haline gelmiştir. Kalite alanında uluslararası alanda faaliyet gösteren bir kuruluş olan Avrupa Kalite Teşkilatı, Avrupa ve Akdeniz kıyısında yerleşik yaklaşık 30 ülkenin, kalite alanında faaliyet gösteren çeşitli kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşmaktadır.
TSE, 1976 yılından beri tam üye ve Türkiye milli temsilcisi olarak Teşkilatın çalışmalarına aktif olarak katılmaktadır. Müşterilerin bir ürün ya da hizmetten algıladığı performans, beklenen özellikleri karşılıyorsa standart kalite, beklenen performansın altında ise düşük kalite, beklenen performansın üzerinde ise yüksek kaliteli olduğu söylenebilir.
Birey, kurum veya ülke olarak büyümek, gelişmek ve ilerlemek istiyorsak kalitenin özünü oluşturan verimlilik, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik ilkelerini özümsemek asli görevlerimizden biri olmalıdır.
Kalitenin başarıya ulaşmanın en önemli araçlarından biri olduğunu unutmayalım.

Share
8.131 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...