logo

DÜNYA DENİZ FENERİ GÜNÜ

Deniz Feneri, denizlerde karanlıklardan dolayı tehlike oluşturabilecek durumlarda adalarda, kayalarda veya kara parçalarında inşa edilen ve görüş mesafesinin düştüğü gecelerde veya sisli havalarda gemilere yol gösteren bir tür kuledir. Kulenin tepesindeki cam odada yanıp sönen güçlü ve uzun mesafeli bir ışık kaynağı bulunmaktadır. Bu kuleler, denizcileri kayalıklardan, büyük resiflerden ve gözle görülmeyen tehlikelere karşı uyarmak için inşa edilmiştir.
İlk deniz feneri M.Ö. 7 yy. da, Çanakkale Boğazının Asya yakasında yer alan ve bugünkü adıyla Kumkale (Sigcion)’de yapılmıştır. En görkemli deniz feneri ise dünyanın antik çağındaki yedi harikasından birisi olan Mısır’daki “İskenderiye Feneridir”. Bu fener, Mısır Kralı Ptolemaios Philadelphos tarafından M.Ö 280 yıllarında, Knidoslu Sostratos’un planına uygun olarak Pharos adası üzerine inşa edilmiştir. 120 metre yüksekliğinde olan İskenderiye Feneri, tepesinde yakılan ateşin 45 km uzaklıktan görülebildiği rivayet edilmektedir. M.S 14. Asra kadar ayakta kalan fener, bir deprem esnasında yıkılmıştır.
Dünyadaki ilk fenerlerden bir diğeri ise Herkül Kulesidir. 55 metre yüksekliğinde olan kule İspanya’nın Kuzey Atlantik sahillerine bakmaktadır. Herkül Kulesi, İspanya’nın ulusal anıtı olup, 27 Haziran 2009’dan bu yana UNESCO dünya mirası listesinde yer almaktadır.
İlkel deniz fenerleri, tehlikeli bir kıyı şeridine yaklaşmakta olan bir gemiyi uyarmak için sahil şeridi boyunca dağlarda büyük şömine ateşleri yakmak suretiyle gerçekleştirilmiştir. İnsanlar zamanla üstünde bir ateş yakmak amacıyla yalnızca özel taş kuleleri yapmışlardır. Bu fenerler kıyılara hâkim tepelerde veya deniz kıyılarında inşa edilmiştir.
Günümüzde, deniz fenerlerine kayda değer birçok değişiklik yapılmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle deniz fenerlerinin tasarımları da gelişmiştir. Taştan yapılmış ilkel fenerlere karşı, modern fenerler beton ve çelikten yapılmaktadır. Deniz fenerleri şimdi sadece görsel olarak etkileyici gözükse de bir zamanlar yüzlerce gemiyi batmaktan yüzlerce denizciyi de ölümden kurtarmıştır.
Antik çağlardan beri uzun deniz yolculuğuna çıkan denizciler, deniz fenerlerini “iyi şans” olarak görmüşlerdir. Günümüzde teknoloji ve modern gemiler deniz fenerlerine pek ihtiyaç duymasa da birçok deniz feneri yaratıcılık ve mimarı deha olarak tüm görkemleriyle yükselmektedir.
7 Ağustos 1789’da Birleşmiş Devletler kongresi “Deniz feneri ve Kamu iskelelerinin kurulması ve desteklenmesi” için bir yasayı onaylamıştır. İki yüz yıl sonra Kongre, 7 Ağustosu “Ulusal Deniz Feneri Günü” olarak ilan etmiştir.
Ülkemizin kıyılarında çeşitli tip ve değişik özellikler taşıyan 354 deniz feneri bulunmaktadır. Bunlardan 82’si Karadeniz de, 53 tanesi Marmara da, 85’i Ege kıyılarında, 73’ü Akdeniz’de, 23’ü Çanakkale de, 38 tanesi de İstanbul’da görev yapmaktadır.
Fenerler sadece ışık vermekle kalmıyor. Denizciler için gerekli olan hava raporu, sis işareti yayma, işaret istasyonluğu yapma, bazı fenerlere mahsus özel yansıtma sistemleri ile kayalığa, sığlığa dikkat çekme, olası bir deniz kazasında bunu en kısa zamanda kıyı emniyetine bildirme, kazazedeleri barındırma gibi görevler de üstlenmektedir.
Dünyada mevcut bütün deniz fenerlerinin milletlerarası bir numarası vardır. Bu milletlerarası numaralar, İngiltere’nin Amirallik Dairesinin Fener Dergisinde gösterilen numaralar olup, milletlerarası özellik taşımaktadır. Her ülkenin kendi fenerlerine ait tutulan kitabın da o memleketin fenerlerine verilen numaradan başka ayrıca milletlerarası numaralar da bulunmaktadır. Her ülkenin kendi deniz fenerlerine verdiği numaralar üs tarafta, milletlerarası numaralar da alt tarafta yazılıdır.
Denizde seyir halinde bulunan teknelerin en büyük seyir yardımcıları karadaki fenerler ve denizde bulunan ışıklı – ışıksız işaret şamandıralarıdır. Bütün dünyanın güvenli bir liman için fenerlere ihtiyacı vardır. Fenerler üzerine yazılacak çok şey var.
Ancak yer darlığından bu kadar yazabiliyorum.

Share
5.711 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...