logo

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ

Her ülkenin en önemli değerleri çocuklarıdır. Çünkü yarınları inşa edecek ve geleceğini sağlayacak olanlar onlardır. Bu sebeplerle çocuklara armağan edilmiş olan “Dünya Çocuk Hakları Günü” büyük bir önem taşımaktadır.
Çocuk hakları, hem kanunen hem de ahlaki olarak dünya üzerindeki bütün çocukların doğuştan sahip olduğu haklardır. Çocuk Hakları, eğitim, sağlık, yaşama, barınma, fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi hakların hepsini birden tanımlayan evrensel bir kavramdır.
Çocuk hakları ile ilgili gelişmeler 1800’lü yılların başlarında yetiştirme yurtlarındaki uygulamalarla başlamıştır. Resmileşen ilk metin ise 1924 yılında Milletler Cemiyeti tarafından kabul edilen Cenevre Çocuk Hakları Bildirisidir. Bu bildirge Birleşmiş Milletler tarafından kuruluşunda kabul edilmiştir. 20 Kasım 1959 tarihinde “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi” olarak güncellenmiştir. Daha sonra 20 Kasım 1989 tarihinde daha geniş olan “Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” ile değiştirilmiştir.
196 ülke tarafından onaylanan bu sözleşme, halen taraf olan ülke sayısının en yüksek olduğu sözleşme özelliğini korumaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesinin en iyi şekilde uygulanabilmesi için Birleşmiş Milletler tarafından bu üye ülkelerdeki çocuk hakları ile ilgili gelişmeleri takip etmek için Çocuk Hakları Komitesi kurulmuştur. Türkiye sözleşmeyi 1990 yılında imzalamış ancak 1995 yılında bazı çekincelerle bu sözleşmeyi yürürlüğe koymuştur.
Dünya Çocuk Hakları Günü, 1989 yılından bu yana, Birleşmiş Milletler tarafından kabul görmesinin ardından her yıl 20 Kasım tarihinde farkındalık yaratmak için kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, kanunen çocukların sahip olduğu eğitim, sağlık, barınma gibi hakların tanımlanmasına imkân sağlamakta ve evrensel bir nitelik taşımaktadır.
Dünya üzerinde şiddet gören, aç, evi barkı bulunmayan, eğitim hakkı olmayan, savaşlarda hayatını kaybeden, istismara uğrayan, küçük yaşına bakılmadan çalıştırılan ve daha pek çok olumsuzluğa maruz kalan oldukça fazla çocuk bulunmaktadır.
Her çocuk değerlidir. Bu çocuklar hiçbir şekilde kötü amaçlı kullanılmamalı ve istismar edilmemelidir. Çocuğa yönelik psikolojik ve fiziki şiddetin son bulması, yeni ve sağlıklı bir nesil yetişmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Dünya Çocuk Hakları Günü bu hakların bilinmesi amacını gütmektedir.
Bugün, dünyanın birçok yerinde gerçekleşen insan hakları ihlalleri, çocuk boyutunda daha geniş kapsamlı olarak devam etmektedir. Çocuk işçiliği, çocukların zorla çalıştırılması, kapasite ve yeteneklerinin zorlanması en yaygın görülen ihlallerdir.
Ayrıca, günümüzde yaşanılan her çatışma ve savaş, en çok çocukları etkilemektedir. Dünyanın birçok yerinde pek çok çocuk vatanından göç etmeye zorlanmaktadır. Güvenli bir yuva bulabilmek için binlerce kilometre yol almakta, çeşitli zorluklardan geçerek bir umut aramaktadır. Çocuk hakları, insan haklarının altında değerlendirilmektedir.
Kısacası çocuklarımız sahip oldukları bu hakların farkında değildir. Bizler ise bu konuya sahip çıkmayıp sessiz kalmaktayız. Yapmamız gereken çocuklarımızı bu konuda bilinçlendirip haklarına sahip çıkmaları ve özen göstermeleri için elimizden gelen desteği onlara sağlamalıyız. Çocukların fiziki ve psikolojik olarak sağlıklı bireyler olarak yetişebilmeleri için gerekli önlemleri almak ve izlemek de devletlerin görevidir.
Her çocuğun sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için gereken her şey yapılmalıdır. Çünkü bu çocukların hakkıdır. Geleceğin büyüğü olan çocuklarımıza gereken özeni gösterelim. Onları sevelim ve koruyup eğitelim. Çocuk umuttur, sevgidir, ülkenin geleceğidir. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın “Dünya Çocuk Hakları Günü” kutlu olsun.

Share
675 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...