logo

DÜNYA FİZYOTERAPİST GÜNÜ

Fizyoterapist; Fizik tedavi konusunda yüksek öğrenim görmüş, gerekli bilgi ve beceriyi kazanmış sağlık personeli olup, rehabilitasyon ekibinin tabii üyesi ve diğer ifadeyle Fizik Tedavi Uzmanı olarak tanımlanmaktadır.
Bu ekipte, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı, ilgili branş hekimleri, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, konuşma terapisti, rehabilitasyon hemşiresi, ortez protez teknikeri, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı gibi sağlık personeli de yer almaktadır. Fizyoterapi ya da ülkemizde bilinen adıyla Fizik Tedavi, fizyoterapistler tarafından icra edilen bir mesleki faaliyettir.
Dünyada fizyoterapi ve rehabilitasyon (FTR) mesleğinin tarihçesi ise M.Ö. 460 yıllarında önce Hipokrat’ın, sonra da Galen’in uyguladığı manuel terapi ve hidroterapi tekniklerine dayanmaktadır. Yüzyıllar içerisinde gelişim gösteren bir bilim ve sanat dalı olan FTR, özellikle 1900’lü yıllardan itibaren yaygınlaşmış ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında sistematik uygulamaların yanı sıra bilimsel yayınları da artmıştır.
Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu (WCPT), 1996 yılında resmi olarak yaptıkları ilk toplantı günü olan 8 Eylül tarihini, “Dünya Fizyoterapistler Günü” olarak kabul etmiştir. Her yıl tüm dünyada ve ülkemizde 8 Eylül, “Dünya Fizyoterapistler Günü” olarak kutlanmaktadır.
1951 yılında 11 ülke derneği bir araya gelerek “Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu’nu” resmi olarak kurmuşlardır. Dünyada yaklaşık 120 yıllık bir geçmişi olan Fizyoterapistlik mesleğinin ülkemizdeki ilk temeli 1961 yılında Merhum Prof. Dr. İhsan Doğramacı tarafından Hacettepe Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’nun kurulması ile atılmıştır.
1969 yılında kurulan Türkiye Fizyoterapistler Derneği, 1974 yılında WCPT üyeliğine, 1991 yılında da WCPT-Europe üyeliğine kabul edilmiştir. Fizyoterapistler günü, 1985 yılından bu yana Türkiye’de kutlanmaya devam edilmektedir.
Fizyoterapistler, hastaneler, sağlık merkezleri, spor merkezleri, eğitim ve araştırma merkezleri, özel eğitim merkezleri, huzurevleri ve toplum sağlığı merkezlerinde geniş bir yelpazede mesleklerini icra etmektedirler. Genellikle ortopedi, nöroloji, el cerrahisi, fiziksel tıp, romatoloji, spor hekimliği, göğüs hastalıkları, kalp-damar cerrahisi, beyin ve sinir cerrahisi, kadın hastalıkları ve doğum gibi uzmanlık alanlarından hasta kabul ederler.
Fizyoterapistler, ağrı, hastalık, beceri kaybı, spor ve iş ile ilgili travmalar, yaşlanma ve uzun süreli hareketsiz kalma gibi nedenlerle oluşan birçok problemi önlemeye çalışırlar. Ayrıca, gerekli hallerde bu problemlerin çözümüne yönelik tedavi hizmetinin kendileri ile ilgili kısmının sunumunda da görev alırlar.
Fizyoterapistlerin özellikle halk sağlığı ile ilgili olarak, Birleşmiş Milletlerin tanımladığı gibi, dünyada en sık rastlanan dört temel grup hastalık içinde yer alan kalp damar hastalıkları, solunum hastalıkları, şeker hastalığı ve kanserden korunmada ve bu hastalıkların tedavisinde önemli görevleri bulunmaktadır.
Gün geçtikçe değişen yaşam şartları ve çalışma ortamındaki ihtiyaçları nedeniyle fizyoterapi ve rehabilitasyona duyulan ihtiyaç da giderek artmaktadır. Ülkemizde Fizyoterapistlerin yetersizliği nedeniyle vatandaşlar ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Yoğun bakım ünitelerinde, aile sağlığı merkezlerinde, kamu hastanelerinde fizyoterapist istihdamının yetersiz olması öncelikle vatandaşlarımızın fizik tedaviye olan hizmetlerin aksamasına neden olmaktadır.
Sağlık Bakanlığı sadece doktor ve hemşirelere ihtiyaç var diye onlara öncelik tanımaktadır. Oysa fizyoterapist alımı yapmaması ya da az alım yapması hem hastaları hem de fizyoterapistleri mağdur etmektedir. Ülkemizde fizyoterapistlerin sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunun unutulmamasını ve bu güzide mesleğe hak edilen değerin verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Hayatımıza hareket katan Fizyoterapistlerimizin mesleğinin tüm yönleriyle daha çağdaş düzeye ulaşmasını dilerken “8 Eylül Dünya Fizyoterapist Gününü” kutluyorum.

Share
8.484 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...