logo

DÜNYA DANS GÜNÜ

    Dans, ilişkilerin, duyguların ve fikirlerin, hareket ve ritim aracılığıyla fiziksel ifadesidir. Çoğu insan dansı bir yaşam biçimi olarak benimsemiş ve yöreden yöreye, ülkeden ülkeye çeşit çeşit dans türleri geliştirmiştir. Müziğin ritmiyle beraber omuzlar ve ayakların kıpırdamasıyla başlayan dansın, zamanla insanda tutkuya dönüştüğü ve ortaya mükemmel eserlerin çıktığı görülmüştür.

İnsanların ortak dili olan dans, onların barış ve dostluk içerisinde kaynaşmalarını sağlamaktadır. Salon dansı da dâhil olmak üzere dansın pek çok türü doğasında sosyallik barındırmaktadır. Birçok türü, stili ve geleneği kapsamaktadır. Dansın ortaya çıkışıyla ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte köklerinin insanoğlunun yeryüzündeki yaşamı kadar eski olduğu söylenmektedir. Dans insanlık tarihinin ilk sanat eylemidir. İnsanlar müzik, resim, şiir ya da tiyatrodan önce dans yaparak kendilerini ifade etmişlerdir.
İlk çağlarda kabilelerin yaptığı dans, kısa zamanda belirli kural ve düzene bağlanarak ayin, büyü ve din işlerinde kullanılmıştır. Ritmi ve hareketleri destekleyen ilk araçlar el çırpma, şarkı, vurma çalgıları, kaval ve flüt olmuştur. Uygarlık ilerledikçe dans anlayışları değişmiş, duygu ve düşüncelerin belirtilmesi için araç olmaktan çıkıp başlı başına bir sanat haline dönüşmüştür. Mısırlı, Romalı, Bizanslı ve Yunanlılar, adımlarını ve beden hareketlerini belirli kurallara bağlamışlardır. Diğer taraftan Hindistan ve Japonya’da ise dans, sanatların en yücesi sayılmıştır.
Türklerde dansın başlangıcı Şamanizm dönemine kadar gitmektedir. Eski Türklerde “Büdik” adı verilen dans, bugün Kazan ve Başkurt lehçelerinde “Biyüv” olarak geçmektedir. Dansa çok önem veren bu boyların ayinlerinde dans ederken, Doğu Türkistan’da şamanın elinde kılıcıyla dans yönettiği etnograflar tarafından belirtilmektedir.
Bunun devamında İslamiyet’in yayılışı Anadolu halk danslarını etkilemiştir. Cumhuriyet dönemine gelindiği zaman Anadolu kültür figürleri üzerine çalışmalar yapılmıştır. Bu dönemde zeybek dansı ön plana çıkmıştır. Atatürk, Kurtuluş Savaşının ardından gerçekleştirmeye çalıştığı kültür devriminde dansa da özel önem atfetmiştir. Atatürk Halkevlerini kurarak ülkedeki binlerce halk dansı figürlerinin derlenmesini önermiştir. Dans Türkiye’de bölgesel farklılıklara göre çeşitlilikler göstermektedir.
1982 yılında Uluslararası Tiyatro Enstitüsü ve Uluslararası Dans Komitesi tarafından 29 Nisan tarihi, ”Dünya Dans Günü” olarak kabul edilmiştir. Gün dolayısıyla başta ülkemiz olmak üzere pek çok ülkede etkinlikler düzenlenmektedir.
Dansın en önemli faydalarından birisi bedende fiziksel olarak yaptığı katkıdır. Dans eğitimi alan kişinin bedeni daha esnek ve zarif olmaktadır. Dans egzersizleri kas ve iskelet yapısı ve vücut çizgilerinin daha güçlü ve ince olmasını sağlamaktadır. Dans etmek formda kalmayı sağlarken aynı zamanda zihinsel gücü de artırmaktadır. Bu durum da insanı mutlu etmektedir. Kasları çalıştıran, stresi azaltıp motivasyonu artıran dansın, beyin içinde önemli faydaları bulunmaktadır. Uzmanlara göre dans etmek, beynin hafıza ve karar vermeyle ilgili bölgesini genişlettiği ifade edilmektedir. Yıllar içinde edinilen deneyimler ve yapılan çalışmalar, dansın hem fiziksel, hem zihinsel hem de sosyal pek çok olumlu etki yarattığını ve iyileştirici bir yanı olduğunu ortaya koymuştur.
Ülkelerin dans türleri oldukça fazladır. Tango, Samba, Bale, Çiftetelli gibi her ülkenin kendine has olan bu dansları izlemek ve hatta uygulamak oldukça zevkli olduğunu düşünmekteyim. İnsanlık tarihi boyunca dans, her ne şart ile olursa olsun hep olacak ve özgür ifade, iletişim biçimi olmaya devam edecektir.

Share
1.915 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vakıf İnsan Amcam “M.Taki Cebeci’nin” Anısına

    24 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Vakıflar vardır, mahlûkat yaşadığı sürece onlara hizmet ederler. İnsanlar vardır, insanlığın yararına yaptıkları eserlerden dolayı öldükten sonra bile amel defterleri kapanmaz; İnsanlar fani, eserleri kalıcıdır. Merhum Öğretmen Amcam M. Taki Cebeci de vakıf insanlarından biriydi. Ömrünün son yıllarında gözlerinde fer, dizlerinde derman kalmadığı halde Ankara ve İstanbul'da hayırsever hemşehrilerinden yetimlere, muhtaçlara, yoksul öğrencilere eğitim ve öğretimlerine devam etmeleri için yardım toplardı. Ramazan ayı gelmeden gönüllere hitap eden ...
  • ANITKABİR BARIŞ ORMANI

    24 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Anıtkabir, toplam 750 bin metrekaredir. Bunun 120 bin metrekarelik bölümü Anıt Bloğu 'dur. Geriye kalan 630 bin metrekarelik bölümü ise, on binlerce ağaçtan oluşan Barış Ormanı'dır. Barış Ormanı, Anıtkabir'in tepesinde bulunan ve bu önemli kabri saran bir ağaçlık alandır. Doğu ve Batı Parkı olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Anıtkabir inşaatı devam ederken, toprak kaymasını önlemek ve çevresinde yeşil bir kuşak oluşturmak amacıyla ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır. Yani aslında Anıtkabir, dünyanın en önemli kabrini çepeçevre sarıp sarma...
  • DEVELİ’DE BİR HİZMET ERİ : MUSTAFA AKDOĞAN

    17 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    “ Hiçbir sır,sonsuza kadar sır olarak saklı kalmayacaktır.” Bizde aile hatıraları pek yazılmaz. Bu bakımdan çevresine yardımı dokunan ve faydası olan nice aileler vardır ki nerdeyse unutulmuşlar dünyasındadır . Fakat gün gelir, bir vefalı el, hiç hatırda yokken öyle bilgiler erbabının önüne kor ki yazmak kaçınılmaz görür. Gerçek hizmet erlerinden öyleleri vardır ki adamın yok olduğu günlerde ortaya çıkar, hizmetlerini yaparlar ve fakat birden kendileri ortadan kaybolurlar. Bunun çok örnekleri vardır. Alkışlanmayı beklemezler ve görevleri son...
  • Sultan Sazlığı Milli Parkı (Kuş Cenneti)

    17 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Sultan Sazlığı: Kayseri ilimizin 70 km güneyinde, Develi İlçesi'ne 35 Km, Yahyalı İlçesine 24 Km, Yeşilhisar İlçesine 18 Km uzaklıktadır. Denizden seviyesinde ortalama yüksekliği 1074 metredir. Ev sahipliği yaptığı 300 civarında kuş türü ve 400'e yakın bitki türü ile doğayı gözlemlemek isteyenler için adeta bir cennettir. Aralarında turna, flamingo ve dikkuyruğunda olduğu kuşlardan kimi yaşam alanı olarak, kimi durup dinlenmek için, kimi de yavrularını dünyaya getirmek için bu güzel sulak alanı tercih ediyor. Sazlıklar arasında kayıkla gezilebi...