logo

DÜNYA CÜZAM HAFTASI

Cüzam (Lebra) önlenebilen, tanısı kolay, tedavisi kesin ve erken tanı konulduğunda kolayca kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de azalmaktadır.

Her yıl ocak ayının son haftası “Cüzam Haftası”, son pazar günü de “Dünya Cüzam Günü” olarak ilan edilmiştir. Hafta boyunca cüzamlı kişilerin sorunları tartışılarak çözümler üretilecektir.

Bu haftanın amacı, toplumun cüzam ve cüzamlıya karşı oluşan yanlış inançlardan, bilgisizlikten kaynaklanan korkularını önleyerek cüzam hastalığının erken teşhis edilmesinin sağlanması, dünya standartlarına uygun bir şekilde tedavisi ve izlenmesiyle hastaları topluma kazandırmaktır.

Cüzam hastalığının ilk kez ne zaman ortaya çıktığı kesin olarak belirlemek halen mümkün olmasa da hastalığın tanısı ile ilgili ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 600’lü yıllara aittir. Hint, Mısır ve Çin uygarlıklarının bu tarihten daha önceleri bu hastalığı tanıdıkları var sayılmaktadır.

Ülkemizde cüzam ile mücadeleyi, ilk kez Prof. Dr. Mazhar Osman tarafından 1919 yılında 40 kadar lepra hastası için Bakırköy Akıl Hastanesi’nde özel bir bölüm açmasıyla başlamıştır. Cüzamın ülkemizde kontrol altına alınması konusundaki en kapsamlı girişim, 1976 yılında İstanbul’da Prof. Dr. Türkan Saylan ve arkadaşlarınca kurulan “Cüzamla Savaş Derneği” olmuştur.

Tarih boyunca dünyanın en korkulan hastalıklarından biri olan cüzamın, insanlarda yarattığı tahribatlar nedeniyle günahlarına karşılık ilahi bir ceza olduğuna bile inanılan devirler olmuş ve hastalar daima toplum dışına itilmişlerdir. Oysa bulaşıcılığı son derece düşük ve klinik tablosunun ilerleyişi son derece yavaştır. Ama bugün hala dünyanın geri kalmış ülkelerinde, açlık, yoksulluk, yaşam ve temizlik koşullarının kötülüğü, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamama, iyi beslenememe, aşırı üreme, iç savaşlar ve sürekli göçler gibi nedenlerle cüzamın kökü kazınamamaktadır.

Cüzamda bulaşma kaynağı sadece insandır. Türkiye’de kayıtlı cüzam hasta sayısı 2.600 civarındadır. Cüzamlı hastaların ilk tedavileri İstanbul, Ankara ve Elazığ’da bulunan Cüzam (Lepra) Hastanelerinde yapılmaktadır.

Mikrop vücuda girdikten 2 -7 yıl sonra ortaya çıktığı için belirtiler tanı koymakta geç kalınabilmektedir. Doktorlar, vücudun herhangi bir yerinde deriden açık renkte, oval veya yuvarlak, kabarık olmayan, hiçbir şikâyet yaratmayan kepeksiz leke veya vücutta değişik büyüklükte, pembe-kırmızı-mor renkli kabarıklıklar gözüktüğünde kontrole gitmemizi istemektedirler.

Ayrıca doktorlar, kol ve bacaklarda his kaybı veya azalması, 4.ve 5. parmakların elin içene doğru kıvrılması, avuç içi kaslarda erime başlaması, kol ve bacak sinirlerinde kalınlaşma olabilmektedir. Hareketleri yapmakta zorluk, güç kaybı, ağrı, burunda tıkanıklık, zaman zaman burunda görülen hafif kanamalar, alt göz kapaklarının kapanmaması, kaşların uçlarının dökülmesi gibi belirtiler ile de bu hastalığın anlaşılabileceğini ifade etmektedirler.

Cüzam, verem tedavisinde olduğu gibi en az ilaçtan oluşan bir kombine tedavi ile en çok iki yıl içinde hastalar tamamen tedavi edilmektedir. Üstelik tedavi için gerekli olan ilaçları devlet parasız karşılamaktadır.

Cüzamlı hastalar bizim toplumumuzun insanlarıdır. Onlarla ilişkiyi kesmek ve onları toplum dışına itmek yerine, ihtiyaçları olan yakınlığı, anlayışı, desteği ve sevgiyi göstermek bir vatandaşlık görevidir. Dünya Cüzam Gününde, artık hiç kimsenin önlenebilir olan bu çağdışı hastalığa yakalanmaması, eski hastalarımızın da ömürlerini huzur içinde ve dışlanmadan sürdürmesi en önemli dileğimizdir.

Share
1.595 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Alaattin Özdemir Namı Diğer Alaattin Ağa (Keş Alaattin)

    27 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    1960'lı yıllardan beri tanıdığım Alaattin Ağabey'i ben bir kabadayıdan ziyade fakir fukara dostu adam gibi bir adam olarak tanırım. Keş Alaattin diye yazmadı kalemim ona olan sevgi ve saygımdan, ama yiğit lakabıyla anılır. Rahmetli Ahmet İslamoğlu hocam Alaattin Ağabey'in işletmeciliğini yaptığı Belediye Gazinosu'nun önünden geçerken ayağa kalkıp saygısını gösterdiğine tanık oldum. Büyüklerine saygılı küçüklerine sevgi dolu bir insandı. Ahmet Hocam da bir bayram sabahı vaazında yılda bir kez bayram namazına gelen de dağıtılan bu ikramdan seva...
  • DÜNYA HAMBURGER GÜNÜ

    27 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Başta ABD olmak üzere, dünyanın dört bir yanında bilinen bir hazır yemek (fast food) sandviçi olan Hamburger, birçok farklı çeşitte yapılabilen ve oldukça popüler olan bir yiyecektir. Hamburger, herkes için vazgeçilmeyecek lezzetlerden birisidir. ”Hamburger Günü” her sene 28 Mayıs günü kutlanmaktadır. Hamburger, adını Almanya'daki Hamburg kentine borçlu olsa da, bugün dünya çapında bilinen ve sevilen bir yiyecektir. Hamburgerin sözlük anlamı “Hamburglu” dur. Hamburger, ilk olarak bir Türk boyu olan Orta Asyalı Tatar toplumundan çıkmıştır. Tat...
  • CIRTLIK

    27 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Develi'de faydalı, zehirli ve faydalı vs.otlar hakkında bilgi sahibi değiliz. Veya biz bilgi sahibi değiliz. Bu konuda yazılı bir bilgimiz de yoktur. Bir ara K.Maraş'tayız. Orada dost bir biyolog arkadaşın elinden çıkma K.Maraş'taki ot ve bitki eşitleri ile değişik türleri üzerinde çok değişik bir dergi yazısı okumuş ve çok da hoşuma gitmişti. Develi'ye geldiğimde Tarım İl Müdüdürlüğü'ne uğramış ve varsa kaç çeşit nebatat var onları öğrenmeye çalışmıştım. 1OO çeşit'i biraz aşkın bitkinin listelendiğini görmüştüm. Halbuki K.Maraş'da Dr.arkadaş'...
  • Develili Kabadayılar ve Âlemin Adamları

    20 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    https://www.cagdasdeveli.com.tr/e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-20-mayis-2022-sayfa-7.html...