logo

DÜNYA DENİZLER VE OKYANUSLAR GÜNÜ

Bildiğiniz üzere okyanuslar, dünya üzerinde bulunan en geniş su birikintileridir. Yeryüzünün yüzde 71’i okyanuslarla kaplıdır. Ayrıca yeryüzündeki suların yüzde 97’si de okyanuslarda bulunmaktadır. Deniz ve okyanuslar, insanlara gıda sağlayan bir kaynak, önemli ticaret yolları sunan, kimi zaman da tatil yapmak, dinlenmek için hasret duyduğumuz yerlerdir.
“Dünya Deniz ve Okyanus Günü”, her yıl 8 Haziran tarihinde kutlanmaktadır. Dünya Deniz ve Okyanus Günü, 1992 yılında Brezilyanın Rio De Janeiro kentinde düzenlenen Dünya Zirvesinde gündeme gelmiştir. Birleşmiş Milletler, “Dünya Deniz ve Okyanuslar Gününü” ilk kez 2008 yılında resmi olarak tanımıştır.
Denizler ve okyanuslar, yeryüzündeki yaşamın sürebilmesi için gerekli olan suyu sağlamakta, günlük hava olaylarını ve iklimleri etkilemektedir.
Okyanus ve denizlerin, karbon emilmesinde, iklim değişikliği ile mücadelede, güneş enerjisinin dağıtımında stratejik rolleri bulunmaktadır. Rüzgârı oluşturan da, buluta veya buz tabakasına dönüşen de, kutupları denizaltı akıntılarla birbirine bağlayan da bu okyanus ve denizlerdir.
Birçok yerde okyanuslar, içerisinde barındırdığı hayatın %75’inden fazlasını çoktan kaybetmiştir. Avlanma ve balıkçılık kontrol altında tutulmadığından balinalar, yunuslar, köpekbalıkları, vatozlar ve kaplumbağalar yok olma tehlikesi altındadırlar. Diğer taraftan 3,5 milyar insan temel yiyecek kaynağı olarak okyanusa bağımlıdır.
Okyanuslar, her geçen gün daha fazla asitlenmektedir. Columbia Üniversitesinden bazı araştırmacıların yaptıkları bir çalışmaya göre, okyanuslardaki asitlenmenin artışı, son 300 milyon yılda tespit edilen en yüksek değerlere ulaştığı belirtilmektedir. Okyanuslar iklim değişikliği, aşırı avlanma, derin deniz madenciliği, petrol çalışmaları ve plastik kirliliği nedeniyle tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir tehlike altındadır. Yeryüzünde çıkarılan petrolün 1/3’ü ile doğal gazın büyük bölümü deniz ve okyanus tabanlarından çıkarılmaktadır.
Deniz ve okyanuslardaki kirliliğin tek nedeni petrol olmadığı gibi katı atıklar ve lağımlar da kirliliğe nedeni olmaktadır. Plastik atıklar yılda ortalama 2 milyon deniz kuşunu, 100 bin memeliyi, çok sayıda kaplumbağa ve balığı öldürmektir. Dünyada her bir dakikada, denizler ve okyanuslara bir kamyon dolusu plastik dökülmektedir. Hayatımızı saran plastik, sadece karada değil, denizler ve okyanuslarda hem de çöp yığını olarak karşımıza çıkmaktadır. Her yıl dönüşümü olmayan 8 milyon tondan fazla plastik, deniz ve okyanuslara karışmaktadır.
Yine yapılan bir araştırmada, okyanus üzerindeki çöp kalınlığının, suyun 30 metre altına kadar ulaştığı ifade edilmektedir. Bilim insanları giderek daha sık plastik parçalarına takılmış kaplumbağalar, balıklar, martılar ve diğer daha küçük deniz canlılarına rastlamakta ve bu hayvanları kurtarmak zorunda kalmaktadır.
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Türkiye çevresindeki denizlerde kirlilik oranları giderek artmaktadır. Su kirliliği ülkemiz için önemli bir sorundur. Ülkemizde çalışmalar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bünyesinde yürütülmektedir. Her türlü tahribata rağmen ülkemizin denizleri ve kıyıları hala korunabilir ve kurtarılabilir.
Yerel ve merkezi yöneticilerin, sanayici ve üniversitelerin, sivil toplum kuruluşları ve halkın denizlere sahip çıkması, projeler üretmesi, artık harekete geçmesi gerekmektedir.
Denizler ve okyanuslar dâhil, dünyanın bütüncül ekosistemine zarar verecek her uygulama insanoğlunun doğal yaşam alanını daraltacak belki de ortadan kaldıracaktır. Doğamıza, denizlerimize sahip çıkalım. Çünkü kirlilik denizleri ve okyanusları bitiriyor. İnsanlığın en temel ihtiyacı, doğal bir çevrede yaşamak olduğunu unutmayalım.
Bu vesileyle Dünya Denizler ve Okyanuslar Gününüz kutlu olsun.

Share
8.247 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...