logo

DÜNYA FOTOĞRAFÇILIK GÜNÜ

Fotoğraf, İngilizce bir sözcük olup kökeni ise Yunancadır. Fotoğraf, ışıkla yazma işidir. Işık varsa fotoğraf da vardır. Işık yoksa fotoğraf da olmayacaktır.
M.Ö. 5. yüzyılda Çinli düşünür Mo Ti, karanlık ortama açılan küçük bir delikten giren ışığın, dışarıdaki ışıklı nesnenin baş aşağı yansımasını oluşturduğunu tespit etmiştir. M.Ö 4. yüzyılda Aristo ise, karanlık bir mağaraya küçük bir delikten giren ışığın, mağaranın karşı duvarında ters bir görüntünün oluşmasını izlemiştir.
1490’lı yıllarda Leonardo da Vinci, resim ve çizimlerde doğru perspektif elde edebilmek için karanlık odanın (Camera Obscura) kullanılması gerektiğini notlarında belirtmiş ve çizimlerini yapmıştır. Camera Obscura, 1500’lü yıllarda resim yapma amacıyla kullanılmıştır.
On yedinci yüzyılda ressamlar bu buluştan yoğun olarak yararlanmışlardır. Camera Obscura geliştirilerek görüntünün arkadaki buzlu cam üzerine düşürülmesi sağlanmıştır. Buradaki amaç, gözle görüleni doğru olarak fotoğraf kâğıdına aktarmaktır.
Optik ve mekanik yollarla elde edilen görüntülerin kimyasal yöntemlerle saptanması, ilk olarak Fransız Joseph Nicephore Niépce tarafından 1826 yılında gerçekleştirilmiştir. Niépce, üzeri katran türevi bir madde ile kaplanmış pirinç levha üzerinde litografi malzemelerini kullanmıştır. Sekiz saatten fazla bir süre pozladıktan sonra sertleşmemiş bölgeleri lavanta yağı içerisinde yıkayarak çıkarmıştır. Kalıptan yapılan litografi baskısı sonucu ilk görüntü elde edilmiştir. Bu nedenle J.N.Niépce, fotoğrafçılığın mucidi olarak tarihe geçmiştir.
Niépce’in bu araştırmalardan o tarihe doğru haberdar olan Daguerre, onunla ortak olmuştur. 1827’de tescillenen ortaklık, Niépce’in 1833’de ölmesiyle son bulmuştur. Bunun üzerine Daguerre, çalışmalarını tek başına sürdürmüştür. Daguerre, Niépce’in aksine görüntüyü çoğaltmaktan çok netleştirme alanına yönelmiştir. Daguerre, görüntü elde etmede negatif – pozitif yöntemini ortaya çıkararak, aynı görüntünün birden çok baskısının yapılmasını sağlamıştır.
Fotoğraf sözcüğü ilk kez 1839 yılında Sir John Herschel tarafından kullanılmıştır. Fransız hükümeti tarafından ilk kez 19 Ağustos 1839 tarihinde tüm dünyaya hediye edilen bir buluş olarak resmi şekilde açıklanmıştır. O günden beri, 19 Ağustos tarihi, “Dünya Fotoğrafçılık Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Fotoğraf, 19. yüzyılın en önemli buluşlarından biri olup, günümüz iletişim ortamlarının ve araçlarının önemlileri arasında yer almıştır.
Osmanlılarda fotoğraf ilk kez 2. Mahmut zamanında gelmiş, 2. Abdülhamit zamanında da daha çok önem verilmiştir. Cumhuriyet döneminde Cemal Işıksal, Selahattin Giz, Gelenbeyi Othmar, Namık Görgüç, Şinasi Barutçu, Sami Gürer, İhsan Erkılıç gibi fotoğrafçılar, ön plana çıkmıştır. Günümüzde ise Ara Güler, Hüseyin Taşkın, Özer Kamburoğlu, Sabit Kalfagil gibi üstatlar yer almaktadır.
Gelişen teknoloji ile birlikte fotoğraf makinelerinin kamera sistemleri de çağ atlamaya başlamıştır. Dolayısıyla çekilen fotoğrafların da kalitesi artmıştır. Günümüzde telefonlar, fotoğrafa dair tüm ihtiyaçlarımızı aynı anda karşılamaktadır. Fotoğraf çekme, düzenleme ve paylaşma, telefonlar sayesinde çok daha kısa sürede yapabilmektedir. Eğer iyi bir gözlemci ve pratik bir kişi iseniz, elinizde tuttuğunuz telefonlarla başarılı bir fotoğrafçı olmanızın önünde hiçbir engel bulunmamaktadır.
Günümüzde artık hemen hemen herkes mutlaka bir fotoğrafla iç içedir. Kimimiz zevk için, kimimiz iş için, kimimiz amatör, kimimiz profesyonel olarak dünyamıza renk katmaya devam edeceğiz. Zamanı yakalamanın, zamanda kalmanın ve bu anları biriktirmenin en tatlı yolu fotoğraf çekmektir.
“Dünya Fotoğrafçılık Gününüz kutlu ve ışığınız bol olsun”.

Share
6.782 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...