logo

DÜNYA HAVUÇ GÜNÜ

5 Nisan Dünya Havuç Günü’dür. Dünyanın pek çok ülkesinde sebzeler için kutlamalar, festivaller düzenlense de ülkemizde son yıllarda belli birkaç şehir ve ilçeler hariç bu kutlamalar fazla revaçta değildir.

Havuç, Maydanozgiller (Apiaceae) familyasından olup, Türkiye’de her mevsim rahatlıkla bulunan ve kökleri sebze olarak tüketilen bir bitkidir. Genellikle büyük küçük her yaştan kişinin severek tükettiği bir sebzedir.

Havuç, ilk olarak Afganistan’da M.S. 900’de keşfedilen bir tür kök sebzedir. İlk keşfedilen ve insanlar tarafından tüketilen havuçlar mor ve sarı renkli olanlardı. Turuncu havuç, 15-16. yüzyıl civarında Orta ve Kuzey Avrupa’da özellikle Hollanda’da geliştirilmiştir. Havuç, şu anda dünya genelinde birçok iklimde yetiştirilmektedir.

Havuç, A vitamini başta olmak üzere B,C,D ve E vitaminleri açısından oldukça zengindir. Yüksek oranda beta-karoten içermekte olup, bu da vücut tarafından A vitamini olarak kullanılmaktadır. İçerisinde karoten, kalsiyum, demir, fosfor, magnezyum ve çinko gibi önemli mineralleri barındırmaktadır. Vitamin olarak retinol, folik asit, niasin bulunmaktadır. 100 gram havuç yaklaşık 40 kaloridir. Vücutta zararlı madde atılımı konusunda bağırsakları çalıştırmaktadır. Sindirime yardımcı olduğu gibi kanı da temizlemektedir. Doktorlar tarafından özellikle büyüme çağındaki çocukların boy uzamasına katkı sağlaması için havuç ve elma suyu karışımı tavsiye edilmektedir. Türkiye’deki havucun %35 – %40’lık bölümü Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yetiştirilmektedir. Ankara’yı, Konya, Antalya, Mersin, İzmir, Manisa, Aydın ve Güney Marmara takip etmektedir. Aslında ülkemizde Doğu Anadolu Bölgesi dışındaki tüm topraklarda yetişmektedir.

Havucun 60 civarında türü bulunmasına rağmen en çok tüketilen türleri turuncu, kırmızı, sarı, beyaz, mor ve siyah havuçtur. Havuç ve çeşitleri vitamin yönünden çok zengin oldukları bilinmektedir. Türkiye’de toprak yapısındaki asit düzeyine göre havucun rengini etkilemektedir.
Havuç çeşitleri genellikle renk, boyut ve şekle göre farklılıklar göstermektedir. Ülkemizde en çok tüketilen türü turuncu havuçtur.

Siyah Havuç: Kalp ve damar ile mide sağlığına karşı oldukça faydalıdır. Bu havuç antioksidanlar ve antosiyaninler içermektedir. Düzenli tüketimde gastrit ve ülser gibi hastalıklarına iyi gelmektedir. Kansızlık ve anemi hastalıklarına karşı tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Kökeni, Türkiye, Ortadoğu ve Uzakdoğu’dur.
Mor Havuç; Şalgam suyunun ana maddesidir. Mor renkte, antioksidan açısından zengin bir havuç çeşididir. Göz ve mide sağlığına oldukça faydalıdır. Kökeni, Türkiye, Ortadoğu ve Uzakdoğu’dur.

Kırmızı Havuç; Beta karoten açısından oldukça zengindir. Antioksidan özelliğiyle bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklara karşı korur. Kan basıncını düzenleyerek kalp sağlığını korur ve kalp krizi riskini azaltır. Kökeni Çin ve Hindistan’dır.

Beyaz Havuç: Sindirim sistemi üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Pigment içermeyen havuç türüdür. Kökeni, İran, Afganistan ve Pakistan’dır.
Sarı Havuç; Akciğer, göz sağlığı ve diğer kanser çeşitlerine karşı koruyucu bir etkisi vardır. Ksantofil (sarı pigment) ve lutein (Oksijen içeren önemli özellikleri bulunan antioksidandır) içerir. Kökeni Ortadoğu’dur.

Turuncu Havuç; İlk olarak bugünkü İran ve Afganistan’ı kapsayan bölgede yetiştirilen havuçta yaklaşık 32 bin gen bulunuyor. Bunların iki tanesi de farklı renklerin oluşumuna neden oluyor. Turuncu havuç başta olmak üzere diğer havuçlar, lif, C vitamini, K vitamini, potasyum ve folik asit gibi diğer besin maddelerini de içermektedir. Havuç, gözlere iyi gelir, kanser riskini azaltır, bağışıklık sistemini destekler, diyabeti kontrol etmeye yardımcı olabilir, kemikleri güçlendirir, kalbimize yardım eder.

Havucun faydalarını alabilmek için en sağlıklısı çiğ olarak doğrudan ya da salataların içinde tüketmektir. Pişmiş olan havuçta şeker oranında yükselme görülür. Aynı şekilde suyunun sıkılması halinde de früktoz açığa çıkmaktadır. Çiğ olarak yenemiyorsa bir diğer öncelik turşu olarak tüketmek olmalıdır.

Share
330 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA KAPLUMBAĞA GÜNÜ

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    Kaplumbağalar, yaklaşık 220 milyon yıldır dünyada varlıklarını sürdüren en eski sürüngen canlı gruplarından biridir. Yeryüzünün her yerinde hemen hemen her türlü iklimde yaşarlar. Onlar doğal yaşam alanlarımızın önemli bir parçasıdır ve korunmaları gerekmektedir. Her yıl 23 Mayıs’ta kutlanan “Dünya Kaplumbağa Günü” dünya genelindeki tüm kaplumbağa türlerine dikkat çekmek, onların ve yaşam alanlarının korunması için farkındalık oluşturmaktır. Dünya Kaplumbağa Günü ile yeryüzünde bulunan yaklaşık 300 kaplumbağa türünün korunması ve yaşam alanl...
  • MİLLİ MÜCADELE’DE DEVELİ Mehmet ÖZDEMİR

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmasa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” M. Kemal Atatürk ATATÜRK'ün Dilinden Kuvay-i Milliye: Ümitlerini kaybedenler, Kuvay-i Milliye'nin neye yarayacağını neye yarayacağını sorarlar. Mustafa Kemal şu cevabı verir. ”Kuvayi milliye namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu kurtarması için herhangi bir ümidi kalmadığı zaman hiç olmazsa intihara yarar.” Sunuş: Sayın Mehmet Özdemir tarafından, Cumhuriyetimizin 50'nci kuruluş yılı...
  • UĞUR BÖCEĞİ NEDEN UĞURLUDUR

    17 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    Halk arasında uçuç böceği ve gelin böceği adlarıyla da tanınan, genellikle kırmızı üstüne siyah benekli kanat örtüleri cilalanmış gibi pırıl parıldayan sevimli ve güzel olan uğur böceğinin, böcek dünyasında çok ayrıcalıklı bir yeri vardır. Dış görünümü hem renk hem şekil olarak mükemmeldir. Küçük bedenleri, parlak renkleri ve benekli kanatlarıyla dikkati çekerler. Varlığı insana mutluluk duygusu verir. En önemli özelliği ise uğur getirdiğine, üzerine konan insanın dileklerini gerçekleştireceğine inanılmasıdır. Uğur Böceği adını nasıl almıştı...
  • BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 5. Bölüm Develi’nin Damak Tatları ve Bahar

    17 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar Gençliğimdeki baharları hatırlıyorum. Tüm doğa dirilir, tazelenir, etrafa mutluluk saçılırdı!... Baharın geldiğini çiçeklerin açmasından, ibibiklerin gelmesinden ve kuşların cıvıldamalarından anlardık. Güneş havayı ısıtmaya başlar, capcanlı bir doğa içinde mutlu mesut yaşar giderdik. Develi'de Bahar : Körkuyu'daki bağımızda kendine has bir kokusu olan bir has gülümüz vardı, gül şurubu yapardık. Nasıl özlüyorum hepsini, içim acıya acıya. Oysa hiç sevmezdim eski güzel günler ...