logo

DÜNYA BARIŞ GÜNÜ

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. Tarih boyunca savaşlardan büyük zarar gören insanoğlu, bilim ve teknolojinin inanılmaz ölçüde geliştiği 20 ve 21nci yüzyıldan barış adına çok şeyler bekledi. Ancak beklenenin aksine özellikle 20 yüzyıl, dünya tarihinin en kanlı dönemi oldu.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları yüzünden yaklaşık 65 milyon insan hayatını kaybetti. Daha sonra Kore Savaşı, Arap-İsrail Savaşları, Vietnam Savaşı, İran-Irak Savaşı, Körfez Savaşı, Kafkaslardaki Dağlık Karabağ ve Çeçenistan savaşları, Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Balkanlar’daki savaşlar, 20’nci yüzyılın savaşları olarak tarihe geçti. Irak ve Afganistan’ı işgale yönelik savaşlar ise yüzyılın sonuna damgasını vurdu. Dünya iki büyük savaş yaşamasına, büyük kayıplar vermesine rağmen maalesef bunlardan ders alamadı.
21nci yüzyıla girdiğimizde ise Arap Baharı adı altında Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Hazar Bölgesini kapsayan coğrafyada bulunan yaklaşık 20 ülkede yaşayan insanların hak ve özgürlüklerini genişletmek ve ülke yönetimlerinin daha demokratik olması için başlattıkları iç savaşlar barışı gölgeledi. Kin ve nefretin giderek yükseldiği günümüzde, “Demokrasiyi getiriyoruz” adı altında emperyalist çıkar ve işgallere dayalı savaşlar dünya barışını tehdit etmeyi sürdürdü.
Bir toplumda düzen olmadan o toplumun huzur içinde yaşaması mümkün değildir. Toplumların huzur ve mutluluk içinde yaşaması için de barış ortamına ihtiyaç bulunmaktadır. Barış olmayan ülkelerde her zaman kin, nefret, ölüm ve kargaşa hâkimdir.
Oysa Barış, sulh, selamet, uzlaşı, savaşsız olma durumu, savaştan sonra silah bırakma, küs ve dargın olmama hâllerine denir. Barışın zıt anlamlısı ise savaş, kargaşa ve anarşidir. Diğer taraftan Dünya Barışı ise, tüm insanların mutluluk ve barış içinde yaşaması ülküsüdür. Dünya devletleri gönüllü, ya da savaşı önleyen politikalar üreterek, küresel ve şiddetsiz bir ortamı amaçlamalıdır.
1 Eylül 1939 tarihinde, Almanya’nın Polonya’yı işgali ile başlayan II. Dünya Savaşı’nın yaşattığı acıların unutulmaması için bu tarih (1 Eylül), Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Barış Günü olarak ilan edildi. Dünyanın dört bir yanında 1 Eylül tarihi, “Dünya Barış Günü” olarak kutlanmaya başlandı.
Bu arada İkinci Dünya Savaşı, soğuk savaş, çok sayıdaki bölgesel savaşlar devam ederken Türkiye, değişik örgütlerin yaptığı terör belasına rağmen birlik ve beraberlik içinde bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumayı başarmıştır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşadığımız bu uzun barış dönemini, Atatürk’ün bizlere miras bıraktığı devlet ve politika anlayışına borçluyuz.
Mustafa Kemal Atatürk, barışa çok önem veren bir liderdi. Hem yurtta, hem de dünyada barışın olmasından yanaydı. Türkiye, Atatürk’ün ortaya koyduğu ve tüm milletimizce de benimsenen “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini, temel ve vazgeçilmez bir ilke olarak, her platformda savunmuştur.
Bireyler arasındaki barış, toplumsal barışı doğurur. Toplumsal barış ise toplumda huzur, güven ve mutluluğun sağlanması, insanca yaşam şartlarının oluşturulmasına katkı sağlar. Barışın hâkim olduğu toplumlarda huzur, güven, sevgi ve saygı egemen olur. Herkes birlikte, dostça ve kardeşçe bir yaşam sürer. Dünyada birlikte mutlu ve huzur içerisinde yaşamasının tek anahtarı ise barıştır.
Savaş bölgelerinde ise kan, gözyaşı, yokluk, ayrılık ve hüzün bulunmaktadır. Barışın dini, dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, kültür ve medeniyeti olmaz. Barış herkes için gerekli bir durumdur. Barışın olmadığı yerlerde insan haklarından, adalet ve hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Barışın olmadığı bir dünyada savaşların, silah seslerinin, ölümlerin ardı arkası kesilmez.
Savaşlar bugüne kadar ne acıları dindirmiş ne de mutlulukları çoğaltmıştır. Aksine, acıları derinleştirip mutsuzlukları pekiştirmiştir. Bu nedenle de dünya barışını sağlamak kaçınılmaz bir görevdir. Dünya barışının sağlanması ve yaygınlaşması için herkesin birbirine karşı hoşgörülü davranması ve sorumluluk alması gerekir. Ne yazık ki dünya düzeni, yaşadığımız bu günlerde bu anlattıklarımın tam tersini yapmaktadır.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, terörden arınmış bir dünyada, mutluluğa, huzura, sevgiye, hoşgörüye, kardeşliğe ve evrensel barışa hep beraber kucak açalım. Toplum içerisinde huzur ve güvenin olabilmesi için barış içerisinde yaşayalım. Dünya barışını sağlamak için hem insanların hem de ülkelerin birbirine daha ılımlı yaklaşması ve barış içinde yaşamayı öğrenmesi gerektiği bilincinde olalım.
Bu vesileyle Allah’tan ülkem ve tüm insanlar için savaşsız, terörsüz, barış dolu, huzurlu ve mutlu bir yaşam diliyorum.

Share
1.023 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...
  • Merhum Mehmet Özdemir ve Milli Mücadele’de Develi

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Milli Mücadele'de Develi konusunu araştırırken merhum Develi Belediye Başkanı Mehmet Özdemir'in "Milli Mücadele'de Develi" isimli kitabını görmüş lakin kitabı edinememiştim... Kurban Bayramında M. Orhan Cebeci Amcayı babam, (Emekli Öğretmen Hakkı Kalkan) arayarak konuyu iletti... Sağ olsun kendi kütüphanesinden okumam için kitabı Orhan Amca kitabı bana gönderdi. 1973'te Cumhuriyetin 50. Yılı kutlamaları münasebeti ile Mehmet Özdemir'den kitabın yazılması talep edilmiş ve kitap 50. Yıl kutlamalarına yetişmiş... Okuduğum nüsha muhtemelen ilk ...
  • DÜNYA KAPLAN GÜNÜ

    28 Temmuz 2022 Köşe Yazarları

    Kaplan (Pantheratigris), kedigiller (Felidae) familyasından etçil bir memeli hayvan türü ve büyük kediler ailesinin dört üyesinden birisidir. Panthera cinsinin en büyük kedisidir. Doğadaki en büyük kedi türü olmasının yanı sıra kaplanlar, yaban hayatın da simgesi haline gelmiş vakur canlılardır. En bilindik ve popüler kaplan çeşidi ise Bengal kaplanlarıdır. Turuncu- Kahverengi renge sahip kürkünün üzerindeki koyu dikey çizgileri ile kolayca tanınabilir. Genellikle geyik ve yaban domuzu gibi toynaklıları avlayan süper avcılardır. Kaplanlar su t...