logo

DÜNYA DENİZCİLER GÜNÜ

Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 1978 yılından bu yana her yıl Eylül ayının son haftası IMO’nun Londra’daki merkezinde çeşitli etkinlikler ile Dünya Denizciler Gününü kutlamaktadır. 2005 yılından sonra ise her yıl farklı IMO üyesi devlet kendi ülkesinde Dünya Denizciler Gününe paralel bir etkinlik düzenlemektedir.
Uluslararası Denizcilik Örgütü, 2010 yılında Filipinler’in Manila kentinde yapılan IMO diplomatik konferans gününü, “25 Haziran Dünya Denizciler Günü” olarak ilan etmiştir. Ülkemizde bu günün haricinde 25 Haziran – 1 Temmuz tarihleri arasındaki hafta, “Denizcilik Haftası” olarak kutlanmaktadır.
Denizcilik kendine özgü ve sevgiyle yapılması gereken bir meslektir. Deniz adamı, evinden ve ülkesinden uzun ayrılıklar yaşamakta, fırtınalı denizler, farklı ülkelerde bambaşka mevzuatlara tabi olarak görev yapmaktadır. Diğer bir ifadeyle denizciler, günümüzde çok zor şartlarda çalışan, ülkelerinin refahını yükselten, dünya ticaretinin çok büyük bir bölümünü gerçekleştiren insanlardır.
Dünyada 70 bini aşkın ticaret gemisinde çalışan 1.5 milyondan fazla denizci, dünya ekonomisine ve toplumların refahına eşsiz bir katkı sağlamaktadır. Ülkelerin ham maddelerini, mamul ürünlerini, yakıtlarını, gıdalarını ve hayati birçok ihtiyacını emniyetli, çevreye en az zarar verecek şekilde taşımaktadır. Ancak, denizcilerin bu katkısı, fazla göz önünde olmadığı için maalesef zaman zaman kamuoyunun dikkatinden kaçmaktadır. Dünya var oldukça dünya ulaşımındaki deniz yolunun vazgeçilmezliği ve hayatiyeti de devam edecektir. Çünkü başka hiçbir alternatif taşıma vasıtası deniz yolu ile rekabet edecek durumda olamayacaktır.
Deniz taşımacılığı düşük maliyeti, verimli olması özelliğiyle sürdürülebilir kalkınma için olmazsa olmaz bir sektördür. Hava yoluna göre yüzde 14 kat, karayoluna göre yüzde 6.5 kat, demiryoluna göre de yüzde 3.5 kat daha ekonomik taşıma modelidir.
Denizcilik sadece yük taşımacılığı olarak düşünülmemelidir. Balıkçılık, savunma, gemi inşa, turizm, spor, eğitim ve ticari organizasyonlar olarak çok farklı sektörlerde milyonlarca insanı direkt olarak ilgilendiren devasa bir iştir.
Denizcilik ekonomisi denildiğinde çerçevenin içine giren unsurları, deniz ticaret filosu, limanlar, tersaneler ve gemi inşaatı, deniz mahsulleri ekonomisi, denizdeki yeraltı madenciliği, deniz turizm ve spor işletmeciliği denizcilik eğitimi vb. sayabiliriz. Ayrıca ülkenin deniz kuvvetlerini de ekleyerek ülkenin deniz gücü kavramına ulaşabiliriz.
Denizcilik oldukça teknik, dikkate değer özellikte ve yeterlilikte bilgi, beceri ve uzmanlık isteyen bir iştir. Denizcilik eğitimi dünya çapında yüksek kalitede olmalıdır. Denizcilik eğitimi geniş kapsamlı olmalıdır. Gemi inşası, gemi mühendisliği, deniz hukuku ve birçok farklı alanda uzmanlık eğitimini gerektirmektedir.
Türkiye’nin dış ticaret yüklerinin yüzde 89’u deniz yoluyla taşınmaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri bir denizci ulus yetiştirmek yeteneğidir. Bu yetenekten yararlanmasını bilmeliyiz. Son dönemde özellikle yerli, milli ve savunma sanayi projeleriyle öne çıkan Türk tersaneleri, yüksek ve ileri teknoloji ile gemi inşasında dünya üssü olmayı başarmıştır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik, askeri, coğrafi ve demografik koşullar, onun denizci bir devlet olmasını gerektirmektedir. Bu itibarla denizlerimizin kıymetini bilmeliyiz. Ülkemiz bayrağını tüm dünya denizlerinde dalgalandıran, sevdiklerinden uzakta zor koşullarda doğa ile mücadele eden ve okyanusları aşan Türk denizcilerin “25 Haziran Dünya Denizciler Gününü” kutlarım.

Share
8.225 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...