logo

DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir.
Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletlerden destek almak zorunda olan geniş yapılardır. Çelik, güçlendirilmiş betonlar, su pompaları ve asansörler gökdelenler için en önemli gelişmelere sebep olmuştur.
İlk gökdelen olarak Chicago’da 1884-1885’te inşa edilen on katlı “Home Insurance” binası kabul edilmektedir. Günümüz koşullarıyla ilk gökdelen ise New York’taki “Woolworth Building” binasıdır. Yerden yükselen gökdelenler modern metropol şehirlerin en hayranlık uyandıran yapıları diyebiliriz.
Yüksek binaların doğmasına ve gelişmesine temel olan en önemli neden, giderek büyük değerler kazanan şehir merkezlerinde, fiyatları çok artan arsalardan yoğun yararlanma imkânı sağlamasıdır. Günümüzde bütün dünyada görülen, özel ve kamusal organizasyonların hızla büyümesi olayında da mevcut binalara ekleme veya sınırlı arsalarda büyük programlı yeni yapı ihtiyacı karşılanması ancak yüksek binalarla mümkün olabilmektedir.
Dubai’deki “Burj Khalifa”, 2010 yılında tamamlandığından beri dünyanın en yüksek gökdeleni olma rekorunu üzerinde taşımaktadır. Yedi dönümlük park alanı, 163 kat ve 30.000 konut, dokuz otel, 19 konu kulesi, bir alışveriş merkezi ile şehrin en popüler simgesi durumundadır.
Şangay’ın Luijiazui isimli finans bölgesindeki en yüksek gökdelen olan “Şangay Kulesi’nin” inşa edilmesi sekiz yıl sürmüş ve dünyanın en yüksek ikinci binası olma rekoruna sahiptir. 2015 yılında inşasının tamamlanmasına rağmen 2016 yılına kadar halka açılmamıştır. Üst üste yığılmış dokuz silindirik binadan oluşan kulede toplam 320 derecelik manzarasını sunmaktadır. 632 metre uzunluğundaki dev gökdelen 128 kattan oluşmakta ve 106 asansör bulunmaktadır. Asansörlerin dünyanın en hızlısı olduğu belirtilmektedir.
İstanbul, dünyada en fazla gökdelene sahip şehirler sıralamasında 161 gökdelenle 21. sırada yer almaktadır. Uluslararası gökdelen veri bankası Emporis’e göre, İstanbul’da inşaatı bitmiş (mevcut) 161, yapım aşamasında 2, planlı 17, inşa edilmemiş 28 gökdelen bulunmaktadır.
İstanbul’da 2017 yılında tamamlanan Skyland Residence Kulesi, 65 katlı, 284 metre yüksekliğinde olup, İstanbul’un en yüksek binasıdır. İkinci olarak Metropol Kulesi 58 katlı ve 280 metre yüksekliğindedir. Nurol Hayat 55 kat, Safir Kule 54 katlı olup 261 metre yüksekliğindedir.
“Dünya Gökdelen Günü”, her sene 3 Eylül günü kutlanmaktadır. İnsanlara gökdelenler inşa etmenin sanatı hakkında daha fazla bilgi edinmeye teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Doğa eşsizdir ve bize yaşamamız için birçok alan vermektedir. Bizler ise nedendir bilinmez daracık bölgelerde devasa yapılar yaparak kendimizi sıkışık ortamlarda yaşamaya mahkûm ediyoruz. Gökdelenler altyapı sorunu yaratmakta, ulaşımı sıkıntıya sokmaktadır. Aynı zamanda kanalizasyon ve çevre sorununa da neden olmaktadır. Çünkü gökdelenlerde oturanlar bir kasaba nüfusu kadar çoktur.
Gökdelenlerin inşasının ve bakımının çok fazla enerji gerektirdiği konusunda tartışmalar yapılmaktadır. İstanbul’daki gökdelenler sorun alanları yaratmışlardır. Yaşanamaz noktaya gelince, ulaşım kitlenince, depremde toplanılacak, çadır kuracak yer kalmayınca ‘Gökdelen yapmayın’ demeye başlayan birçok kişi ortaya çıkmıştır.
Şirketler adeta bir güç gösterisi yapar gibi çok katlı binalar (gökdelenler) inşa etme yarışındalar. Bazı bölgelerde rantın yüksek olması sebebiyle midir yoksa herkesin orada yaşamak çalışmak istemesinden midir bilinmez bu büyük binalara büyük bir talep bulunmaktadır.
Bence büyük şehirlerde depreme dayanıklı yatay mimariye ağırlık verilmesinde fayda var.

Share
254 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...