logo

DÜNYA ASTIM GÜNÜ

Astım ve diğer alerjik hastalıkların sıklığı dünyada ve ülkemizde giderek artmaktadır. Çocuklarda görülen kronik hastalıkların en başında astım yer almaktadır. Dünyada 300 milyon kişinin astımlı olduğu tahmin edilmektedir. Astım, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkmaktadır. Anne ve babada alerjik hastalık bulunması çocuklarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Astım kontrol altına alınabilen kronik bir solunum yolu hastalığıdır.
ASTIM, Yunanca “Kısa alınan nefes, sıkıntılı solunum” anlamına gelmektedir. Eski Mısır ve Yahudi yazıtlarında astımdan genişçe bahsedilmektedir. Astımın ilk bilinen tarifi, Kapadokyalı Aretaios tarafından yapılmıştır. 1674 yılında Willis, astımın bronşların darlığına bağlı olduğunu bildirmiştir. 1816 yılında Laennec stetoskop kullanarak astımın tanıtımına katkıda bulunmuş ve astımın sinir uyarıları ile ilgili bronş darlığına bağlı olduğunu belirtmiştir. Daha sonra 1905 yılında Ömme, 1919 yılında da Ramirez, astımlı hastaların alerjik olan ve olmayan diye iki gruba ayırmıştır.
Astımın çok sık görülmesi nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından, her yılın Mayıs ayının ilk Salı günü “Dünya Astım Günü” olarak kabul edilmiştir. 2020 yılının Mayıs ayının ilk Salı günü 5 Mayıs gününe denk gelmektedir. Dünya Astım Gününün kutlanmasının amacı; Toplumun astım hastalığı ve bu hastalığın sebepleri ve sonuçları hakkında halkı bilinçlendirmektir. Bir başka ifadeyle astım konusunda bireysel ve toplumsal farkındalık oluşturmaktır.
Uzmanlara göre Astım, akciğer içindeki hava yollarında daralmaya neden olan ve alevlenmeler ile seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır. Hava yollarındaki bu daralmanın nedeni mikrobik olmayan bir tür iltihap nedeniyle hava yolu düz kaslarının kasılması ve yine aynı zamanda hava yolu duvarının şişmesidir. Hastalık, tekrarlayan nefes darlığı, nefes alıp verirken ortaya çıkan hırıltı, hışıltı, ıslık sesi, göğüste baskı hissi, nezle ve gribin uzun sürmesi, öksürük gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Belirtilerden bazen hepsi bazen de sadece bir tanesi görülebilir. Geceleri ve sabahın erken saatlerinde genellikle artmaktadır. Astım belirtilerinin kişiden kişiye ve aynı kişide zamanla değişebileceği uzmanlarca ifade edilmektedir.
Ülkemizde, yaklaşık her 12-13 erişkinden biri ve 7-8 çocuktan biri astım hastasıdır. Görülme sıklığı yaşam ve çevre koşullarının değişmesine bağlı olarak artmaktadır.
Uzman doktorlara göre Astım atağı geçirmemek için sigara dumanı, hava kirliği, ani hava değişimi gibi etkenlerden korunmak, kontrol edici ilaçları düzgün kullanmak gerekmektedir. Sigara dumanı astım atağını tetikleyici en önemli etkenlerden biri olup aktif ya da pasif sigara dumanı solumak atağın başlamasını sağlamaktadır.
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu hastalığın tedavisi ile ilgili gerekli her türlü ilaç ve malzeme bulunmaktadır. Bu ilaçların çeşitli türevleri üretilerek astım kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir bir hastalığa dönüştürülmüştür.
Alerjik astım tedavisinde en etkili yol aşılama yöntemidir. Bu yöntem ile hastalıktan kurtulmak mümkündür. Alerji aşıları, astımın gidişatını değiştirebilme potansiyeline sahip tek tedavidir. Uygun ilaç tedavisi ve astım hastalarının eğitimi ile hastalık kontrol altına alınabilmektedir. Astımlılar, yaşamlarına hastalık nedeniyle kısıtlanmadan devam edebilmektedir.
Astımlı hastaların daha rahat yaşam sürdürmesi için toplumumuza ve yönetimlere de büyük görevler düşmektedir. Dumansız hava sahası projesi bu konuda atılmış en önemli adımlardan biridir. Sonuç olarak astımlı hastalarımız yaşamlarını istediği şekilde sürdürülebilir. Astım buna engel değildir. Astımdan korkmayın, aksine onunla barışık olun.

Share
8.405 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “KAYSERİ DOĞA YÜRÜYÜŞÜ GÜZERGAHLARI” ve HALİM DEMİR HİDAYETOĞLU

    23 Ekim 2020 Köşe Yazarları, Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar

    Kayseri ve bağlı mahallelere ait sporlar ve kulüpler hakkında bilgiler çok zayıftır. Hele bu konuda bilimsel çalışmalar ve hatıra kitapları maalesef sayılıdır. Bir ara Develi'de spor tarihi hakkında bir denemede bulunmak istemiştim. Develi'de, İlk defa resmen 19.04.1955 yılında kurulan kulüp Develi spor Kulübüdür. Fakat araştırmalarımız sırasında gördük ki 1933'te ilk defa kayak, boks, dağcılık, futbol hakkında girişimler belediye başkanımız Hadi Erdoğan zamanında ele alınmış fakat bu hayırlı girişimler ilgisizlikten yarıda kalmıştır. Bu günle...
  • Kod Adı Ozan Bir Kahramanlık Hikâyesi

    09 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Mart ayıydı. Kara kış. Kuzey Irak'taydı. Haftanın kampını basmıştı. 35 bin askerle yürütülen Çelik Harekâtı'nın sonuna doğru, telsiz mesajı geldi. Cudi dağının Ballıkaya Köyü kırsalında 250 kişilik terörist grubu tespit edilmişti, Cemil Bayık ve Sakine Cansız da oradaydı. Hassas bir istihbarattı, kapsamlı harekât için vakit yoktu.Özel Kuvvetler Komutanı'ndan emir geldi, “sen git” denildi. Derhal Silopi'ye geçti, gece yarısı zifiri karanlıkta Cudi'ye sızdı, gün ışımadan Ballıkaya bölgesine ulaştı. Eksi 40 dereceydi. Her yer bembeyaz kar kap...
  • DEVELİ’DE KADININ YERİ

    09 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Ne zamandır Develi'de kadının yeri konusunda bir yazı yazmak isterdim. Fakat belgesizlik ve fotoğraf gibi ciddi verilerin azlığı ile sözlü bilgilerin yetersizliği sebebiyle bu konuda maalesef satır aralarında verdiğimiz bilgiler dışında bir değerlendirmede bulunamadık!Yıllar önce “Develi'de Zaman, Mekan ve İnsan, Develi 2012” adlı eserimi hazırlarken 1950 yılında Develi CHP İlçe Teşkilatı'nın toplu bir resmi elime geçmişti. Doğrusu kadın zihniyetinin siyasi zeminde yer bulması çok hoşuma gitmişti. Bu hanımlarımızın kimler olduğunu belirtmek is...
  • DÜNYA POSTA GÜNÜ

    09 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Haberleşme insanlar için bir ihtiyaçtır ve insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar arasında başlayan haberleşme, devletlerin ortaya çıkmasıyla gelişmiş, gerek devletin kendi içinde ve gerekse diğer devletlerle tarihin her döneminde çeşitli şekillerde haberleşme sağlanmıştır. İnsanlık tarihinde dumanla başlayan haberleşme zamanla değişim ve gelişim göstererek yerini güvercinlere, ulaklara, postacılara, günümüzde ise e-postalara bırakmıştır. Posta, insanlığın göçebe yaşayıştan yerleşik topluma geçmesinde olduğu kadar medeniyetlerin gelişmesinde ...