logo

DÜNYA ASTIM GÜNÜ

Astım, dünyada en sık karşılaşılan kronik hastalıklardan biridir. Yapılan birçok çalışmada, son yıllarda astımın görülme sıklığında artış olduğu ve özellikle çocuklarda daha sık görüldüğü belirtilmektedir. Astım atak ve remisyon (Hastalığın gerilemesi) dönemleri ile seyreden bir hastalıktır.
Astım akciğer içi hava yollarında daralmaya neden olan ve alevlenmeler (Ataklar) ile seyreden müzmin (Kronik) bir akciğer hastalığıdır. Hava yollarındaki bu daralmanın nedeni mikrobik olmayan bir tür iltihap nedeniyle hava yolu duvarının şişmesidir.
Uzman doktorların ifadelerine göre astım; Genellikle çocuklarda tekrar eden öksürük, nefes alıp verirken ortaya çıkan hırıltı, hışıltı, ıslık sesi gibi nefes darlığı gibi belirtilerde kendini göstermektedir. Geceleri ve sabah kalkındığında öksürme, koşma ve ağlama sonrası öksürük, nezle ve gribin uzun sürmesi, göğse inmesi, burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi sorunlar, çok sık hastalanma ve çok sık antibiyotik kullanımı gibi belirtiler astımı düşündüreceğini ifade etmektedirler. Genellikle çocuklarda besin alerjilerini astım takip etmektedir. Dolayısıyla besin alerjili çocukların yakın takibi önemlidir.
Yine konunun uzmanlarına göre ataklar, hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Hastalığın kontrol altına alınmasında tedavi kadar hastaların eğitimi de gerekmektedir. Astımlı hastalara yapılan eğitim, hastanın yaşam kalitesini yükselmesini aynı zamanda da sağlık bakım harcamalarının azalmasını sağlayacaktır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından, her yılın Mayıs ayının ilk Salı günü “Dünya Astım Günü” olarak kabul edilmiştir. Dünya Astım Gününün kutlanmasının amacı; Toplumun astım hastalığı ve bu hastalığın sebepleri ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olmamasının sağlanmasıdır.
Astım ve diğer alerjik hastalıkların sıklığı dünyada ve ülkemizde giderek artmaktadır. Çocuklarda görülen kronik hastalıkların en başında yer almaktadır. Dünyada yaklaşık 300 milyon kadar astımlı hasta olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise yaklaşık her 12-13 erişkinden biri ve 7-8 çocuktan biri astım hastasıdır. Astımın görülme sıklığı yıllar içinde giderek artmaktadır.
Uzmanlara göre astım, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Ebeveynlerde alerjik hastalık bulunması çocuklarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır.
Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına özellikle gebelikte ve erken çocukluk döneminde maruz kalınması astım gelişimi için önemli risk faktörü olduğu belirtilmektedir.
Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim işbirliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Hastanın ve ailenin eğitimi ve hekim ile iyi işbirliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu işbirliğinin sağlanması ve hastanın eğitimi için tüm imkânlar kullanılmalıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir.
Uygun ilaç tedavisiyle astımlılar iş ve okul dâhil günlük yaşamlarına, hastalık nedeniyle herhangi bir kısıtlanma olmadan devam edebilirler. Astım ilaçlarının büyük bir kısmı soluk alma yoluyla kullanılan ilaçlardır. Bu yolla daha az yan etkiyle direk hava yollarında istenen tedavi edici etkiyi oluştururlar.
Sonuç olarak astımlı hastalarımız yaşamlarını istediği şekilde sürdürebilir. Astım buna engel değildir. Astımdan korkmayın, aksine barışık olun.

Share
1.794 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...