logo

DÜNYA ÇOCUK İŞCİLİĞİ İLE MÜCADELE GÜNÜ

Birleşmiş Milletlere bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2002 yılında dünyada gittikçe artan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak ve çocuk işçiliğine engel olmak amacıyla her yıl 12 Haziran tarihini “Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” ilan etmiştir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çocuk işçiliğini, “Çocukların çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlılarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine zarar verici işlerde istihdam edilmesi” olarak tanımlanmaktadır.
ILO verilerine göre, bugün dünya genelinde 152 milyon çocuk çalışmaktadır. Her sektörde çocuk emeğine rastlanılmakla birlikte, çalışan çocukların yüzde 70’i tarım alanında yer almaktadır.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), dünya üzerinde her 10 çocuktan birinin çalıştığı, Afrika ve Asya’da bu oranın daha da yüksek olduğu ifade edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise, neredeyse her 4 çocuktan biri sağlık ve gelişimlerini kötü etkileyen işlere gitmek durumunda kalmaktadır.
Dünyada 73 milyon çocuğun tehlikeli çalışma koşullarıyla karşı karşıya bulunduğunu veya emek istismarına maruz kaldığına işaret edilmektedir. Dünyadaki tüm çabalara ve yasak olmasına rağmen çocuk işçiliği dünya ölçeğinde kısmen azalmış olmasına rağmen varlığını halen sürdürmektedir. Bu gerçeği göz ardı etmemek gerekmektedir.
Türkiye’de ise çocuk işçiliğinin önlenmesine dair çeşitli çalışmalar başlatılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanmış olan “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programında” (2017- 2023) öncelikli hedef grupları “Sokakta Çalışma, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Ağır ve tehlikeli İşlerde Çalışma, Tarımda Aile İşleri Dışında Ücret Karşılığı Gezici ve Geçici Tarım İşlerinde Çalışma” olarak belirlenmiştir.
TUİK verilerine göre, Türkiye’de çalışan çocuk sayısı 2 milyona yaklaşmış durumdadır. 15 – 17 yaş grubundaki her 5 çocuktan biri çalışmak zorunda bırakılmıştır. Türkiye’de mevsimlik çalışan çocuk işçilerin sayısı ise bilinmemektedir.
2019 yılı itibariyle Türkiye’de 22 milyon 920 bin 422 çocuk bulunmaktadır. Suriye krizi ile birlikte başlayan göç dalgasının ardından Türkiye’de yaşayan mülteci çocuk sayısın da 1.7 milyon olduğu ifade edilmektedir. Çalıştırılarak en temel haklarından mahrum edilen çocuklarımızın yüzde 41’i tarım, yüzde 28’i sanayi, yüzde 21’i ticaret, yüzde 10’u da hizmet sektöründe bulunmaktadır.
Bütün bilimsel veriler ve araştırmalar, çalıştırılan çocukların başta eğitim hakkı olmak üzere tüm yaşamlarını olumsuz olarak etkileyen hak ihlalleri ile karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir. Çocukların çocukluklarını yaşayabilmelerini sağlamak, onları her türlü fiziksel, duygusal, ekonomik ve cinsel istismardan korumak gerekmektedir. Bu durum, anne, baba ve çocukların bakımıyla yükümlü diğer kişiler, toplum ve devlet dâhil herkesin sorumluğundadır.
Çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında ülkemizde yürütülen çalışmalara, yalnızca kamu kurumları değil, sivil toplum örgütleri, gönüllü kuruluşlar, işçi sendikaları, işveren örgütleri, eğitimciler ve medya da destek olmalıdır.
Çocukların çocukluklarını özgürce yaşamaları ve onların daha güzel bir dünyada yaşaması için verdiğimiz mücadeleyi anlamlı kılabilmek için onların yaşadıkları sorunları gündemde tutmak ve çocuk işçiliği ile mücadele etmek hepimizin görevi olmalıdır. Bu vesileyle, çocuklarımızın sağlıklı, sosyal ve ekonomik olarak yetişmesine imkân sağlayacak, çocuk işçiliği ve istismarının olmadığı bir yaşam diliyorum.

Share
6.773 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...